Namazı terk edenin ahiretteki durumu nedir

Konusu 'Sorularla İslam' forumundadır ve EmRe tarafından 15 Aralık 2013 başlatılmıştır.

  1. EmRe Well-Known Member


    Namaz ve onu terk edenin durumu

    "Şüphesiz namaz, dinin direğidir. Kim onu dosdoğru kılarsa dinini ayakta tutmuş ve kim onu terk ederse dinini yıkmış olur." musibetlerin en büyüğü, kabahatlerin ve ayıpların en kötüsü, namazı hafife almak, cuma namazını ve cemaati terk etmektir. Öyle ki, Allah (c.c.) namaz ile dereceleri yükseltmiş. kötülükleri örtmüştür. Yer ve gök ehli o namazla Allah'a kulluk ederler. Namazı hiç bir Müslüman terk etmez ve dünyası onu namazdan alıkoymaz. Ancak şekavet'i çok olan, günahı büyük olan, ticaretinde zarar eden ve bu zarardan pişmanlık duymayanlar müstesnâ... Namazı ter eden kimse Allah'ın gazabına uğramıştır ve (inkar ederek terk eden) İslam'ın dışında ölür. Cehennem onun barınağı kızgın ateş onun azap yeri ve son durağıdır. O, Allah katında lanetlenmiştir. Onun yerinden ve göğünden kovulmuştur.

    Hz. Ali (r.a.) rivayet olunmuştur: Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle dediğini işittim:"Namazı terk eden, onu kılmayan mü'min kullar için Allah (c.c.) alnına -Bu Allah'ın rahmetinden çıkmıştır- yazar. Ben ondan beriyim. Kul bir farzı terk ederse ismi cehennem kapısına yazılır."

    Beş vakit farz namazdan herhangi birini inkâr etmek, dört mezhebe göre küfürdür.

    İnkâr etmeden, tembellikten ötürü namazı terk eden kimse, fasık ve âsidir.

    Namazı bu şekilde -özürsüz- tembellikten ötürü terk eden kimse, Hanefî Mezhebi'ne göre, tövbe edip namazı kılmaya başlayıncaya kadar hapsedilir ve darp edilir.

    Malikî ve Şafii mezheplerine göre, özürsüz olarak namazı terk eden kimse üç gün tövbe etmesi için mühlet verilir. Bu üç gün içerisinde tövbe edip namaz kılmazsa kâfir olduğu için değil had cezası olarak öldürülür.

    İmam Ahmed b. Hanbele göre namazı özürsüz terk eden kimse kâfir olur ve kâfir olduğu için öldürülür.(bk. Vehbe Zuhaylî, el-Fıkhul-İslamî, 1/502-505).

    Bu farklı görüş sahiplerinin kendilerine göre delilleri vardır. Yalnız şunu söylemek gerekir ki, namazı -inkâr etmeksizin- sırf tembelliğinden ötürü terk eden kimsenin kâfir olmayacağını söyleyen Hanefî, Malikî ve Şafiilerin delilleri daha kuvvetlidir ve bu görüş daha doğrudur.(bk. a.g.e).

    İslam'da namazın önemi ve terkindeki zararların büyüklüğünü izah edilmeye ihtiyaç duymayacak kadar açıktır. Bu konuda pek çok ayet ve hadisler vardır. Aşağıdaki ayet bunlardan biridir.

    Onlar mutlaka cennetlerde mücrimlerin durumu hakkında, kendi aralarında konuşurlar. O suçlulara: Neydi bu cehenneme sizi sürükleyen? diye sorulur. Onlar şöyle cevap verirler: Biz namaz kılanlardan değildik. Fakirleri doyurmaz, onların ihtiyaçlarıyla ilgilenmezdik. Batıl sözlere dalanlarla beraber biz de dalardık. Bu hesap gününü yalan sayardık. Ölüm bizi yakalayıncaya kadar hep böyle idik. (Muddessir, 74/40-47).
     



Sayfayı Paylaş