Namazda esnemek şeytanın vesvesesi midir

Konusu 'Sorularla İslam' forumundadır ve EmRe tarafından 16 Aralık 2013 başlatılmıştır.

  1. EmRe Well-Known Member


    Namazda esnemek şeytanın vesvesesi midir?

    Esnemek, uykusuzluk, yorgunluk veya can sıkıntısı sebebiyle kişinin gayr-i irâdi bir şekilde ağzını açarak uzunca nefes alıp vermesidir. Bu hâl, bir bakıma dalgınlık ve gaflet göstergesidir.

    Namaz, sokaktaki gibi bir mücadele ortamıdır. Şeytan sizi sürekli esneterek namazdaki ahenginizi bozmak istemektedir. Ona takılıp kalırsanız bu şeytanı memnun eder. Namazınızın kabul olması bakımından esnemenin zararı yoktur. Esnemeyi yok sayarak namaza devam edin.

    “Biriniz esneyeceği zaman gücü nisbetinde onu gidermeye çalışsın. (Ağzını açarak hâh demesin) . Çünkü bir kimse esnediğinde şeytan ona güler. ” (Buhârî, Edeb, 125) buyurmuştur.

    Hadis-i şerifte şeytandan geldiğine dikkat çekilen esneme, genellikle çok yiyip içmek, karnı tıka basa doldurmak, hareketsizlik ve uyku hâlinin öne geçmesi gibi durumlardan kaynaklanır. Ayrıca esnemeye sebep olan durumlardan her biri şeytanın hoşlandığı işlerdir. Bu sebeple esnemek uygun bir davranış değildir. Mümkün mertebe önüne geçilmesi, her şeye rağmen engellenemediği durumlarda ise ağzın el ile kapatılması gerekir.

    Gaflet sebebiyle meydana gelen esnemeden kurtulmanın değişik yolları vardır. Özellikle namazda esnememek için şu hususlara dikkat etmek lâzımdır:

    - Tuvalet âdâbına riayet etmek,
    - Her namaz için yeni bir abdest almak,
    - İftitah tekbiri alırken elinin tersiyle masivayı arkaya attığının farkında olmak,
    - Euzü besmeleyi şuurlu bir şekilde söylemek.

    Namazda esnemek ise çirkin bir davranıştır. Hele bir de esnerken garip sesler çıkarmak daha da çirkindir. İnsan ne yapıyorsa onun hakkını vermeli, kendi anlamina uygun olarak yapmalıdır. Özellikle namaz kılan bir kişinin esnemesi veya gerinmesi, onun namazdan bir şey anlamadığını ve ne yaptığını bilmediğini göstermeye yeter. Böyle şuursuzca kılınan bir namaz, çevresindekileri rahatsız edeceği gibi, insanı da Kuranda belirtilen, “fuhşiyat ve münkerattan” da alıkoymaz. Yani insanın yapabileceği kötülüklerden ve çirkinliklerden engellemez. Bu sebeple, hadisi şeriflerde belirtildiği gibi, vakti girer girmez, ertelenip yorgunluk ve tembellik basmadan o vaktin namazı kılınmalıdır. Nitekim, şeytanın insanı oylayıp namazı ertelettiği hususunu daha önce belirtmiştik. Böyle, kendisine gaflet gelmiş ve rehavet çökmüş olarak namaza duran bir kişinin, önce kimin huzuruna çıktığını çok iyi bilmesi ve namazını da bir o kadar uyanık ve dinç kılması gerekir.
     



Sayfayı Paylaş