Nalân

Konusu 'Karışık Şiirler' forumundadır ve Sol_Barış tarafından 8 Mayıs 2008 başlatılmıştır.

  1. Sol_Barış Well-Known Member


    Merhaba Nalân... bu sen misin,
    Yoksa sen mi sandım;
    Biri çimdiklesin beni...
    Şöyle ışığa gel de göreyim,
    Beni dümdüz eden,
    O yalandan da yalan gözlerini...

    Merhaba Nalân...
    Amortiden mi çıktın güzelim?
    Bak yine şapşal ettin bizi...
    Oysa ne güzel unutmuştuk
    Ve ne güzel sona ermişti,
    O gerzek pembe dizi! ..

    Hani, son bölümde sen yamuk yapıp
    Fabrikatör Nubar Bey'in
    Tarabya köşküne gitmiştin...
    Hani, arkadaşım Halit Akçatepe'nin yanında
    Beni acayip refüze etmiştin...
    Ve işte o an gözümde,
    Eskicinin bile almadığı
    Bir eski eşya gibi, bitmiştin! ..

    Merhaba Nâlan..
    Pişmanlıklar denizinin biletsiz yolcusu...
    Merhaba, artist olma hayallerinin
    İkinci sınıf karakter oyuncusu! ..

    Vay anasını sayın seyirciler,
    Vay anasını be... vay anasını! ..
    Bak, şimdi ağlarım ha,
    Tez kapatsın biri,
    Gözlerimin bozuk vanasını! ..

    Oysa, o zehir kusan fabrika yolunda
    Beraber ıslanmıştık biz, nice yağmurda.
    Ve o gün, Nubar Bey'in çarpıp kaçtığı
    Bir hayvancağızdı inleyen,
    Yol kenarı çamurunda.

    Ve hep kendine ayırdığın
    O bencil yüreğin,
    Bir de o gariban köpeğe sızlamıştı.
    Ve ben, ilk defa seni böyle bilmiştim,
    Ve damarlarım ilk defa böyle cızlamıştı! ..

    Merhaba Nâlan... merhaba!
    Yoksul mahallemizin en havalı kızı.
    Merhaba, yanlış ağlara takılmış
    Muhteşem deniz yıldızı! ..

    Ben sana bakınca, dolardım bulut gibi
    Dolardım da bir türlü yağamazdım...
    Sen bana bakınca,
    Bir ağlamak düğümlenir boğazımda,
    Gurur yapar, ağlamazdım...

    Ne düşkündüm sana be!
    Hani hayvanlar yavrusunu yalarmış,
    Aynen öyle...
    Ne tutkuydu bizimkisi be!
    Hani Ferhat dağları nasıl delermiş,
    Aynen öyle...
    Ve o nasıl gidişti be!
    Hani bir tren gelir de üzerinden geçermiş,
    Aynen öyle...

    Of Nâlan of! ..
    Sen benim neler çektiğimi bilsen,
    Bunu bilmekten ölürdün...
    Şu kadarını söyleyeyim:
    Hani taş olsan,
    Yani taş olsan;
    Ortadan ikiye bölünürdün...

    Gitme Nâlan, dur!
    Tekrar gitme ne olur! ..
    Aldırış etme saçma sapan sözlerime.
    Yoo... hayır, ağlamıyorum,
    Galiba cıgaranın dumanı kaçtı gözlerime.

    Belki de sen haklıydın,
    Bu mahallede ne bahtın açılır,
    Ne de boyun uzardı.
    Üstelik annen ölmüştü
    Ve sokağınız,
    Acını kaldıramayacak kadar dardı...

    Terso gidiyordu herşey...
    Milllet işi-gücü bırakmış,
    Aklını bize takıyordu.
    Altımızda çul yoktu,
    Üstümüzde dam akıyordu.
    Arap kızı camdan bakıyordu...

    Sen gittikten sonra ben,
    Hiç sorma...
    El attığım her işi, çok geçmedi batırdım.
    Çünkü seni unutmanın tek yoluydu;
    Bütün kazancımı şaraba yatırdım.

    Ama gelinliğin duruyor.
    Baba yadigarı cumbalı evi de satmadım.
    Yalanım varsa kalkmayayım şuradan:
    Ben seni bir tek gün,
    Bir tek gün bile unutmadım! ..

    Merhaba Nâlan,
    Merhaba üzgün melek.
    Merhaba kadersizim, talihsizim.
    Merhaba titreyen elim, sancıyan belim,
    Ağrıyan dizim, vazgeçilmezim! ..

    Ama Necdet Tosun öldü Nâlan,
    Artık yemekleri sen,
    Salatayı da ben yapacağım.
    Sami Hazinses kadar olmasa da
    Bahçeyi sevdiğin çiçeklerle donatacağım.

    Kemal Sunal da öldü Nâlan,
    İyi kalpli amcaları birer-birer uğurladık.
    Ve dünya kirlendi,
    Filmler bozuldu
    O masum sevdalar yaşanmıyor artık...

    Sen varsın, ben varım.
    Bir de, acımasız bir dünya var dışarıda...
    Esas film şimdi başlıyor,
    Ve bütün koltuklar bomboş bu sinemada! ..

    Merhaba Nâlan, merhaba! ..
    Sen ortada sıçan, ben şaşkın körebe...
    Ulan seviyorum seni be! ..
    Ulan, nereden inceldiyse,
    Oradan kopsun be! ..

    Y.HAYALOĞLU
     



  2. KaRaHaN Well-Known Member

    teşekkürler barış ellerine sağlıktpx
     
  3. Sol_Barış Well-Known Member

    burda şimdi tekrar okudumda muhteşem yazıyor gerçekten.........
     
  4. ot-gu Genel Sorumlu

    yeşilçam bitti yerine gora, ivedik gibi bel altı saçma sapan seviyesiz filmler geldi, herşeyden acısı rekorlar kırıyor bu saçmalıklar sinemalarda haftalarca yayınlanıyor...

    120 filminin vizyona girdiği 3. haftaydı sanırım sinemaya gittiğimde bu hafta son haftası ve tek seansımız var oda gündüz 10-12 arası demişlerdi ivedik içinde son haftası demişler ve akşam seanları vardı, 120 yi izleyemedim, işin ilginç yanı ikisininde son haftası demelerine rağmen ivedik son haftasından sonra 3 hafta daha vizyonda kaldı...

    saçma sapan hiç birşey öğretmeyen anlık belaltı esprileri ile güldüren içi boş işler prim kazanıyorsa bir ülkede o ülke artık zıvanadan çıkmış ve herşey yozlaşmış demektir...
     
  5. Sol_Barış Well-Known Member

    bir yerde birşey okumuştum eğer bir ülkede git gide şans oyunları artıyorsa o ülke acınacak haldedir demkki yazmıştı ve bakıyorum ki aynen öyle bütün millet kendini şans oyunlarına bağlıor ve her gecen gün şans oyunları artıyor ne haldeyiz yani.. ve otgu senin dediğinede gelince insanlarımızın sorumsuzluğu yüzünden bu hallerdeyiz yani bunlara şaşırmamak gerek....
     

Sayfayı Paylaş