Müzeler haftası şiirleri

Konusu 'En Güzel Şiirler' forumundadır ve SeçiL tarafından 21 Şubat 2016 başlatılmıştır.

  1. SeçiL Well-Known Member


    Müzeci. Şiiri

    Her ulusun tarihi
    Müzelerinde yatar
    Çok yaşasın o güzelim
    Müzeleri oluşturanlar.

    Oralarda sergilenenlere
    Sadece bakmak değil erek
    Baktıklarımızı görebilmemiz gerek.

    Müzelerdir geçmişimizi sergileyen
    Unutmayalım
    Geçmişi olmayanın
    Geleceği de olamaz.
    Bizim geçmişimiz de
    Geleceğimiz de var
    Geleceğimiz gençlerimizin
    Ellerinde büyüyor.

    Fevzi Günenç


    Müze Şiir


    Tarih, sanat, kültürün,hazinesidir müze.
    En gerçek bilgileri,o verir hepimize.

    Onunla aydınlanır,en eski uygarlıklar.
    Orada sergilenir,çok değerli varlıklar.

    Müzeleri gezmeyi,hiç ihmal etmeyelim.
    Bilgimize yepyeni, bilgiler ekleyelim.

    Antik eser bulursak, verelim müzelere.
    Tarihi hazinemiz, ün salsın ülkelere.

    Tarihi eserleri,özenle koruyalım.
    Turisti çektiğini, her an hatırlayalım.

    Her turist, yurdumuzun,döviz, reklam kaynağı.
    Onu hoşnut tutalım,gezsin denizi, dağı.

    Böylece, hem tanınır,hem de gelir sağlarız;
    Dünyayı ülkemize,sevgilerle bağlarız.

    Naim YALNIZ


    Hazinedir Müzeler

    Bir hazinedir müze,
    Bilgiler verir bize.
    Tarihi aydınlatır,
    Gerçekleri anlatır.

    Nice antik eserler,
    Heykeller ve resimler.
    Hepsi müzede yatar,
    Geçmişe ışık tutar.

    Çok şehirde müze var,
    Tarihi eser arar.
    Bulununca eserler
    Onları incelerler

    Kayıtları tutulur
    Müzelere koyulur.
    Tarihi belirtilir,
    Orda teşhis edilir.

    Ülkeler tarihiyle,
    Eski eserleriyle.
    Kazanır değer, kıymet,
    İşte bu medeniyet..

    Kasım KAPLAN


    Antik Eserler

    Bütün antik eserler,
    Toplamdar müzede.
    Tüm turistler gezerde,
    Döviz kalır bize de.

    Türkiye'm bu yönüyle,
    Her yeri bir şaheser.
    Seyreder beğeniyle,
    Gezen bütün turistler.

    Kıymetini bilmeli,
    Tarihi eserlerin.
    Gezilip görülmeli,
    Her yeri müzelerin.

    Tarihi eserleri,
    Müzelere verelim.
    Ülkeyi gezenleri,
    Müzeye götürelim.

    Tarih, kültür ve sanat,
    Hepsi onda toplanır.
    Hazine onlar fakat,
    Müzelerde saklanır.

    Kasım KAPLAN


    Müzeler

    Ayasofya, Topkapı
    Bir hazine, bir servet,
    Dolmabahçe Sarayı
    Dolaşılmalı elbet.

    Soluruz nefes nefes
    Geçmişi, geleceği,
    Daha neler neler var
    İnsanın göreceği.

    Tarihi öğreniriz
    Ne hoş olur gezmesi,
    Sanata doyuruyor
    Resim Heykel Müzesi.

    İsmail Malatya


    Müzelik Şiir


    Yürüyen heykellerle aynı müzedeyim ben
    Konuşan mumyalara kimden söz edeyim ben
    Fikren işkencedeyim, ruhen cezadayım ben

    Korkaklığın sükûtu kol geziyor her yerde
    Sanki tek başımayım, tek kişilik mahşerde.

    Putların gölgesinde dans eder akbabalar
    Söz sokakta dolaşır, öz zindanda çabalar
    Atılan ucuz safra selâmlar, merhabalar

    En temiz topraklara gül eksem mantar biter
    Yollar sırat köprüsü, durmak düşmekten beter.

    Kaybettim mesafeyi, zamandan uzaklaştım
    Sevgi diye sarıldım, isyanla kucaklaştım
    Ne kendimden kurtuldum, ne kendime yaklaştım

    Toprağın üstü mezar, zevke dalmış ölüler
    Can sıkmaya yetiyor canlı kalmış ölüler.

    Fuhuş yuvası sanki en görkemli binalar
    Çamur evlât doğurur taş yürekli analar
    Resmen hak tevzi eder hakkı boğan canavar

    Koşanlar, yarışanlar.. dehşet ötesi dehşet
    Akıl karaya vurdu, gırtlağı geçti vahşet.

    Meydanlar tıklım tıklım, caddeler salkım-saçak
    Kölelik histerisi yayılmış köşe-bucak
    Elli tane hokkabaz, elli milyon oyuncak

    Müdür ve müdüriçe müzenin bekçileri
    Aferine çalışır düzenin bekçileri.

    Mülkü kazanan ayrı, tasarruf eden ayrı
    Hisseler neden farklı, hak, hukuk neden ayrı?
    Hasta yaşar deniyor, baş ile beden ayrı

    Mantık yürütmek yasak, itiraz eylemek suç
    Neşe-eğlence cinnet.. yatıp uyumak korkunç.

    Güvenmek aldanmaktır.. ölçü-tartı izafî
    Mert-namert, güzel-çirkin, eksi-artı izafî
    Çoğunun cebindeki kimlik kartı izafî

    Kim kimdir? Kim kim değil? Anlamak ve bilmek zor
    Oynanan komediye gül diyorlar, gülmek zor.

    Figüran heykeller var kül tablası boyunda
    Yediyüz göbek atar dakikalık oyunda
    İşlenen her günaha kurtta ortak, koyun da

    Kalmışım ara yerde, tozdayım, dumandayım
    Kirli bir mekândayım, iğrenç bir zamandayım.

    Abdurrahim Karakoç
     



Sayfayı Paylaş