Mutluluk Küçük Şeylerde Saklı Yazı

Konusu 'Masal ve Hikayeler' forumundadır ve CAN tarafından 1 Haziran 2016 başlatılmıştır.

  1. CAN Well-Known Member


    Bütün yeni evli çiftlerin en büyük arzusu, evliliklerinin gelecek yıllarında ilk günkü gibi, mutlu, sıcak ve huzurlu geçmesidir.

    Yeni evlenenler genelde ilk başlarda uyum içerisinde, tamamen sevgi ve anlayış üzere mutlu yaşarlar, fakat ne yazık ki yıllar geçmesiyle çok az çift bu mutluluklarını koruya bilmektedirler. Evliliklerini sürekli ilk günkü gibi yaşatmasını başarabilenler, bunun biraz fedakârlık birazda ilgiyle olduğunu anlamışlardır.

    Bu anlamda eşlerin birbirleriyle ilgilenmeleri ve birbirlerine değer vermeleri şart, ancak bu şartla evlilikler ilk günkü heyecanını koruya bilecektir. Bu ilgi de düzenli bir şekilde her gün gösterilmelidir. Arada sırada yahut belli günlerde ilgi ve alaka göstermek kesinlikle yeterli olmayacaktır.

    Evlilik, çiçekler, ağaçlar, eşsiz güller ve değişik güzellikleri içinde barındıran bir bahçeye benzer, bahçenin bu güzelliğinin koruna bilmesi için her gün ilgilenmek gerekir, eğer bir gün ilgilenilmezse ve gereken bakım sağlanılmazsa elbette ki bahçe harap olacaktır. Gereken özenin gösterilmediği her gün, bahçe biraz daha çürümüşlüğe yüz tutacaktır. Kadın da erkek de birbirleri için özen gösterip, her gün ilgilenmeleri gereken bir gül gibidir, siz ne kadar ilgilenseniz yeşilliğini ve her bakışta gönlü ferahlatan güzelliğini o kadar koruyacaktır. Bu da hiç şüphesiz mutluluk getirir.

    İlginç olanı, bu ilgilenmelerde yapmamız gerekenlerin çok küçük şeyler olmasıdır, öyle ki bazen bize göre çok önemsiz ve basit gelmektedir. Oysa bir çiçeğin yaşam kaynağı olan su gibi, bu küçük ve kimi zaman basit gözüken işler evliliğin yaşam kaynağıdır, suyudur.

    Yaşamınızda sürekli aşkı var eden ve evlilikleri yeşillendiren bu küçük noktalardan bir kaçına değinmeye çalışalım:

    En az günde bir defa teşekkür edin

    Bir arkadaşınız, akrabanız, sevdiğiniz hatta hiç tanımadığınız birisi sizin için küçükte olsa bir iş yaptığı zaman hemen teşekkür edersiniz. Acaba tüm yaşamını sizin mutluluğunuz için çalışmayla geçiren eşiniz hiç mi küçük bir teşekkürü hak etmiyor?

    Kocanız erkenden işe gitmekte, akşama kadar en zor işlere katlanmakta, sırf karısı ve çocuğu için. Yorgun argın eve geldiğinde güler yüzle “hoş geldin” demek, sonrasında bir bahaneyle zahmetlerinin farkında olduğunuzu belli ettirecek bir teşekkür etmek gerekmez mi? Yahut karınız, siz eve geldiğinizde rahat edebilmeniz için gün boyu durmaksızın ev işlerini yapmakta, öyleyse bunları görerek en azından bir yemek sonrası teşekkür edebilirsiniz. Siz demeden çöpü dışarı bıraktı, yapmış olduğu bu iş size değer verdiğini gösterir, kesinlikle onun görevi olduğunu düşünmeyin. Bu durumda sizin de yamanız gereken teşekkür etmektir, sadece bir kelime, “teşekkürler” demektir.

    Eşinizi övün

    Her insan övülmekten hoşlanır, kalpten başkalarını övmek onların sizi sevmesini sağlayacaktır. Özellikle de erkekler, karılarının onları övmesini çok isterler ve bu çok hoşlarına gider. Bunun için eşler, karşı tarafın en ufak bir başarısını büyüterek hemen övmelidirler, sık sık güzel işlerini hatırlayarak iltifatta bulunmalıdırlar. Eşinizi önemsizleştirdiğiniz ölçüde, siz de kaybedersiniz. Eşinize verdiğiniz değer, eşinize kazandırdığınız değerdir.“İdeal erkek ideal kadını ve ideal kadın da ideal erkeği” inşa eder.

    Sevginizi gösterin

    Sevgi, sonradan eğitimle öğrenilen teorik bir bilgi değildir. O, ancak yaşanarak öğrenilebilir. Unutmayalım, “Sevmek zoru başarmaktır!” karı koca da çocuk gibidir, herkesin sevgiye ihtiyacı vardır. Sevginin yaşı zamanı olmaz. Başta eşler birbirlerine sevgilerini göstermelidirler ki, hem gayri meşru zevklerden birbirlerini sakındırsınlar, hem de gösterdikleri bu sevgi ile çocuklarına ve çevresindeki sevdiklerine sevgi verebilsinler. Yani sevgiyi yaşasınlar ki sevgi öğretmeni olabilsinler. Sevgimizi göstermek, ispat etmek ayıp değil, günah da değil, bilakis yüce Rabbimizin hoşuna giden en güzel ibadetlerden biridir.

    Unutmayın, ne yaparsanız onu bulacaksınız, yaptığınız işler iyi ya da kötü sonuçta size dönektir. Siz eşinize ne kadar değer verip severseniz o da sizi o denli sevecektir. Eğer sevilmek istiyorsanız, eğer evliliğinizde huzur ve sıcaklığı korumak istiyorsanız sevginizi gösterin. Bazen sözlü olarak ve bazen de davranışlarınızla.. en azından günde bir defa eşinize “seni seviyorum” diyebilmelisiniz yahut iş yerindeyken bir telefon açıp veya bir mesaj gönderip sevginizi göstere bilmelisiniz.

    Verdiğiniz sözleri tutun

    Hepimizin bildiği gibi evlilikte, eşler arasında en önemli husus güvenmektir. Bir söz verdiyseniz ne pahasına olursa olsun yerine getirin aksi takdirde eşinizin size olan güveni azılır, yerine getirmeniz ise bilakis güven arttır.

    Eşinizi dinleyin

    Evlilikler her gün sonrasında daha bir rutinleşmekte, bunun üstesinden gelip, evliliği yeniden canlandırıp diri önce dinlemeyi öğrenmelisiniz. Çünkü dinlemek sevginin, fedakârlığın, değer vermenin önemli belirtisidir. Kişi dinlenildiğini hissettiğinde, anladığında hem mutlu, olur hem de ruhsal olarak kendini daha iyi hisseder. Eşinizle aranızdaki dinleme becerisini geliştirebildiğiniz oranda ilişkiniz daha güçlü, daha doyurucu bir hal alacaktır.

    Öyleyse, bazen televizyonu kapatın, bir bahaneyle, bir soruyla konuşmaya çalışın, tasdik anlamında bazen başınızı sallayın, yüzünüzdeki mimiklerle konuşmaya katılarak söylenenleri karşılıksız bırakmayın. Eşlerden biri konuştuğunda, diğeri televizyon seyredip, gazete okumamalı. Ya da bu tarz meşguliyetler içindeyse kısa süre de olsa meşguliyetlerine ara verip, eşini dinlemeyi tercih etmeli.

    Eşler aralarındaki iletişimde birbirlerini doğru anlayabilmeleri için birbirinin sözünü kesmemelidir ki, diğeri ne söylemek istediğini eksiksiz anlatabilsin ve de incinmesin. İletişim yaşanırken erkekler bir an önce problemleri çözüme ulaştırmak isterken, kadınlar daha çok anlaşılmak ister.

    Unutmayalım ki, her şey gibi evlilik de, sevgi de, iletişim de, sabır, ilgi, alınteri ve emek ister.
     



Sayfayı Paylaş