Muktedirlerin Siyaseti / (Merkez Sağ-Ordu-İslamcılık)

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve RüzGaR tarafından 1 Mart 2008 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Muktedirlerin Siyaseti / (Merkez Sağ-Ordu-İslamcılık)

    KİTABIN ADI Muktedirlerin Siyaseti / (Merkez Sağ-Ordu-İslamcılık)
    KİTABIN YAZARI Ümit CİZRE
    YAYINEVİ VE ADRESİ
    BASIM TARİHİ Birinci Baskı 1999
    KİTABIN YAYIM MAKSADI 1994-1999 Yılları Arasında Türkiye’nin Siyasal Görünümünü Yansıtmak.

    KİTABIN ÖZETİ :

    1. KİTABIN ANA KONUSU : Kitaba konu olan, 1994-1999 yıllarında:

    a. Demokrasiyi,savunan liderler ortaya çıkmamış, düşünen ve tartışan bir alan oluşturulamamıştır. Ayrıca gerçek bir toplumsal muhalefet de yapılamamıştır. Bu dönem siyasal islamın merkez sağ partilerin müdahalesiz ortamından 28 Şubat süreci içinde çöküş devri olmuştur.

    b. Ülkenin bütünlüğü ve terörle mücadele konusunda PKK lideri Abdullah ÖCALAN SURİYE’den çıkarılmış, yakalanmış, yargılanmış, idama mahkum edilmiş ve örgütün çöküş süreci başlatılmıştır.

    2. YAZARA GÖRE SİYASİ PARTİLER VE POLİTİKA KAVRAMI :

    a. Batılı ülkelerde siyasi parti ve uygulayacakları politika anlayışında; DEMOKRASİYE İNANÇ, YAŞAMI RAHATLATAÇAK BİR POLİTİKA PAKETİNİ UYGUAMAK.YADA UYGULAMA VE NİYETİ KONUSUNDA GÜVEN VERMEKTİR.Türkiye batı dünyasında bu kuralın dışında olan tek ülkedir.Türkiyede çökmekte olan siyasi partiler silinip gitmezler aksine bir telafi mekanizması olarak devlete yanaşmakta ve takviye güç almakta ayrıca askeri bürokrasi ile uyumlu, sivil bürokrasi ile ise mevzi kazanmaya çalışan bir ilişki içinde olurlar. Bu arada KİT’leri kullanırlar ve devlet yardımıda sağlarlar.Türkiyenin merkez sağı ve solu ideolojilerini ve tabanlarını kaybetmiş partilerdir. Bunlar hem devletçe,kontrolçü,otoriter ve tek tipçilerdir, hem de halka özgürlük,kimlik serbestiyet vadeden bir başka yüzleri vardır.

    b. Yazar;siyasi partilerin dernek,sendika,vakıflar ve meslek kuruluşları ile bağlantıların yasaklandığını belirtmekte ayrıca parti kampanyasında mahalli dili kullanmanın parti kapatma nedeni sayıldığını ifade ederek buna karşı çıkacak bir örgütün de olmadığını ortaya koymaktadır.

    c. Milletvekillerinin belirlenmesinde temel kıstasın parti içi muhalefeti yok etmek olduğunu vurgulamakta güçlü liderlik vasfı olarak geleneğe ayak uydurmak yerine onu aşmayı önermektedir. Yazara göre siyasi liderler hem geçmişle bağlarını sürdürürler hem de yeniliklere ayak uydururlar.

    d. Ayrıca yazara göre liderlerin parti mekanizmaları tarafından dizginlenemez ve sorgulanamaz bir otoritesi vardır. Parti içi demokrasi fakiri bir siyasi parti yapısı vardır.

    e. Siyasette birlik ve tutarlılık görüntüsü yaratan tek şey politikaya ve fikre bağlılık değil lidere bağlılıktır.

    3. LİBERALİZM,DEMOKRASİ VE TÜRK MERKEZ SAĞI :

    Yazarın bu konudaki düşüncesine göre;

    a. Piyasa ekonomisine dayalı kapitalizm ve onun işlevleri olan sosyal ve ekonomik reformlar sosyal devlet anlayışını yıkmıştır ayrıca bu anlayış siyasal demokrasinin ve ekonomik liberalleşmenin arkasında itici güç olmuştur. Bu fikrin yaygınlaşması da askeri yönetimden sonra olmuştur. Ancak bu anlayış bir taraftan küçük köylüyü korumaya alırken bir taraftanda liberalizmin gelişmesini engelleyici bir unsur olmuştur.Türkiyede liberalizm kendisini sosyalizmden kurtaramamıştır.

    b. Liberalizm anlamda demokrasinin söylemcisi olarak ANAVATAN PARTİSİ ile DOGRUYOL PARTİSİ gösterilmektedir. DYP sürekli demokratikleşme ve sivilleşmeyi söylerken Anavatan partisi ekonomide liberalizmi savunmuş fakat oda çelişkiden kendini kurtaramamıştır.

    4. TÜRK ORDUSUNUN ÖZERKLİGİ :

    Yazar; 1990’lı yıllarda Türk demokrasisinin en büyük çelişkisi olarak sivil politikacıların parti üzerinde denetimi sağlıyamamasını göstermektedir.Türkiyede Türk Ordusunun özerkliği iki ayrı düzlemde incelenebilir.

    a. Kuramsal Özerklik:Kendi asli görevine başkalarını karıştırmamak

    (1) Terfiler

    (2) Atamalar

    (3) Astların Cezalandırılması

    (4) Askeri Eğitim ve doktrin

    (5) Askeri reform ve modernizasyon

    b. Siyasi Özerklik : Sivil eğemenliğine karşı tahammülsüzlüğü hatta direnmeyi temsil eder. Türk ordusunun siyasi özerklik bakımından 1990’lı yıllarda 3’ncü dünyanın ordularından farklı kılan özerklik DEMOKRASİ ve SİVİL İKTİDARIN’ın meşruiyetini tanımasıdır. Ordu özerklik anlayışı içinde kendi fikir ve inançları doğrultusunda politikacıları kontrol eder. İktidarın bekçisi konumunda olmadığı gibi demokrasiyi zayıflatma ve sivil otoriteyi ele geçirme gibi bir davranıştada bulunmamıştır. Ancak ordu kendisini ulusal çıkarların bekçisi gibi görür. Bunun nedeni olarak da TC. devletini sivillerle birlikte kurmakta öncü olmasıdır.Son 20 yılda ordu siviller karşısında güç kazanmakla kalmadı sivil otoritenin karar verme sürecine katılmak suretiyle sivil alanlarda yetkilerini arttırdı.Örnegin MGK’dır.

    5. CUMHURİYET TÜRKİYESİNDE İSLAM DEVLET STRATEJİSİ :

    Son 10 yılda TC devleti kökten dinciliğin tehdidi altında kalmıştır. Bu tehdit toplumun her türlü kesimi üzerinde gelişmiştir. Bunun nedeni de devletin son 50 yıldır İslamı kontrol altında tutma çabalarında başarısız olmasıdır.Devlet bürokratlarının anti laik davranışları ve iktidarını muhafaza etmek için layık çizgiden sapma davranışları islamın siyasallaşmasına neden olmuştur. Demokrat parti den itibaren bu çizgiden sapmalar olmuş, Arapca ezan yeniden gelmiş, imam hatip lisesi ve ilahiyat fakülteleri kurulmuştur.Oy uğruna laiklik düşmanı islami kurumlara tavizler verilmiştir.

    6. AVRUPA BİRLİĞİ GÖZÜNDE TÜRKİYE :

    Türk toplumunda iki anlayış vardır;bir grubu Türkiye’yi, ne tarihleri ne kültürleri batılı olmadığı halde Avrupa’lı sayarken diğerleri Türkiye’yi orta doğulu bir müslüman toplumu olarak savunur ve AB karşıtı Müslüman blokunu oluşturmaya çalışırlar. Devlet bürokrasisi dinin siyasallaşmasına yeşil ışık yakarken kürtçülüğün siyasallaşmasına engel olur.

    7. İSLAMIN SİYASALLAŞMASI KARŞISINDA MİLLİYETÇİLİK DUYGUSU :

    İslamcı yazarlar İslamı her türlü milliyetçiliği panzehiri sayarlar. Onlara göre milliyetçilik islam birliğini bölen bir anlayıştır. Kürt milliyetçiligini siyasi islam duygusuyla kırmaya çalışmışlar ançak başaramamışlardır. Terör örgütü bazında ele alındığı zaman Hizbullah terör örgütünün PKK ile savaşmasının kaynağında Kürt milliyetçiligini islam birliğine tehdit olarak görmesi yatmaktadır.

    T O B B RAPORU :

    Bu rapor ile PKK Terörüne çözüm olarak İSPANYA’nın BASK bölgesinde ETA terörünü İRLANDA’ da ise İRA terörünü sona erdirmede benimsenen siyasi çözüm önerilmiştir. Sorunun sadece ekonomik veya bölgesel değil sonunda Kürt kimliğinin tanınması, Kürtçe yayınların serbest hale getirilmesi, Kürt dilinin geliştirilerek kültür enstitülerinin kurulması vardır. Buna bağlı olarak;Kürt etnik bilincinin ortaya çıkmasını, devletin, Kürtleri Türklerden ayrı bir etnik-kültürel küme olarak kabul etmeye yanaşmamasına bağlamaktadır.

    Not : Kitap özetlerindeki fikirler yazarların özel fikirlerini yansıtmaktadır.
     



Sayfayı Paylaş