Molla Osman Efendi Kimdir Kısaca

Konusu 'Hakkında Bilgi' forumundadır ve Seçkin tarafından 11 Ekim 2016 başlatılmıştır.

  1. Seçkin Well-Known Member


    Molla Osman Efendi Kim? Kısaca Hayatı

    Anadolu velîlerinden. Erzurumlu İbrahim Hakkı hazretlerinin babasıdır. 1670 (H.1081) senesinde Hasankale’de doğdu. Babasının ismi Molla Bekr’dir.

    Molla Bekr çok cömert idi. Bu sebeple misafiri hiç eksik olmazdı. Hatta misafir gelmediği zaman geç vakitlere kadar yemek yemeden bekler, gelmez ise sabaha kadar aç beklerdi. Bir sonbahar akşamı, Zekeriyya isminde Özbek’li bir misafir gelmişti. Zamanın velilerinden olan Zekeriyya Efendi, Molla Bekr Efendinin evinde hastalandı. Molla Bekr, salih bir müslümanın derdleriyle uğraşmaktan kazanacağı sevapları düşünerek, oğlu Osman Efendiyi hizmetine verdi. Osman Efendi, zevk ile altı ay Zekeriyya Efendiye hizmet etti. Zekeriyya Efendi, bir gece odasında heyecanla sağa sola koşturarak garip hareketler yaptı. Uzun süren bu koşturmasından sonra; “Elhamdülillah yangın söndü.” dedi. Zekeriyya Efendiyi hayretle seyreden Derviş Osman, bu söze bir mana veremeyerek; “Efendim, hangi yangın söndü?” diye sordu. O da; “Biraz önce İstanbul’da büyük bir yangın çıkmıştı. Evleri yanan bazı yetimler zamanın evliyasından yardım istediler. Biz de yangını söndürmek için vazifelendirildik. Hamdolsun şimdi söndü, fakat çok ev yanıp kül oldu.” buyurdu. Hakikaten bir müddet sonra İstanbul’dan gelen biri bu yangını anlattı. Aynı güne rastlıyordu.

    Oğlu İbrahim Hakkı hazretleri anlattı:

    “İsmail Fakirullah hazretlerinin hizmetçilerinin başı ve evladı gibi olan babam Derviş Osman Efendi, artık elli iki yaşına girmişti. Bu fani dünyanın fenalığından kurtulmak ve bir an önce Allahü tealaya kavuşmak arzusuyla yanmağa başlamıştı. Bir gün kendi dostlarından Molla Ziyad ismindeki bir imam, babamı yalnız gördüğü bir gün; “Osman Efendi kardeşim! Yıllardır İsmail Fakirullah hazretlerinin yanında hizmet etmekle şerefleniyorsun. Seni oğlundan daha üstün tutmaktadır. Hal böyle iken, hala maksadına kavuşamadın mı?” diye sordu. Babam da; “Henüz muradımın nihayetine kavuşamadım. Sana söz veriyorum ki, maksadıma kavuştuğum zaman sana haber veririm. Yatakta olsan dahi kaldırırım.” dedi. Babamın bu sözünden on gün geçmişti. Sonra babam rahatsızlandı. Bu imam, babama beş gün beş gece hizmet etti. Babam yemek yiyemeden, su içmeden ateşler içinde beş gün yattı. 1719 (H.1132) senesinde elli iki yaşında Hakk’ın rahmetine kavuştu.”
     



Sayfayı Paylaş