Miraç kandili ile ilgili bilgiler

Konusu 'Dini Günler' forumundadır ve EmRe tarafından 25 Temmuz 2014 başlatılmıştır.

  1. EmRe Well-Known Member


    Miraç Kandili İle İilgili İbadetler Bilgiler

    Miraç, Receb ayının 27. Gecesi Cenab-ı Hakkın daveti üzerine Cebrail Aleyhisselâmın rehberliğinde Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselamın Mescid-i Haramdan Mescid-i Aksâ'ya, oradan semaya, yüce âlemlere, İlâhî huzura yükselmesidir.

    Bu gece âlemlerin Efendisi Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) yükselişin zirvesinde biz ümmetini kucakladı. Çünkü bu gece Yüce Yaratıcımız bizi, iman eder oldukça, günahımıza bakmadan Cennetle müjdeledi. "La İlahe illallah" diyen her kimsenin günahkâr olsa da Cennete gireceği bu gece müjdelendi. [1]

    "Günahkâr olsa da" diyorum; çünkü bu kelime dizini hem vahiy sözünün bir parçası, hem de kulağıma hoş geliyor. Çünkü ben de günahkârım ve ben de cenneti istiyorum. Oysa bu kelime ucuz bir kelime değil.

    Hazret-i Ömer (r.a) Ebu Hüreyre’den (r.a) bu müjdeyi duyunca Ebu Hüreyre’ye (ra) bir tokat patlattı. “Sen ne diyorsun?” diye. Oysa Ebu Hüreyre (r.a) Peygamber Efendimiz (s.a.v) tarafından bu müjdeyi herkese tebliğ etmeye memur edilmişti. Peygamber Efendimiz (s.a.v) bu tebliğe delil olarak da mübarek nalinlerini vermişti.

    Bu haberi duyunca Ebu Zer (r.a) de şaşırdı. Ve üst üste sordu:
    "Ya Resulallah! Günahkâr olsa da mı cennete girer?"
    Peygamber Efendimiz (s.a.v) her defasında:
    "Evet!" buyurdu, "Günahkâr olsa da Cennete girer."
    Hz. Peygamber (asm) dördüncü keresinde ilâve etti:
    "Ebu Zerr patlasa da Cennete girer." [2]

    Bu cennet haberini duyunca şaşıranlardan birisi de Hazret-i Muaz’dır. (r.a) Hazret-i Muaz (r.a) Peygamber Efendimiz’e (s.a.v):
    "Ya Resulallah! Bunu insanlara haber vereyim de sevinsinler mi?" diye sordu.
    Peygamber Efendimiz (s.a.v) bu defa bir endişesini dile getirdi:
    "Haber ver! Ama korkarım ki, buna güvenip ibadeti ihmal ederler!" [3]
    Hazret-i Muaz da (r.a) aynı endişeyi taşıdığı için bu haberi ömrünün sonuna kadar gizledi. Fakat ölüm gelip çattığında, vahiy sahibinin bir müjdesini gizlemiş olma günahından korktuğu için bu haberi insanlara söyledi.

    Eminim sizler de şaşırdınız. Günahkâr da olsak Cennete girme müjdesi; durup dururken Allah’ın rahmetinden Cenneti ummak eşsiz bir haber elbette!
    Öyleyse gelin, Allah’ın rahmetini celp edelim bu gece. Duâmızla, niyazımızla, namazımızla, gözyaşımızla, yakarışımızla. Allah’ın cehenneminden Allah’ın rahmetine sığınalım ve Allah’tan cennetini isteyelim. Cenâb-ı Allah’tan, bize ömrümüz oldukça cennet ameli nasip etmesini, cehennem amelinden uzak kılmasını dileyelim.

    Bu geceye mahsus şöyle bir ibadet rivayet edilir:


    Bu gece, vakti müsait olanların, diğer ibadet ve zikirlerinin yanında, iki rekât nafile namaz kılması; her rekâtında Fatihadan sonra onar İhlâs-ı Şerif okuması; namaz bittikten sonra dört defa fatiha-i şerife okuyarak, yüz defa "Sübhanallahi velhamdülillahi vela ilahe illallahü vallahü ekber vela havle vela kuvvete illa billahi’l-aliyyi’l-azim." (Allah’ı bütün noksan sıfatlardan tenzih ederiz. Bütün hamd ve sena, minnet ve şükür Allah’a mahsustur. Allah en büyüktür. Günahlardan kaçınma ve iyiliklere kuvvet verme ancak yüce ve büyük olan Allah’ın yardımıyladır.) okuması; ardından yüz defa istiğfar etmesi, yani gönülden ve gözyaşlarıyla, günahlarının bağışlanması ricasıyla, yüz defa "Estağfirullahe’l-azim" demesi; ardından Peygamber Efendimize (s.a.v) yüz defa salâvat-ı şerife getirmesi; bundan sonra da elini açıp Cenab-ı Allah’a dua etmesi; bu sırada, başta Cennet olmak üzere isteyeceği her şeyi Cenab-ı Allah’tan istemesi tavsiye edilmiştir.

    Bu gece duanızda unutulmamayı dilerken, bu gece insanlığı kucaklayan rahmet nedeniyle cümlenizi ve cümle âlem-i İslam’ı tebrik ediyorum.

    Dipnotlar:
    [1] Ebu Davud, Cenaiz, 20,
    [2] Buhârî, Tevhid 33; Müslim, İman 153, (94); Tirmizî, İman 18, (2646).,
    [3] Riyazussalihin, 414
     



Sayfayı Paylaş