Miraç Dursun Ali Erzincanlı

Konusu 'Dini Şiirler' forumundadır ve OrKuN tarafından 12 Nisan 2014 başlatılmıştır.

  1. OrKuN Well-Known Member


    Miraç Sözleri Dursun Ali Erzincanlı

    Mirac

    Kapatın gözlerinizi
    Ve karanlığı seyredin
    Mekkede bir gece
    Yorgunluk havada
    Gariplik suda
    Simsiyah bir sessizlik
    Uyku bile uykuda
    Kâbenin hatim kısmında
    Yani üzre yatan biri var

    Yıl hüzün yılı
    Vefakâr eş,
    Haticet-ul Kubra yok.
    Kâbenin hatim kısmında
    Yani üzre yatan biri var
    Teselli arayan kalb
    Hüzünle çarpan kalb
    O'nun kalbi.
    Ve ayak sesleri
    Yıldızlar ışıldıyor
    Bu ayak sesleri göklerden
    Yol veriyor yıldızlar
    Semâdan inenler var.
    İzin verseydi Allah,
    Kâinat inerdi yere
    Çünkü Kâbenin hatim kısmında yatan
    Sultan-ı Levlâktır.
    Habib-i Zisandır o.
    Nûr-u Hûdadır.
    Merhamet ufkunun nazlı güneşi
    Kâinatın biricik çiçegidir o..
    İzin verseydi İlah,
    Alemler inerdi yere.
    Oysa emir yalnız Cebraile
    Ve yalnız Cebrail indi yere..
    Kalk Ya Resûlellah!
    Semâda melekler seni bekler.
    Taifte taşlanan yüzüne hasret,
    Alaya alınan sözüne hasret.
    Seni bekler melekler.
    Yeryüzünde vefâ yok mu?
    Seni teselli edecek birini mi arıyor kalbin?
    Sevdiklerin bir bir uçuyor mu elinden?
    Davetini hafife mi aldılar?
    Üzülme ve aç gözlerini,
    Öteler bekliyor seni.
    Bu gece Kâinat asdını anacak,
    Aç gözlerini ki âlemler nazarına kanacak.
    Burak senin için uçaçak,
    Aç gözlerini Ya Habibullah!
    Bu gecenin adına İsra diyecek Allah,
    Ey yedi kat semâ aç kapılarını
    Ve haber ver hasretle bekleyen peygamberden.
    De ki, Hazret-i Ademe:
    Cennetin kapısına adı yazılan,
    İsminin hatırına af istediğin
    Salih oğul geliyor.
    Söyle İsa'ya:
    Kuytu köşelerde,
    Havarilerinle Allah'a sığınırken,
    Bir adım ötedeymiş gibi kokusunu aldığın,
    Ve insanlığa gelişini müjdelediğin,
    Ahmet geliyor.
    Yusuf'a, İdris'e, Harun'a söyle,
    Musa'ya de ki:
    Vasiflarina hayran olup ta,
    Ümmetinden olmak istediğin,
    Salih kardes geliyor.
    Müjde ver İbrahim Peygambere,
    Dua dua yalvarıp,
    Gelmesini istedigin oğul geliyor.
    Aç kapılarını ey yedi kat semâ.
    Bu gelen MUHAMMED MUSTAFA.
    Cebrail yol gösterir.
    Ve yürür sultanlar sultanı.
    Bu nasil bir yürüyüştür?
    Bu nasil bir eda?
    İnci inci ter mübarek alınlarında.
    Baştan aşağı edeb var.
    Attığı her adımda.
    Sulatanım,
    Cennetler gösterirlirken o gece,
    Ümmetini hayal ettin mi Cennette?
    Cehennem alevleri selâmlarken seni,
    Gözyaşlarını gördü mü Cebrail?
    Ümmetim dedin mi?
    Sen unutmazsın bizi bunda kuşku yok.
    Tahiyyât duası haber verdi bize,
    Sen bizi hiçbir yerde,
    Hiçbir zaman unutmadın.
    İnsaallah biz de seni unutanlardan olmayız.
    Allah seni unutturmasın bize.
    Bir söz sultanımın dediği gibi:
    Eger günâhlarımızdan dolayı girersek Cehenneme,
    Ve Allah bir an olsun açarsa ufkumuzu,
    "Taleâ Bedru Aleynâ" diyeceğiz.
    Miraç gecesi,
    Yürüdü Resûlullah.
    Cebrail önde,
    Bir gece yüryüşüyle.
    Yürüdüler, Yükseldiler.
    Yükseldikçe yüceldiler.
    Cebrail durdu birden.
    Ya Resûlellah, benimle buraya kadar
    Efendimiz Niçin diye sordu.
    Burası Sidre-i Muntehadır.
    Bir adım daha atarsam yanarım kavrulurum.
    Allah Resûlu sordular:
    Nasıl gidilir Sidre-i Muntehada
    Cibril-i Emin cevap verdi:
    Aşkla..
    Askla gidilir Ya Resûlellah..
    Askla gidilir Ya Habibullah..
    Askla gidilir Ya Nebiyyellah..
    Yürü sultanım yol senindir.
    Aşk vadisinde mühür senin.
    Söz senindir, hâl senindir.
    Muhabbetin adı sensin.
    Varlıkların tadı sensin.
    Yürü ve selaamını ilet.
    Gözü yaşlı Ümmetinin.
    Sensiz bunca yetimin
    İlet selâmını.
    Ahir zamanın ahını,
    Yüceler yücesine ilet.
    Sultanım,
    Sen dönerken miraçtan,
    Bizim için miraç olan,
    Beş vakit namazla,
    Bakara Suresinin son iki ayetiyle,
    Ve şirke düşmeyenin affedilebilecegi müjdesiyle,
    Dönerken sen miraçtan,
    Biz ahir zamandan,
    Ebu Bekir edasıyle bakıyoruz sana
    O söylediyse doğrudur.
    Resûlullah söylediyse dogrudur
    Ve bir ayetin sıcaklığı sarıyor
    Kâinatın kalbini.
    Her türlü noksanlıktan münezzeh olan ALLAH.
    Kulunu geceleyin Mescid-i Haramdan alıp,
    Kendisine bir takım ayetler gösterelim diye,
    Etrafını mübarek kıldığımız,
    Mescid-i Aksaya götürdü.
    Çünkü, işiten ve bilen O'dur.
    Şimdi açın gözlerinizi
    Ve Miraca hazırlanın.
     



Sayfayı Paylaş