Mimar Sinan'ın Şifreleri

Konusu 'Hakkında Bilgi' forumundadır ve Seçkin tarafından 11 Ekim 2016 başlatılmıştır.

  1. Seçkin Well-Known Member


    Mimar Sinan 'ın Şifreleri Nedir?

    Kanuni dönemini de içine alan yarım asırlık dönemde Osmanlı İmparatorluğu'nda mimarbaşılık görevinde bulunan, bu sıfatla imparatorluğun her yanına dağılmış çok sayıda esere imza atan Mimar Sinan'ın asırlar öncesinden günümüze taşınan şifresi bulunduğu günden bugüne araştırmacıların ilgi odağı... Büyük ustanın 1543 yılında İstanbul'da inşa ettiği Şehzadebaşı Camii'nin 1990'lı yıllardaki restorasyonunda karşılaşılan sürpriz mimarlık dünyasını şaşırtmaya devam ediyor..

    Mimar Sinan'ın 'çıraklık eserim' dediği Şehzadebaşı Camii'sinin zedelenen kemerleri için restorasyon çalışmaları başlatıldığında kemerlerde ortaya çıkan sorun, çok sayıda mimarı bir araya getirdi. Restorasyonun hangi yöntemle yapılacağı konusunda karar veremeyen mimarların tereddüdü nedeniyle restorasyon çalışmalarının tıkandığı sırada mimarlardan birinin caminin kemerlerinden birinde farkettiği oyukla sorun çözülüverdi.

    Oyuktan çıkan cam şişeye gizlenmiş mektupta yapının şifreleri vardı.. Mektubun Mimar Sinan tarafından yazıldığı anlaşıldı. Büyük usta mektubunda, Bu notu bulduğunuza göre kemerlerden birinin kilit taşı aşındı ve nasıl değiştireceğinizi bilmiyorsunuz diyordu. Mektubun devamında kemerin nasıl onarılacağını anlatan Mimar Sinan, dört buçuk asır sonrasına da ışık tutmuş oldu. Kemerin onarımı mektuptaki gibi yapıldı. Şehzadebaşı Camii ile birlikte büyük ustanın birçok eserlerinde de mektuplar bırakarak yol gösterdiği anlaşıldı.

    Mimar Sinan'ın Bıraktığı Süleymaniye Mektubu

    Mimar Sinan'ın meşhur mektubu yazıldıktan 400 yıl sonra bulunmuştur. Koca Sinan bu mektubu bir mesaj vermek amacıyla bırakmıştır. Mimar Sinan'ın (1490-1588) şaheserlerinden biri olan Şehzadebaşı Câmii'nin 1990'lı yıllarda devam eden restorasyonunu yapan firma yetkililerinden bir inşaat mühendisi, câminin restorasyonu sırasında bu mektubu bulmuştur. Bu durumu şöyle anlatıyor:

    Şişenin içinde dürülmüş beyaz bir kağıt vardı. Şişeyi açıp kağıda baktık. Osmanlıca bir şeyler yazıyordu. Hemen bir uzman bulup okuttuk. Bu bir mektup idi ve Mimar Sinan tarafından yazılmıştı. Şunları söylüyordu:

    "Bu kemeri oluşturan taşların ömrü yaklaşık 400 senedir. Bu müddet zarfında bu taşlar çürümüş olacağından siz bu kemeri yenilemek isteyeceksiniz. Büyük bir ihtimalle yapı teknikleri de değişeceğinden bu kemeri nasıl yeniden inşaa edeceğinizi bilemeyeceksiniz. İşte bu mektubu ben size, bu kemeri nasıl inşa edeceğinizi anlatmak için yazıyorum."


    Koca Sinan mektubunda böyle başladıktan sonra o kemeri inşa ettikleri taşları Anadolu´nun neresinden getirttiklerini söyleyerek izahlarına devam ediyor ve ayrıntılı bir biçimde kemerin inşasını anlatıyordu.

    Bu mektup bir insanın, yaptığı işin kalıcı olması için gösterebileceği çabanın insanüstü bir örneğidir. Bu mektubun ihtişamı, modern çağın insanlarının bile zorlanacağı taşın ömrünü bilmesi, yapı tekniğinin değişeceğini bilmesi, 400 sene dayanacak kâğıt ve mürekkep kullanması gibi yüksek bilgi seviyesinden gelmektedir. Şüphesiz bu yüksek bilgiler de o koca mimarin erişilmez özelliklerindendir. Ancak erişilmesi gerçekten zor olan bu bilgilerden çok daha muhteşem olan 400 sene sonraya çözüm üreten sorumluluk duygusudur.".

    [​IMG]
     



Sayfayı Paylaş