Milli Edebiyat Dönemi (1911-1923)

Konusu 'Türkçe-Edebiyat' forumundadır ve RüzGaR tarafından 30 Eylül 2009 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Milli Edebiyat Dönemi (1911-1923)
    1911 yılında Selanik’te çıkan “Genç Kalemler” dergisinde Ömer Seyfettin’in “Yeni Lisan” adlı makalesinin yayımlanmasıyla başlar. Milli Edebiyat hareketi öncelikle bir dil hareketidir. Sade Türkçe’nin bir dava olarak ele alınması ilk kez bu dergide ortaya konulmuştur. “Milli Edebiyat” terimi de ilk defa bu dergide kullanılmıştır.

    Bu dönem sanatçılarının şiir anlayışıyla, Fecr-i Ati topluluğunun şiir anlayışı birbirinden pek farklı değildir. “Şiir vicdani bir keyfiyettir” düşüncesinde olan şairleri bireysel konuları işlerler. Daha sonra 1917 yılında yaptıkları bir toplantıda, hece ölçüsünü kullanma, günlük konuşma diliyle yazma noktasında birleşen şairlerin, içerik konusunda her birinin ayrı bir yaklaşımda olduğu gözlenir. Bu dönem sanatçıları Divan edebiyatını, Doğu edebiyatının, sonrasını ise Batı edebiyatının taklitçisi olmakla suçlarlar.

    Şiirde daha çok bireysel konulara yönelen bu dönem sanatçıları, roman ve öyküde sosyal meselelere eğilmişler; milliyetçilik düşüncesi, Kurtuluş savaşı gibi konuları ele almışlardır. Konuların İstanbul dışına çıkarılması da bu dönemin belirgin özelliklerindendir. Ayrıca “aşk” bu dönem roman ve hikayesinin en önemli temasi olarak dikkat çeker. Bu eserlerde dil günlük konuşma dilidir.

    MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİNİN DİL ANLAYIŞI
    1) Yabancı dilbilgisi kuralları, Arapça, Farsça ad ve sıfat tamlamaları bırakılmalıdır.

    2) Yabancı sözcükler, kendi dillerinde dilbilgisi bakımından hangi türden olursa olsun, Türkçede ne olarak lullanılıyorsa, dilbilgisi yönünden o türden sayılmalıdır.

    3) Arapça ve Farsça’dan gelen sözcüklerden, konuşma diline kadar girip yaygınlaşmış olanlar Türkçeleşmiş sayılmalı ve kullanılmalıdır.

    4) İstanbul hanımlarının günlük konuşma dili esas alınmalıdır.

    5) Terimler bilimle ilgili oldukları için aynen kullanılmalıdır.

    6) Türkiye Türkçesine diğer Türk lehçelerinden sözcük alınmamalıdır.

    MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİ SANATÇILARI:
    ÖMER SEYFETTİN(1884-1920)
    * Türk edebiyatının en önemli hikâyecisidir.
    * Yeni Lisan adlı makalesi Milli Edebiyatın kanunlarının ilanı sayılır.
    * Sade dil akımının öncüsüdür.
    * Anadolu'nun insanın hayat şartlarını hikâyelerini yansıtmıştır.
    * Dilde, fikirde, işte milliyetçilik fikrini yerleştirmiştir.
    * Çocukluk anıları, efsaneleri hikâyelerinde işlemiştir.

    Eserleri: Bomba, Yalnız Efe ,Efruz Bey, İlk Düşen Ak, Yüksek Ökçeler, Gizli Mabet, Bahar ve Kelebekler.

    ZİYA GÖKALP(1876-1924)
    * Türk milliyetçiliğini esaslara bağlamıştır.Sistematize etmiştir.
    * Sosyal hayatı ve kurumlarımızı Batı'ya göre düzenlenmelidir.
    * Eserlerinde halk dilini kullanmıştır.
    * Halkın dertlerini isteklerini yansıtmaya çalışmıştır.
    * "Türkçülük, Türk milletini yükseltmektir" diyerek bu ifade doğrultusunda hareket etmiştir.

    Eserleri: Türkçülüğün Esasları, Kızıl Elma, Türkleşmek-İslamlaşmak -Muasırlaşmak, Türk Medeniyet Tarihi, Malta Mektupları.

    MEHMET EMİN YURDAKUL(1869-1944)
    * Anadolu insanın yabancılara başkaldırısını çok güzel yansıtmıştır.
    * Toplumcu sanat anlayışıyla milliyetçi çizgide eserler vermiştir.
    * Hece ölçüsü kullanılmıştır.

    Eserleri: Türkçe Şiirler, Türk Sazı, Ey Türk Uyan, Tan Sesleri, Ordunun Destanları, Zafer Yolunda, Turana Doğru, İsyan ve Dua, Mustafa Kemal, Fazilet ve Adalet.

    YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU(1889-1974)
    * Edebiyatın her alanında eser vermiştir. Fecr-i Ati'nin dağılmasından sonra Milli Edebiyat içinde yer almıştır.
    * Çoğunlukla içinde yaşadığı toplumun dertlerini eserlerinde işlemiştir.
    * Anadolucu, Atatürkçü bir çizgide kalmıştır.
    * Esas ününü romancılık alanında bulmuştur.
    * Kuvvetli bir gözlem gücü vardır.
    * Realist bir çizgide yaşamıştır.
    * Eserlerinde aydın-halk çatışmasını yansıtmıştır.

    Eserleri:
    Roman: Kiralık Konak, Ankara, Nur Baba, Hüküm Gecesi,Sodom ve Gomore, Yaban, Bir Sürgün, Panorama
    Hikâye: Milli Savaş Hikâyeleri, Rahmet
    Diğer: Erenlerin Bağından, Zoraki Diplomat, Vatan Yolundan, Anamım Kitabı

    HALİDE ADİP ADIVAR(1884-1964)
    * Edebiyatçılığının yanında bir asker gibi cephe gerisinde mücadele vermiştir.
    * Romanlarında aşk, kadının psikolojisini, doğu-batı çatışmasını, eski-yeni kavgasını işlemiştir.
    * Romanlarında kuvvetli bir gözlem vardır.
    * Kurtuluş Savaşı eserlerinde çokça yer edinmiştir.
    * Edebiyatın hemen her alanında eser vermiştir.
    * Dili çok başarılı değildir.

    Eserleri: Ateşten Gömlek, Vurun Kahpeye, Türkün Ateşle İmtihanı, Sinekli Bakkal, Mor Salkımlı Ev, Dağa Çıkan Kurt, Tatarcık, Zeyno'nun Oğlu.

    REŞAT NURİ GÜNTEKİN(1889-1958)
    * Anadolu'nun dertlerini, sıkıntılarını, inançlarını eserlerinde işlemiştir.
    * Sade ve yapmacıksız bir dil kullanmıştır.
    * "Çalıkuşu" romanı en ünlü eseridir.(aslında bir tiyatro eseri olarak yazılmıştır)
    * Müfettişlik yaptığı için Anadolu'yu gezmiş ve onların sıkıntılarını, sevinçlerini edebi eserlerinde sıkça kullanmıştır.

    Eserleri: Çalıkuşu, Damga, Dudaktan Kalbe, Acımak, Yeşil Gece, Yaprak Dökümü, Kızılcık Dalları, Gökyüzü, Eski Hastalık, Ateş Gecesi, Miskinler Tekkesi

    REFİK HALİT KARAY(1888-1965)
    * Halk dilini eserlerinde oldukça başarılı olmuştur.
    * Kuvvetli bir gözlemciliği vardır; ancak iç gözlemde başarılı değildir.

    Eserleri: Memleket Hikâyeleri, İstanbul'un İçyüzü, Yezidin Kızı, Çete, Sürgün, Bu Bizim Hayat, Kadınlar Tekkesi, Karlı Dağdaki Ateş.

    YAHYA KEMAL BEYATLI(1884-1958)
    * Modern edebiyatımızın en büyük şairlerindendir.
    * Batılı tarzda şiirimize düzen vermiştir.
    * Aruzu Türkçeye başarıyla uygulamıştır. "OK" şiiri hariç bütün şiirlerini aruzla yazmıştır.
    * Şiir musikiden başka bir musiki"dir derdi.
    * Parnasizmden etkilenmiştir.
    * İstanbul'u, Osmanlı'nın ihtişamlı zamanında gezmek, tabiat, ölüm, rintlik gibi konuları işlemiştir.turkeyarena.com
    * Şiirlerinin mükemmel olması için uğraş vermiştir, bu konuda oldukça titizdir.
    * Edebiyatın hemen her alanında eser vermiştir; ancak asıl ününü şiirde kazanmıştır.

    Eserleri: Kendi Gök Kubbemiz, Eski Şiirin Rüzgârıyla, Aziz İstanbul, Eğil Dağlar, Portreler, * Rubailer ve Hayyam'ın Rubailerini Türkçe Söyleyiş.

    PEYAMİ SAFA(1899-1961)
    * Geçim derdiyle yazarlığa başlamıştır.
    * Bir ayağından sakat olduğu için bu psikolojiyi eserlerine yansıtmıştır.
    * "Server Bedii" lakabıyla eser yazmıştır.
    * Edebiyat, felsefe, tıp, psikoloji alanında yeterli bir bilgin sayılır.
    * Psikolojik çözümlemeleri çok başarılıdır.

    Eserleri: Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Sözde Kızlar, Mahşer Bir Akşamdı, Canan, Matmazel Noralya'nın Koltuğu, Atilla, Harbiye, Şimşek. gibi eserleri vardır.

    HECENİN BEŞ ŞAİRİ (BEŞ HECECİLER)
    Bu şariler 1917de Selanik'te "Genç Kalemler"le başlayan Milli Edebiyat akımının ilklerine bağlı olarak, halk şiirimizin özelliklerinden, yerli kaynaklarımızdan yararlanarak, şiirimizin aruzdan heceye geçişinde önemli rol aynamışlardır. Şiirlerinde Anadolu manzaralarını ve Anadolu yaşayışını coşkulu bir dille işlemişlerdir. Hece ölçüsünün genellikle 11'li ve 14'lü kalıbını kullanmışlardır. Daha sonraları, yeni biçimler arayarak oldukça uzun şiirler de yazmışlardır. Eserlerindeki dil ise konuşma dilidir. Bu şarirlerimiz şunlardır:

    Halit Fahri Ozansoy
    Enis Behiç Koryürek
    Yusuf Ziya Ortaç
    Orhan Seyfi Orhon
    Faruk Nafiz Çamlıbel
     



  2. Funda3418 Well-Known Member

    teşekkürler çok saolun
     

Sayfayı Paylaş