Mevlid Kandilinin Hikmeti ve Fazileti

Konusu 'Dini Günler' forumundadır ve CAN tarafından 5 Ağustos 2014 başlatılmıştır.

  1. CAN Well-Known Member


    Mevlid Kandilinin Hikmeti ve Fazileti Hakkında

    İnsanlığa hem dünyasını hem de ahiretini anlatmak, onlara kılavuzluk ve mihmandarlık yaparak yollarını aydınlatmak üzere bir şahit, müjdeleyici, uyarıcı ve ışıklar saçan bir kandil olarak seçilmiş ve vazifelendirilmiş olan sevgili Peygamberimiz, Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) Efendimizin dünyayı teşrifleri yani doğum günü olan 571 yılında Kameri aylardan Rebiulevvel ayının 12. gecesi Mevlid-i Nebevi, asırlardır milletimiz tarafından "Mevlid Kandili" olarak kutlanmaktadır.

    İnsanlığın dirilişinde, karanlıktan aydınlığa çıkışında ve katılaşmış kalplerin yumuşamasında çok önemli bir yere sahip olan, böyle şerefli ve mübarek bir gün vesilesiyle bütün Müslümanları tebrik ediyor, kalplerindeki mevcut Hz. Peygamber (s.a.v) Efendimizin sevgisinin daha da çoğalmasını, Hz. Peygamber (s.a.v) Efendimizin sevgisinin bütün gönüllere sirayet etmesini ve kök salmasını Yüce ALLAH'tan niyaz ediyorum.

    Dünyada önemli gelişmelere neden olan kutlu doğum, insanlık tarihinin en önemli olaylarından biridir. Çünkü O'nun dünyaya geldiği dönemde, insanlar her türlü değer ölçülerini yitirmiş, kelimenin tam anlamıyla yollarını şaşırmışlardı. Küfür ve haksızlık gönülleri karartmış, Allah'a giden yoldan uzaklaştırmıştı.

    Sosyal hayat bozulmuş, ahlak tamamen raydan çıkmıştı. Kadınlara esir muâmelesi yapılıyor, bir eşya gibi alınıp satılıyordu, kız çocukları acımasızca diri diri toprağa gömülüyordu. Yeryüzünde insanın en çok ihtiyaç duyduğu şey olan huzur, can ve mal güvenliği kalkmış gibiydi. Dünyanın birçok köşesi kanlı boğuşmalara sahne oluyordu.

    İşte Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v), böyle bir zamanda dünyaya gelmişti. Bu gecenin sabahı gerçekten de nurlu bir sabahtı. İnsanlık için yepyeni bir gün doğmuş, aydınlık bir devir açılmıştı. Bir fazilet güneşi ve hidâyet meşalesi olan Sevgili Peygamberimiz'in gönderilişi, Yüce Allah'ın bütün insanlara en büyük nimetlerinden birisidir.

    Mevlid Kandili Müslümanların, sınırsız af ve merhamet sahibi olan Yüce ALLAH'a sığınarak günahlardan arındıkları, ilahi lütuf ve bereketlere eriştikleri müstesna zaman dilimlerinden birisidir.

    Mevlid kelimesi, "doğum, doğum yeri ve doğum vakti" gibi anlamlara gelir. Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) Efendimizin doğumunu anlatmak için kullanılan "mevlîd-i nebî" Türkçemiz'de kısaca mevlid kandili olarak anılır.

    Mevlid Kandili ilk defa 13. asırda Erbil Atabeği Muzafferüddin Gökbörü tarafından iki ay süreyle kutlanmaya başlandı. Mevlid Kandili münasebetiyle ilim adamları bir araya gelip ilmi, fikri sohbetler yapıyor, halk sokaklarda mevlidi bir bayram havasında kutluyordu.

    Mevlid törenleri İslâm dünyasında yaygınlık kazanarak günümüze kadar devam etmiştir. Esasen Resûlullah (s.a.v) Efendimizin doğum yıldönümünü kutlama maksadıyla başlayan mevlid töreni giderek, Kadir, Mirac, Regaib ve Berat gecelerinde veya sünnet, evlenme, ölüm, deprem gibi önemli olaylar vesilesiyle yapılmaya başlanmış ve toplumsal geleneğimizde yer alan önemli bir dinî-kültürel öğe olmuştur.

    Mevlid, Türkler ve bütün Müslümanlar arasında köklü bir gelenektir. Her mevlidde okunan Kur'an-ı Kerim, sanki orada bulunan cemaat için bir kere daha nazil oluyormuş gibi gönülleri aydınlatır, ruhları serinletir. turkeyarena. Mevlid, dini ve milli bir terbiye müessesesidir. Sessiz sedasız kendi halinde işleyip duran bir millî birlik mertebesi, zarif ve samimi Türk dindarlığının estetik bir formudur.

    Edebiyatımızda Hz. Peygamber (s.a.v) Efendimizin doğum günü olan bu kutlu günü anlatan birçok eser yazılmıştır. Bunlar içinde Süleyman Çelebi'nin yazdığı mevlid, Osmanlı'dan beri halen ülkemizde değişik vesilelerle coşkuyla, bir ibadet atmosferi içerisinde okunmakta ve dinlenmektedir.

    Peygamberimizin doğum yıldönümlerinde okunan mevlidleri saygı ile dinlemek, O'nun mübarek ruhuna salât ve selâm okumak hiç şüphesiz büyük milletimizin Sevgili Peygamberimize olan engin sevgi ve bağlılığının bir ifadesidir.

    Bununla beraber, O'nun ahlâk ve fazilet dolu hayatını öğrenmek ve kendimize örnek almak başta gelen görevlerimizdendir. Asıl o zaman O'nun sevgisini ve hoşnutluğunu kazanmış oluruz.

    Alemlere rahmet olarak gönderilen sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)'in doğumunun sene-i devriyesinde, bu kutlu günde, gönüllerimizin her zamankinden daha ferah, daha huzurlu, daha mutmain olmasını diliyorum.
     



Sayfayı Paylaş