Mevlid Kandili Şiirleri

Konusu 'Karışık Şiirler' forumundadır ve EjjeNNa tarafından 24 Ocak 2016 başlatılmıştır.

  1. EjjeNNa Administrator


    MEVLİD KANDİLİ. Şiiri

    İçim içime sığmıyor
    Bu gün bayram, bu gün mevlid kandili
    Gözümden yağmur yağmıyor
    Bu gün bayram dostlar, bu gün mevlid kandili

    Bu gün alemlere rahmet doğdu
    Doğdu da cihanı nura boğdu
    Geldi alemin nuru karanlığı kovdu
    Bu gün bayram, bu gün mevlid kandili

    Sen, ben doğmuşuz ne çıkar
    Diğer varlıkların ne hükmü var
    İbrahim Allah’a dost, Muhammed ona yar
    Bu gün bayram dostlar, bu gün mevlid kandili

    Bu gün bayram, çünkü Cuma günüdür
    Bu gün bayram, çünkü dua günüdür
    Bu gün peygamberimin doğum günüdür
    Bu gün bayram dostlar, bu gün mevlid kandili

    Aç elini eyle dua,
    İster suya, ister dağa,
    Onunla erdik mutluluğa
    Bu gün bayram, bu gün mevlid kandili

    Kelimeler mutluluğuma etmiyor kifayet
    Gönülden değil kalemdendir şikayet
    Onunla geldi nur, onunla doğdu İslamiyet
    Bu gün bayram dostlar, bu gün mevlid kandili

    Sözüm bitip sana veda ederken
    Elim açıp Rabbe dua ederken
    “Rabbim beni kavuştur” derken
    Bugün bayram dostum, bu gün mevlid kandili

    İsmail Onay


    Rahmet Peygamberi

    Dünyamızı şereflendirdiğinde,
    Sanki güller açmıştı kainat.

    Müjdeleşiyordu tüm varlık alemi,
    ‘Muhammedü’l-Emin’ doğdu diye…

    Kainat o an eğilmiş bir dal gibi,
    Selamlıyordu varoluş sebebini.

    Ardından aralandı kara bulutlar,
    Bir güneş gibi parladı, islamın nuru.

    Yağmaya başladı sağnak rahmet yağmuru.
    Ne kisralar dayanabildi rahmetine,
    Ne de bin yıllık mecusi ateşi…

    Selamlar olsun sana, Ya Muhammed!
    Selamlar olsun sana, Ya Resulüllah!


    MEVLİD KANDİLİ DUASI


    Bir tek “ol” emri ile, mevcûdâtı var eden
    Sana açtım kolumu, Ya İlâh el Âlemin!
    Dergâhı izzetine, geldi mahçup bu beden
    Sâfi eyle dilimi, Ya İlâh el Âlemin!

    Kâbe-i muazzama, güzel Ravza orada
    Tevhidler yükselirken, mübarek yer Mina’da
    O duâlar aşkına, erdir beni murâda
    Boş çevirme elimi, Ya İlâh el Âlemin!

    Tüm varlık aleminin bayramıdır bu gece
    Arşın ağırlığınca, zâtın zikrimde hece
    Nebî ve ashâbının, hatrına senden rica
    Sana çevir yolumu, Ya İlâh el Âlemin!

    Lütfunla merhamet et, hicran ile yaktırma
    Yatak ömrü verip de, kapılara baktırma
    İmdâdıma sen yetiş, kaptan kaba döktürme
    Garip koyma hâlimi, Ya İlâh el Âlemin!

    Ömrümün hitamında, ol gaflete dalmadan
    Gençlik kıymeti bilip, canı tenden salmadan
    Şefkat peygamberinin, nûru ile dolmadan
    Sen soldurma gülümü, Ya İlâh el Âlemin!

    Asr-ı saadet çağı, yakar beni hem nasıl
    ”Gül devriyle” ulaşsın, huzûra yeni nesil
    Hakîkate giden yol, senin yolundur asıl
    Koru aklı selimi, Ya İlâh el Âlemin!

    Yerdeki karıncanın, sesini duyan Allah
    Teksin iki cihanda, benzerin yoktur vallah
    Dert verip kullarına, çektirme ah ile vah!
    Çiçeklendir dalımı, Ya İlâh el Âlemin!

    Ey rahmeti bol olan, yerin göğün/sâhibi!
    Vatan düşmanlarının, şeytan olsun kâtibi
    Koru/kolla her zaman,o ümmetin hatibi
    Lânetle an zâlimi, Ya İlâh el Âlemin!

    Kanaatsiz insanlar, düşünür bilmem neyi
    İsterim ekmeğimi, bölüşerek yemeyi
    Kelime-i tevhidi, son nefeste demeyi
    Nasip eyle soluma, Ya İlâh el Âlemin!

    Vakti gelen göçecek , bura misâfirhane
    Teneşir paklığıyla, ulaştır tatlı sona
    Bir fâtiha okuyup, müminlerin ruhuna
    Yâd edeyim ölümü, Ya İlâh el Âlemin

    ASİYE ALEV AKBOĞA


    Gülümsüyor


    (Peygamberim gönül erim)
    Güller açar gül yüzünde,
    Hem neşede hem hüzünde,
    Gecesinde gündüzünde,
    Allah için gülümsüyor

    Çağlar öncesi sonrası,
    Adem peygamber tebası,
    Halil ibrahim sofrası,
    Peygambere gülümsüyor.

    Melekler safa girince,
    Yedi kat gök geçilince,
    Ümmet ona verilince,
    Allah için gülümsüyor.

    Ahmet Yazıcıoğlu
     



Sayfayı Paylaş