Mevlananın insan sevgisi ile ilgili sözleri

Konusu 'Dini Sözler' forumundadır ve EmRe tarafından 23 Nisan 2014 başlatılmıştır.

  1. EmRe Well-Known Member


    Hz. Mevlanadan İnsan Sevgisi Üzerine Sözleri

    Ayıpsız dost arayan dostsuz kalır.

    Elbet bizde biliriz lafı en inceden dokundurup, içini acıtmasını Lakin kıyılıyoruz ama, kıyamıyoruz sevdiklerimize işte…

    Gel, gel, ne olursan ol yine gel. İster kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel. Bizim dergahımız, ümitsizlik dergahı değildir. Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel...

    İki şey yıkar insanı; Dostundan gelen ihanet ve Düşmanından gelen merhamet.

    Ayrılık içinde insanın gözünü açıp kapayıncaya kadar geçen zaman yıl gibi gelir.

    Bir işe beraber girdiğin insanlara, O işi kendi işleri olarak benimsetmezsen,O insanlardan hayır bekleme.

    İki parmağını gözünün ucuna koy bir şey görebiliyor musun bu dünyadan sen göremiyorsun diye bu alem yok değildir insan gözden ibarettir aslında, geri kalan cesettir göz ise ancak gerçek dostu görendir insan gözdür, görüştür, gerisi ettir.

    insanın gözü neyi görüyorsa değeri o kadardır.

    insan dediğin gözden görüşten ibarettir. Nasıl bakarsın öyle görürsün.

    insan, içi oyulmadıkça ötmeyen kamışa benzer.

    insana aradığı şeye bakarak değer biçilir.

    insana kimse gözü gibi lalalık edemez.

    Allah kulunun ayıbını az söyle, padişahı hırsızlıkla az kına.

    insanları iyi tanıyın, her insanı fena bilip kötülemeyin, her insanı da iyi bilip övmeyin​.
     



  2. EmRe Well-Known Member

    Mevlana’nın insan sevgisi tarif edilemeyecek kadar büyüktür. Aynı zamanda Mevlana’nın insanlara duyduğu saygı da tarif edilemeyecek kadar derindi: Ayırmadan herkese saygı ve sevgi… Başkaları da bu nezakete karşılık verirler, ona saygı göstermeye uğraşırlardı. Mesela bir topluluğa girdiği zaman kendisine saygı duyarak ayağa kalkarlardı. Mevlana bunu istemezdi. Hele de kendisi için birini oturduğu yerden kaldırdıkları zaman bu hale çok üzülürdü.

    Mevlana’nın insan sevgisi ne güzel bir örnek:

    Mevlana bir gün hamama gitmişti. Soyunup hazırlandı, yıkanma yerine girdi. Girdi, ama girmesiyle çıkması da bir oldu. Tekrar giyindi ve gitmeye hazırlandı.

    Sebebini sordular.

    Dedi ki:

    “Soyunup hamama girmiştim. Tellak beni görünce, bana yer açmak için bir şahsı havuzun başından uzaklaştırdı. Benim yüzümden rahatsız edilen o kişiye karşı utancımdan o kadar terledim ki dayanamayıp dışarı çıktım!”

    Hey koca Mevlana, güzel insan!… Şimdi manevi torunların, birbirinin yerini kapmaya çalışıyor. Gücü yeten bazı zalimler, fukaranın etini ekmeğini bile elinden kapmaya uğraşıyor.

    Sen ise bir havuz başında yer açılmasını bile istemedin kendine. Biz ne yerler açıyoruz kendimize, kul hakkını yiye yiye, eze eze, üze üze, neleri kimlerden kapmaya çabalıyoruz…

    Mevlana’mız! Bizim de biraz efendileşmemiz için himmetini dileriz.
     

Sayfayı Paylaş