Mevlananın Hz. Muhammet ile ilgili sözleri

Konusu 'Dini Sözler' forumundadır ve EmRe tarafından 8 Mayıs 2014 başlatılmıştır.

  1. EmRe Well-Known Member


    Mevlananın Hz.Muhammet (sav) ile ilgili sözler

    Ey dostum, ey dostum, ey başka sığınağa gerek duymayan dostum, ey dilberim, ey gönül bağım olan dostum, ey mahrem ve sığınağım. Ey yeryüzünde bize ay olan, ey gece yarılarında bize seher olan, ey tehlikede bize siper olan, ey şekerler dolu bulutumuz.

    Ruhumda çok güzel yol alıp yer edindin sen, derdime çok güzel ilâçsın sen ey din ve imanım, ey cevherler dolu okyanusum.

    Ey karanlık gecelerin aydınlık ışığı, ey yolunu şaşırmışların yol göstericisi, ey her kafilenin kıblesi, ey kervanımın klavuzu.

    Sen bana Musa'nın Tur'usun, sen bana İsa'nın sıkıntıları giderenisin, hem nurumun nurunun nurusun, hem Ahmed-i Muhtar'ımsın sen

    Mesnevî'de yer alan şu beyitler Hz. Muhammed (SAV) için yazılmış en güzel övgülerden olup hem günümüzde O'na saldıranlar için hem de sevenleri için bir işarettir:

    Bu nedenle Peygamber'e "Ey korkup örtüye bürünen, örtünün altından çık." diye seslenildi.

    Başına örtüyü çekme, yüzünü örtme. Çünkü dünya şaşkın bir cisimdir, sense akılsın.

    İddiacıdan utanıp gizlenme sakın. Çünkü sen, parlayan vahiy mumunu taşıyorsun.

    Haydi, geceleyin kalk. Çünkü sen mumsun ey sultan; geceleyin mum ayakta durur.

    Senin nurun olmadıkça aydınlık gündüzde bile gecedir. Sana sığınmadıkça, aslan tavşana esirdir!

    Ey Mustafa! Bu safa denizinde kaptanlık et! Çünkü sen, ikinci Nuh'sun.

    Her yolda, özellikle deniz yolunda, akıl sahibi bir kılavuz gerekli.

    Kalk da bak yol yorgunu kervana. Bak her bir yanda kaptan olmuş bir guiyabani.

    Zaman'ın Hızır'ı sensin. Her geminin kurtuluşu sendedir. Ruhullah (İsa) gibi yalnız yürüme.

    Bu topluluğun önünde gökyüzündeki ışık gibisin, güneşe benziyorsun. Halktan kopmayı, köşene çekilmeyi bırak.

    Ey peygamber, hidayet, Kaf Dağına benzer, sen iseAnkâsın. İnziva zamanı değil, gir topluma.

    Dolunay, geceleyin yürür göğün zirvesine. Köpeklerin sesinden çekinip bırakmaz yürüyüşünü.

    Kınayanlar, senin dolunayına ve zirveye yürüyüşüne, tıpkı köpekler gibi havlayıp dururlar.

    Bu köpekler, sağırdır "susun" emrine. Senin dolunayına karşı akılsızca havlayıp dururlar.

    Terk etme hastayı, ey şifa. Sağıra kızıp da körü bastonsuz bırakma.

    Sen dememiş miydin, köre yolda yardım eden, Allah'tan yüz sevap ve ecir kazanır, diye?

    Kim körün kırk adım yürümesine yardım ederse, bağışlanmış ve doğru yola ulaşmış olur, dememiş miydin?

    Öyleyse bu fani dünyada, bölük bölük alıp götür körleri. [1]

    Kaynak - Dr. Hasan Almaz
    [1] Mesnevi, IV/1453-74
     



  2. EmRe Well-Known Member

    Mevlânâ’nın eserlerinde geçen şu adlar, vasıflar ve ifadeler de doğrudan Hz. Muhammed (s.a.s.)’in üstünlüğü, güzelliği ve güzel ahlâkı ile ilgili görünmektedir:

    Varlığın özü ve özeti. 1
    Aşk mâdeni. 2
    Kerem denizi. 3
    Mi’râc padişahı. 4
    Padişahlar padişahı, varlıkların ve varolanların sultanı. 5
    Peygamberler padişahı, Peygamberler başı. 6
    Peygamberliğin en yüksek makamina sahip olan... 7
    Âlemin de âdemin de en başı, en büyüğü, en iyisi, insanlarla cinlerin peygamberi,
    İki âlemin güneşi, âlemin rahmeti, Âdemoğullarının övüncü. 8
    Lûtuf sahibi Peygamber...
    Ahmed-i Muhtâr, seçilmiş Peygamber... 9
    Şeriat ıssı (sahibi), peygamberlerin ulusu, gökyüzünün, yeryüzünün ışığı, Allah elçisi 10
    Zamanının şaşılacak serveri, hidayet ve takva imamı, bütün zamanların hayranlık ve hayret duyduğu hidayet ve takva imamı
    Âlemin güneşi, Âdemoğullarının rahmeti...” 11
    Âlemin tercümanı, Arab'ın, Acemin en fasîhi. 12
    İyi işlerde imam olan; keremlere, kerâmetlere düzen veren... 13
    Bütün dünyadakilerin yurdunda konakladığı (ikram sahibi bir) padişah... 14
    “Kıyâmet şefaatçisi, kâinatın Peygamberi, var olanların en ulusu, en iyisi...” 15
    Varlık içinde naziri (benzeri) olmayan, 16
    İlim ve kerem madeni, 17
    Özü-sözü doğru olan... 18
    Sefa denizi. 19
    Mevlânâ’nın belirtmesine göre, insanlar güzel ahlâkı ve arılığı “İki dünyada da darda kalanların yardımına koşan, insanların övüncü ve kâinatın hayırlısı Mustafa’’dan öğrenmişlerdir. 20 Onun iç elbisesi, nur gibidir, dış elbisesi ise en güzel huylardan oluşmuştur. 21

    Kaynaklar:
    1. (Varlığın hülâsası, vücudun zübdesi) Mesnevî, 1/164, b. 2060.
    2. Dîvân, 5/145, b. 1681.
    3. Mesnevî, 2/219, b. 2854.
    4. Dîvân, 5/118, b. 1351.
    5. Mecâlis, s. 11, Meclis: I; Mesnevî, 4/168, b. 2081-2082.
    6. Mesnevî, 4/269, b. 3358; 1/58, b. 727.
    7. Mektuplar, s. 2, Mektup: I.
    8. Mecâlis, s. 79, Meclis: V; Dîvân, 4/52, b. 430.
    9. Dîvân, 5/145, b. 1681; Mecâlis, s. 56, Meclis: III.
    10. Mecâlis, s. 55, Meclis: III.
    11. Mecâlis, s. 78, Meclis: V; s. 92, Meclis: VII.
    12. Mecâlis, s. 11, Meclis: I.
    13. Mektuplar, s. 17, Mektup: VI.
    14. Mesnevî, 5/10, b. 65.
    15. Mecâlis, s. 80, Meclis: V.
    16. Mesnevî, 2/170, b. 2213.
    17. Mecâlis, s. 11, Meclis: I.
    18. Mecâlis, s. 68, Meclis: IV.
    19. Mesnevî, 1/58, b. 727.
    20. Dîvân, 4/268, b. 2579.
    21. Dîvân, 5/466, b. 6385. Mevlânâ’ya göre Hz. Peygamber'in (s.a.s.) uzuvları görünürde sıradan insanlarınkinin, aynı olmasına rağmen, batınî yönden oldukça farklıdır: O'nun eli mübarektir, burnu hassastır, kulağı sözlerin iç yüzünü duyar; gözü yaşlıdır ve sonu görür, hayatın içindeki gizli bağı görür. Onun için, onun ışığına kavuşanlar yoksulluk şehrinin zebunu olmaktan kurtulurlar. (Gürer, Dilâver, “Mesnevî’de Hz. Peygamber (s)”, Aşina, Yıl: IX, Sayı: 25, Ankara 2007, s.51-52)
     

Sayfayı Paylaş