Mevlana Şiirli Sözleri

Konusu 'Dini Sözler' forumundadır ve EmRe tarafından 10 Haziran 2014 başlatılmıştır.

  1. EmRe Well-Known Member


    Hz. Mevlana'nın Şiirli Sözleri

    Allahım bu vuslatı hicran etme


    Allahım bu vuslatı hicran etme
    Aşkın sarhoşlarını nalan etme

    Sevgi bahçesini yemyeşil bırak
    Bu mestlere bahçelere kasdetme

    Dalı yaprağı vurma hazan gibi
    Halkını başı dönmüş zelil etme

    Kuşunun yuvasının ağacını
    Yıkma da kuşlarını perran etme

    Kumunu ve mumunu karıştırma
    Düşmanları kör et de şadan etme

    Hırsızlar aydınlığın düşmanıdır
    Onların işlerini asan etme

    İkbal kıblesi yalnız bu halkadır
    Umut kabesin öyle viran etme

    Bu çadır iplerini öyle katma
    Çadır senindir eya sultan etme

    Yok dünyada hicrandan daha acı
    Ne istiyorsan et de onu etme
     



  2. EmRe Well-Known Member

    Bahar

    Sevgili tutmuş yularımdan beni,
    develer gibi habire çeker.
    Esrik devesini böyle nereye götürür,
    böyle hangi katara?

    Hem canımı çiğnedi benim o,
    hem bedenimi çiğnedi.
    Gönlümü bağladı benim o,
    kırdı şişemi.

    Ne iş yaptırmaya götürür, bilmem,
    nereye götürür beni.

    Sevgili takar beni oltasına,
    atar karaya balık gibi.
    Sevgili kurar gönlüme bir tuzak,
    avcıdan yana çeker sürür beni.

    Bakarım tabiat başlar büyük işine:
    Bulutlar gelir uzaktan
    katar katar, küme küme.
    Bulutlar sular ovaları.
    Bulutlar yürür dağlara doğru.
    Uyanır açar gözlerini yeryüzü.
    Gökler çalar davulunu.
    Dalların gönlüne çeker gülün özü
    en güzel kokusunu baharın.
    Tohumun gönlü başlar vermeye tohum.
    Ağaç durmadan söyler, döker içini.
     
  3. EmRe Well-Known Member

    Başka Yarınlar

    Bugün yüzünde bir başka güzellik var senin,
    bugün dudağında başka bir tad var,
    boyunda başka bir yücelik.
    Bugün kırmızı gülün bir başka daldan.

    Ayın gökyüzüne bugün sığmamış.
    Göklere benzeyen göğsün bugün daha geniş.
    Hangi yanından kalktın bu sabah, söyle,
    bir başka kavga var dünyada senin yüzünden,
    dünyada bir başka gidiş

    Biz senin gözlerinden gördük
    arslanlara meydan okuyan o ceylanı,
    Başka bir ovası var o ceylanın bugün
    iki cihandan da dışarı

    Seven insanın ayağı mı yok,
    işte ona ölümsüzlük kapandı.
    Yukarlarda onunla uçar gider.

    Gözlerinin denizinde onu arama.
    Oinci bir başka denizde.

    Bakarsın bugün sever bu yürek,
    yarın sevilir bakarsın.

    Yüreğimin özünde başka yarınlar var.
     
  4. EmRe Well-Known Member

    Ben Bende Değil

    Ben bende değil, sende de hem sen, hem ben,
    Ben hem benimim, hem de senin, sen de benim,
    Bir öyle garip hale bugün geldim ki
    Sen benmisin, bilmiyorum, ben mi senim.

    Bir Gececik

    Bir gececik uyuma, ne olur.
    Ayrılık kapısını çalma bir gececik.
    Bir gececik dostların gönlü olsun,
    ne olur sabahı et bir gececik.

    Bir gececik gözlerimiz seninle aydın olsun,
    kör olsun şeytan bir gececik.
    Dünyayı güzel kokular sarsın bütün.
    Karanlıklardan ışıklar aksın ovalara.
    Sofrandakiler dirilsin bir gececik.

    Bir gececik uyuma, ne olur.
    Ayrılık kapısını çalma bir gececik.
    Bir gececik ata bin, meydana gel.
    Gönüller bir gececik rahat olsun,
    göğüsler meydana dönsün bir gececik.

    Yeniler giyinelim biz kulların.
    Musa gibi sen bir sopa al eline.
    Sopa bir anda elinde yılan olsun.
    Süleyman gibi sen karıncaların yanına var.
    Karıncalar bir anda birer Süleyman olsun.

    Ne olur, bir gececik kapısını çalma ayrılığın.
     
  5. EmRe Well-Known Member

    Kendi Kendine

    Kişinin kendine ettiğini
    Edemez kişiye hiçbir fani
    Bu kahpe hırsı.ne kıskanç kini,ne şarap
    Nede haşhaş edemez..
    Kişinin kendine ettiğini Tayfun, boran
    Dağ , taş edemez.

    Kişinin kendine ettiğini
    Edemez Kişiye hiçbir fani
    tutmassa gerçek dost elini
    kendi kendiyle baş edemez.
    Kişinin kendine ettiğini
    Sarhoş edemez,ayaş edemez
    Mezar soyan nebbaş edemez..
     
  6. EmRe Well-Known Member

    Selam Tebriz'e

    kulağını ver, dinle,
    bak asesbaşı ne diyor:
    bu mahallede bizden bir gönül eri kayboldu, diyor,
    derken ansızın biri yolda izini buldu, diyor.
    Belirtilerini görün işte, diyor.

    Ne zamandır onu aradık, yandık yakıldık.
    Ne zamandır onu arayanlar her yanda dövündüler.
    Ne üst kodular, ne baş.

    Aşıkların kanı hiç eskimiyor, unutulmuyor.
    Aşıkların kanı nasılsa hep öyle kalıyor.
    Hep öyle taze, sıcak.

    Bu eski bir kan davasıdır deme sakın
    Atma kulağının arkasına sen şu lafı:
    Kan bir kere eskidi mi kararır, kurur ama,
    aşıkların kanı durmayacak, gönüllerinden biteviye akacak.

    Bu bucağa sığınan senin bakışındır.
    O büyük sağrağı sunan senin nerkis gözlerin.
    Sarhoşa gelen de onlar, gönüller çalan da ınlar,
    adamı canevinden vuran da onlar.
     
  7. EmRe Well-Known Member

    Var Olanlar Geliyor

    Sarhoşlar göründü.
    Şaraba tapanlar bir bir gelmeye başladılar.
    Güzeller nazlı nazlı yollara düştü.
    Salına salına gül bahçesinden gül yanaklılar geliyor.

    Bir anda hem var olan, hem yok olan,
    bir anda değişen, yenilenen şu dünyadan
    yoklar bir bir çekip gittiler.
    Var olanlar geliyor.

    Eteklerini altınla doldurmuşlar.
    Som altın kesilmişler.
    Darda olanlara verecekler.

    Hastalar, yorgunlar, arıklar
    iyileşmişler, kanlanmışlar, canlanmışlar,
    aşk yaylâsından geliyorlar.

    İyi insanların şarkıları
    ta yukarlardan aşağılara
    güneşin ışıkları gibi iniyor.
    İyi insanlar yağmur demiyor, kar demiyor,
    ortalık kış kıyamet,
    kolları sıvamışlar,
    taze taze meyveleri yetiştiriyorlar.

    Ben sustum.
    Sofra kuruldu.
    Onlar bir gül bahçesinden yola çıktı,
    bir gül bahçesine doğru.
     
  8. EmRe Well-Known Member

    Verdim Canımı Gitti

    Nerde bir topluluk görürsen, tellal,
    hiç durma, bağır:
    Kaçan bir kul gördünüz mü ey insanlar, de,
    tertemiz kokan bir kul gördünüz mü,
    ay parçası bir yüzü var,
    baştanbaşa fitne.

    Savaş vakti tez gider, de , tellal,
    barış vakti uysal olur, de.

    Nerde bir topluluk görürsen, tellal,
    hiç durma, bağır:
    İnce boylu, güler yüzlü, tatlı sözlü,
    tez canlı, çevik bir kul gördünüz mü?
    Sırtında bir al kaftan taşıyor.

    Kucağında bir rebap, elinde bir yay var, de , tellal,
    Çaldığı hep güzel, hep sıcak havalar, de.

    Nerede bir topluluk görürsen, tellal,
    hiç durma, bağır:
    Onun bağından bir meyva devşiren var mı ey insanlar, de,
    onun gül bahçesinden bir demet gül deren var mı?

    İş ki çıksın bir habercik getirsin biri ondan bana, tellal
    çıksın biri ondan bana bir şeyler desin iş ki,
    söyle, verdim canımı ona gitti, telal,
    verdim ona gitti.
     
  9. EmRe Well-Known Member

    Yerli Yerli Yerli Yerli

    Şiire Yorum Yapın
    Yine gel sen dinle benden
    Yerli yerli yerli yerli
    Hep Çalarım ten ten tenen
    Yerli yerli yerli yerli

    Yerla ve yerlem yerlela
    Yerla ve terlem terlela
    Bir söz söyle sessiz durma
    Yerli yerli yerli yerli

    İçki sunan sun içkiyi
    Çalgı çalan çal şu neyi
    Söyle telala talela
    Yerli yerli yerli yerli

    Ten ten tenen ten ten tenen
    Söylenirsin kuş gibi sen
    Uveys gibi ender Karen
    Yerli yerli yerli yerli

    Şems gibi kendini sustur
    Git kinden kibirden kurtul
    Şems-i Tebrizi'yle otur
    Yerli yerli yerli yerli
     

Sayfayı Paylaş