Metal Fırtına

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve RüzGaR tarafından 22 Ekim 2007 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    TurkeyArena

    ÖZET:

    Karanlık doğanın örtüsü haline gelmişti sessizliğin içinde böcek çığırtıları bile duyulmuyordu..
    Bu donmuş an önce hafif bir titreşimle bozuldu.On iki askerden oluşan öncü gözetme timinin başındaki Üst Teğmen Alper en önde hızla aşağıya doğru koşuyordu.Çok büyük bir askeri birimin karargah merkezine bakan bir tepeden gözlem yapmışlardı.
    Askerlerin sessizliğe alışmış kulakları derinden gelen sesin varlığını algıladı bu bir bu bir helikopter sesiydi.
    Yine helikopter sesleri gelmeye başlamıştı bu sefer sesler birden çoktu aniden irkildi Üsteğmen .Serdar G3 ünü alarak helikopterlere ateş açmaya başlamıştı üsteğmen de silahına sarılıp ateşlemeye başladı ve biraz sonra sesler kesildi ve oradan ayrıldılar.
    Harekete geçen zırhlılarsa çok uzakta amerikan JSTAR gözetleme uçakları tarafından anında tespit edilmişti.
    En baştaki zırhlıda Binbaşı Haşim ERALP vardı.Telsizden emir verdi zırhlılar harekete geçti bombardıman başlamıştı siperlerin üstünden hızla geçtiler.
    Daha sonra karşıdan düz bir ışık gibi görülen bomba içinde Binbaşı nın bulunduğu zırhlıya çarptı ve onu paramparça yapmıştı.,
    Başbakan içindeki sızıyı bastırmaya çalışarak “Binler cemi paşam Allah aşkına söyleyin” diyerek sordu.
    “Zırhlı tugayımıza saldırı düzenlendi tankların neredeyse hepsi gitti” diye cevap verdi.
    Günler geçmişti artık Genel Kurmay Harekat Merkezi ana baba günüydü.
    ABD Savunma Başkanı “Donalt Rumsfeld” bakan la konuşmak istiyordu derken kapıda Genelkurmay Başkanı “Howord Strike” göründü.Yüzünde karanlık bir ifade vardı.
    “Sayın Başkan; şu an itibariyle Metal Fırtına operasyonu başlamış bulunuyor” dedi.

    Ve Büyük Savaş Başlamıştı

    Iraktan başlayarak ülkemize girmişlerdi yavaş yavaş tüm şehirlerimizi etkileri altına almışlardı başkentimiz olan Ankara’ya kadar ulaşmışlardı Anıtkabiri bombalamışlardır.

    İstanbul’a kadar ulaştılar…

    Ersin sıska bir çocuktu yaşı yirmi üç olmasına r1ağmen son dört yıldır hiç dışarı çıkmıyordu kendisinin bir karabasanın içinde olduğunu zannediyordu.Kendilerini korumak için girdikleri boduruma kadar geliyordu silah sesleri ersinin beyni patlayacakmış gibi oluyordu.Ya bir şeyler yapacaktı yada kendi kendisini yok edecek yada bir girdabın içine atacaktı kendisini.

    82. hava indirme tümeni komutanı Tümgeneral Josep Reed savaş kıyafetlerini giymişti.Helikopterler çalışmıştı pervane seslerinden başka bir ses duyulmuyordu.Askerlere helikopterlere binme emrini verdi tam tamına yüz elli dört helikopter vardı komutanda kendisi için ayrılmış helikoptere binip yola çıktılar.

    İstanbul’a ulaşmışlardı helikopterler boğaz köprüsünü ortadan vurarak Asya ve Avrupa’yı ayrıldılar ve sonunda İstanbullu ele geçirdiler…
     



Sayfayı Paylaş