Menteşeli Türküsünün Hikayesi

Konusu 'Türküler ve Hikayeleri' forumundadır ve Emel tarafından 20 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. Emel Well-Known Member


    Menteşeli Türküsünün Öyküsü Hikayesi
    Kısaca Menteşeli Türküsünün Hikayesi Sözleri ve Yöresi

    Halk müziği açısından büyük bir olgunluk örneği olan Menteşeli Türküsü: Kocasını oğlunu ve damadını seferberlik yıllarında Yemen'e gönderen;Fatma ananın yakmış olduğu içli bir ağıttır.

    Mengene yöresinde mutlu bir hayatları vardır Menteşeli ailesinin. Bir gün gelir erler seferberlik dolayısıyla askere çağrılır. Fatma ana kocasını oğlunu ve damadını büyük bir yüreklilikle uğurlar. Kendisi kızı ve gelini ve beş altı torunuyla kalakalır.

    Bunlara kendisi bakar kendisi yedirir kendisi içirir. O yıl Konya'da büyük bir kış olur ki yıllardır görülmemiş bir kış. Kurtlar şehre üşüşür. Bu zorlu kış pek çok ana baba ve çocuğu kara toprağa çekmiş. Bu dar günlerde Fatma ana büyük bir fedakarlık yapmış. Yememiş yedirmiş. Giymemiş giydirmiş. Günlerden bir günde gidenlerin dönüşünü bile göremeden de bu dünyadan ayrılıp kara toprağın bağrına gitmiş.


    Menteşeli menteşeli
    Del oldum derde düşeli
    Üç gün oldu yar gideli
    Tükenmez derdim yalınız,yalınız

    Lorostan bir bulut ağdı
    Sulu sepken karlarda yağdı
    Yolcularım hanlarda kaldı
    Kaldım evlerde yalınız, yalınız.

    Derviş olsam giysem hırka
    Kimsem yok'ki verse arka
    Götürdüler şamdar şarka
    Kaldım çöllerde yalınız yalınız.
     



Sayfayı Paylaş