Mehmet Akif Ersoyun Hayatı ve Şiirleri

Konusu 'Türkçe-Edebiyat' forumundadır ve RüzGaR tarafından 15 Aralık 2009 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Mehmet Akif Ersoyun Hayatı ve Şiirleri
    İstiklâl Marşı şairi. Asıl adı Mehmet Ragif olan Mehmet Akif 1873 yılında İstanbul’da doğdu. Annesi Emine Şerife Hanım, babası Temiz Tahir Efendidir. İlk tahsiline Emir Buhâri Mahalle Mektebinde başladı. İlk ve orta öğrenimden sonra Mülkiye Mektebine devam etti. Babasının vefatı ve evlerinin yanması üzerine mülkiyeyi bırakıp Baytar Mektebini birincilikle bitirdi. Tahsil hayâtı boyunca yabancı dil derslerine ilgi duydu. Fransızca ve Farsça öğrendi. Babasından Arapça dersleri aldı.

    Zirâat nezâretinde baytar olarak vazife aldı. Üç dört sene Rumeli, Anadolu ve Arabistan’da bulaşıcı hayvan hastalıkları tedâvisi için bir hayli dolaştı. Bu müddet zarfında halkla temasta bulundu. Âkif’in memuriyet hayatı 1893 yılında başlar ve 1913 târihine kadar devam eder.

    Memuriyetinin yanında Ziraat Mektebinde ve Dârulfünûn’da edebiyat dersleri vermiştir.

    1893 senesinde Tophâne-i Âmire veznedârı M. Emin Beyin kızı İsmet Hanımla evlendi.

    Âkif okulda öğrendikleriyle yetinmeyerek, dışarda kendi kendini yetiştirerek tahsilini tamamlamaya, bilgisini genişletmeye çalıştı. Memuriyet hayatına başladıktan sonra öğretmenlik yaparak ve şiir yazarak edebiyat sâhasındaki çalışmalarına devam etti. Fakat onun neşriyat âlemine girişi daha fazla 1908′de İkinci Meşrutiyetin îlânıyla başlar. Bu târihten itibaren şiirlerini Sırât-ı Müstakîm’de yayınlanır.

    1920 târihinde Burdur Mebusu olarak Birinci Büyük Millet Meclisine seçildi. 17 Şubat 1921 günü İstiklâl Marşı’nı yazdı. Meclis 12 Martta bu marşı kabul etti.

    1926 yılından îtibâren Mısır Üniversitesinde Türkçe dersleri verdi. Derslerden döndükce Kur’ân-ı kerîm tercümesiyle de meşgul oluyordu, fakat bu sırada siroza tutuldu. Önceleri hastalığının ehemmiyetini anlayamadı ve hava değişimiyle geçeceğini zannetti. Lübnan’a gitti. Ağustos 1936′da Antakya’ya geldi. Mısır’a hasta olarak döndü.

    Hastalık onu harâb etmiş, bir deri bir kemik bırakmıştı. İstanbul’a geldi. Hastanede yattı, tedâvi gördü. Fakat hastalığın önüne geçilemedi. 27 Aralık 1936 târihinde vefat etti. Kabri Edirnekapı Mezarlığındadır.turkeyarena.com

    Mehmed Âkif milletini ve dînini seven, insanlara karşı merhametli bir mizaca sâhip, şâir tabiatının heyecanlarıyla dalgalanan, edebî bakımdan kıymetli şiirlerin yazarı meşhur bir Türk şâiridir. İstiklâl Marşı şâiri olması bakımından da “Millî Şâir” ismini almıştır.

    Şairin en büyük eseri Safahat genel adı altında toplanan şiirleri şu 7 kitaptan oluşmuştur:

    1.Kitap: Safahat (1911)

    2.Kitap: Süleymaniye Kürsüsünde (1912)

    3. Kitap: Hakkın Sesleri (1913)

    4. Kitap: Fatih Kürsüsünde (1914)

    5. Kitap: Hatıralar (1917)

    6. Kitap: Asım (1924)

    7. Kitap: Gölgeler (1933).

    Şiirleri

    ÂTİYİ KARANLIK GÖREREK AZMİ BIRAKMAK…

    AYRILIK HİSSİ NASIL GİRDİ SİZİN BEYNİNİZE?

    BAYRAM

    BİR GECE

    BİRLİK

    BİRLİK BAĞI

    BÜLBÜL

    ÇANAKKALE ŞEHİDLERİNE

    CANAN YURDU

    CENK MARŞI

    DURMAYALIM

    EDİRNE

    EY YOLCU

    FATİH CAMİİ

    FATİH KÜRSÜSÜ’NDEN

    GİTME EY YOLCU

    HASTA

    HÜRRİYET

    HÜSRAN

    ISTİGRÂK

    İSTİKLAL MARŞI

    KOCA KARI İLE ÖMER

    KORKMA

    KOSOVA

    MAHALLE KAHVESİ

    MEYHANE

    MÜSLÜMANLIK NERDE

    NECİD ÇÖLLERİNDE

    OĞLUM, BU TEMENNİ NEYE BENZER, BANA BAK:

    OLMAZ YA… TABİİ…

    RESİM İÇİN

    RESSAM HAKLI

    SABAH İSKAMBİL ATAR KAHVEDE, AKŞAM DOMİNE…

    SÜLEYMANİYE KÜRSÜSÜNDEN

    ŞARK

    ÜMİDİN HER ZAMAN HAİB

    UYAN

    YA RAB BU UĞURSUZ GECENİN YOK MU SABAHI?

    ZULMÜ ALKIŞLAYAMAM
     



  2. SeçiL Well-Known Member

    aradığımı kolayca bulabiliyorum muhteşem bir site herkese tavsiye ediyorum
     

Sayfayı Paylaş