Mehmed Hasîb Dürrî

Konusu 'Peygamber Efendimiz(SAV)' forumundadır ve OrKuN tarafından 21 Şubat 2008 başlatılmıştır.

  1. OrKuN Well-Known Member


    Mehmed Hasîb Dürrî


    Gâziantep velîlerinden. 1848 (H. 1264) senesinde Anteb'in Karacaoğlan mahallesinde doğdu. Babası, Şam ve Mısır'da ilim tahsîl etmiş âlim bir zât olan Hacı Hâfız Ahmed Efendidir. İlim ehli bir âilenin çocuğu olarak dünyâya gelen Hasib Dürrî, küçük yaşta ilim tahsîline başladı. İyi bir medrese tahsîli gördü. Arapça ve Farsçayı çok iyi öğrendi. Şuaybzâde Ali Âkif Efendinin feyzli sohbetlerine katılarak ona talebe oldu. Ali Âkif Efendinin hoca silsilesi Abdullah-ı Dehlevî hazretlerine ulaşır.

    Hasîb Dürrî Efendinin ikisi matbû olmak üzere üç eseri vardır. Bunlardan Tecvîd-i Dürrî matbû değildir. Bu eser akıcı bir dille tecvid kâidelerini anlatmaktadır. İkinci eseri Zübdet-ül-Ferâiz olup, İslâm hukûkunda mîrâs taksimini anlatır. İstanbul'da basılmış olan eserin bir özelliği de yarısı manzum, yarısı nesir olmasıdır. Son eseri ise Âteş-i Sûzân'dır ve şiir risâlesidir.

    Hasîb Dürrî, hayâtının sonlarına doğru yakalandığı kemik vereminden kurtulamayarak 1913 (H.1332) senesinde vefât etti. Kabri Gâziantep'tedir.

    Hasîb Dürrî, şiirle sık sık Abdülhamîd Hanı medhederdi. Bu şiirlerinden birisi şöyledir:

    Şâh-ı cihânbân Abdülhamîd Han
    Rûy-ı zemini kıldı gülistân
    Soyulmuştu güller bâd-ı hazândan
    Olmuştu sümbül gâyet perişân


    Ezhâr-ı gülşen hep tâzelendi
    Oldu zamânı mânend-i nisan
    Bağı cihâna geldi taravet
    Her sebze oldu bir verd-i handân


    Her millet ister anın bakâsın
    Her fırka olmuş lütfuyla şâdân
    Kadr-i maârif buldu terakkî
    Baş tâcı oldu erbâb-ı irfân


    Mektepler açtı her memlekette
    Cümle fünûnu öğrendi sıbyân
    Sorsam felekten görmüş mü eyâ
    Âlemde böyle bir şâh-ı zîşân


    Mehmed Hasîb Dürrî'nin tasavvuf esaslarından bahseden şiirlerinden biri:

    Tarik-i Nakşibendde şart-ı evvel terk-i bid'attır
    İkinci, îtikâd-ı ehl-i sünnet ve'l cemâattir
    Üçüncü gaflet ile ettiği cürme edip tevbe
    Maâsî semtine gitmem deyü azm ile niyyettir.
    Düşerse kalbine bir katre nâgeh çirk-i isyândan
    Anın sabunu istiğfârdır, âbı inâbettir.
    Azimet râhını derpiş edip her bir umûrunda
    Güzel ahlâk ile her dem tahallük istikâmettir
    Bu ilmin haddi terk-ı mâsivâ, hem hubb-ı fillahdır


    1) Gâziantep Evliyâları
     



Sayfayı Paylaş