Matematik Olguculuk -Mekanikçi Gerekircilik

Konusu 'Felsefe' forumundadır ve EjjeNNa tarafından 25 Eylül 2007 başlatılmıştır.

  1. EjjeNNa Administrator


    Matematik Olguculuk
    Yeni-olguculuğun bir kolu. Özellikle toplumbilim alanında doğabilim kavramlarını kullanarak burjuva toplumbilimini geliştirmeye çalışan matematik olgucular, toplumbilimsel çözümlemeleri matematiksel çözümlemeye indirgemişlerdir. Bu akım S. Dodd, N. Roschevski, Raymond Aron, G. Lundberg, F. Chepin, G. Zipf vb. gibi toplumbilimcilerce izlenmektedir.

    Örneğin Fransız toplumbilimcisi Raymond Aron şöyle der: "Doğabilim yöntemi bütün alanlarda başarılı sonuçlar elde ettiğine göre, akıllı insanların, toplumsal olguların çözümlenmesinde de bu yöntemin başarıya ulaşacağına hiç bir şüpheleri bulunmaması gerekir". Buna göre örneğin Amerikan toplumbilimcisi Dodd, toplumsal durumu şöylesine matematik bir formülle saptar: D (Toplumsal durum) — Z (Yaş, çalışma süresi, bir tezgahtan ötekine geçiş süresi vb. gibi zaman olarak dile getirilebilen her şey): U (Coğrafyasal uzay, evle işyeri arasındaki uzaklık, göç vb. gibi uzayla dile getirilebilen her şey): N (Nüfus): I (İnsanların ve çevrelerinin ıralan). Matematik olguculara göre doğa yasalarının dışında hiç bir yasa yoktur, bundan ötürü de ayrıca toplumsal gelişme yasaları olamaz.

    Amerikan toplumbilimcisi Roschevski, toplumbilimin henüz bilimselliköncesi bir dönemde bulunduğunu, çünkü yetkin bilim fiziğin yasalarını henüz uygulayamadığını ileri sürmektedir. Bundan başka matematik olgucular, toplumsal olguların nitel yanını görmezlikten gelerek sadece nicel yanıyla uğraşırlar. Genellikle toplumsal davranışı koşullayan maddesel etmenleri de yok sayarlar.

    Mekanikçi Gerekircilik
    Her türlü nedeni mekanik nedene indirgeyen ve rastlantıyı nedensizlik sayarak yadsıyan gerekircilik anlayışı. Bilimin temeli olan gerekircilik, XVIII. ve XIX. yüzyıllarda, fizikçi Newton'un mekaniğinden etkilenerek mekanikçi bir anlayışa yönelmiştir.

    Gerekirciliğe göre her olgunun bir nedeni vardır, mekanikçi gerekirciliğe göreyse bu neden mekaniktir ve birbirinden bağımsız bir neden-sonuç zinciri halinde sürekli olarak tekrarlanır. Aynı nedenler aynı sonuçları doğururlar, kendi nedeniyle belirlenen sonuç da kendi nedeniyle aynılaşır ve kendisiyle aynı olan yeni bir sonuç meydana getirir. Bu demektir ki gelişme (evrim) ve sıçrama (devrim) olanaksızdır.

    Diyalektik özden yoksun bulunan bu metafizik gerekircilik anlayışı rastlantıyı da yadsımakla, örneğin mikrofizikte gerçekleşen, birçok olayları açıklayamaz bir duruma düşmüştür. Oysa mekanik nedenden başka birçok nedenler vardır, neden sonucu etkilediği gibi sonuç da nedeni etkiler, rastlantı nedensizlik değildir ve bilimseldir, değişmeler sıçramalarla gerçekleşir ve gelişimseldir. Dinamik yasalara göre, ki mekaniğin temel yasalarıdır, belli bir durum belli ve zorunlu durumlar zincirini meydana getirir ve belli bir durum bilinince bu durumun meydana getireceği daha sonraki durumlar bilinebilir.

    Bu temelden yola çıkan Laplace, ki mekanikçi gerekirciliğe Laplace'cı gerekircilik de denir, belli bir durumun bütün ayrıntılarını saptayıp hesaplayabilecek üstün "bir zeka varolabilseydi geleceğin bütün olayları önceden bilinebilirdi, der. Bu anlayış bilimsel gerekirciliği papazca bir kaderciliğe düşürmüştür. Bununla beraber mekanikçi gerekircilik belli sınırlar içinde ve dış etkilere önemli ölçüde bağlı bulunmayan alanlarda —çünkü dış etkilere tümüyle kapalı hiç bir sistem yoktur— geçerli ve yararlı olmuş, güneşin ve gezegenlerin durumlarını önceden hesaplamakta ve makineler yapımında başarıyla kullanılmıştır.

    Ne var ki biyolojik, fizyolojik, ruhbilimsel ve toplumsal süreçleri açıklamaya yetmemiştir. Bu yetersizlik, mikrofizikte rastlantının çok önemli bir rolü bulunduğunun meydana çıkmasıyla büsbütün belirmiştir. Kuanta mekaniği, mikrofizikte, rastlantının da zorunluluk kadar Önemli bir rol oynadığını tanıtlamıştır. Özdeğin, eski fiziğin sandığı gibi yeknesak olmadığı ve sonsuz bir çeşitlilik içinde bulunduğu anlaşılmıştır. Olguları, olayları ve süreçleri daha geniş bir karşılıklı etki ilişkisi içinde ele almak gerektiği açık seçik ortaya çıkmıştır.

    Tüm fiziksel olayların uzay ve zamanda yer değiştirme (Mekanik devim)'yle açıklanamadığı görülmüştür. Hele yaşambilimde örgensel olayların (canlı varlıkların) mekanik yasalarla hiç bir ilgisi bulunmadığı ortaya konmuştur. Bütün bunlardan çıkan sonuç, mekanikçi gerekirciliğin iki büyük yanılgıyla yüklü olduğudur; 1. Bütün nedenleri mekanik nedenlere indirgemek, 2. Olayların nesnelliğini görememek ve nedensizlikle özdeşleştirdiği rastlantıyı yadsımak. Mekanikçi gerekircilerin başında Büchner, Vogt, Haeckel, Cabanis, Huxley, Moleschotte gibi düşünürler gelir.
     



Sayfayı Paylaş