Marmara Bölgesinde Çıkarılan Madenler

Konusu 'Coğrafya' forumundadır ve RüzGaR tarafından 30 Haziran 2010 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Marmara Bölgesinde Çıkarılan Madenler
    Ülkemizin en önemli bölgelerinden biri olan, geçiş özelliği de taşıyan Marmara Bölgesi’nde pek çok yeraltı kaynağı bulunmaktadır. Bunların bir kısmı rezerv bakımından oldukça zengindir. Bir kısmı da yeterince önemli değildir. Ancak yine de Marmara Bölgesi için yeraltı kaynaklarında çeşitlilik olduğunu söyleyebiliriz. Bunların önemli olanları hakkında bilgi verecek olursak;

    VOLFRAM:
    Molibdene benzer. Madenlerin büyük hızla işlenmesinde kesici takım olarak kullanılan çok sert bir maddedir. Tungsten denilen bir madenin ve elektronik cihazlarda ve kimyasallarda kullanılır. Bursa’da Uludağ’da çıkarılır.
    Bursa Uludağ Volfram Madeni Türkiye’nin kuzeybatısındaki Bursa ili merkezinin güneydoğusunda ve 2487m yükseltili Uludağ batı zirvesinin 600m kadar kuzey doğusunda bulunmaktadır.

    Tarihçesi:
    1950- M.T.A. Enstitüsü tarafından ilk defa tespit edilen mostra bölgesinde arama ve değerlendirme çalışmalarına başlandı.
    1954- Yapılan çalışmalardan elde edilen ve verilere dayanılarak yatağın jeolojisi, mineralojisi, tenör ve rezervi hakkında raporlar yazıldı, ilk fizibilite ve işletme projesi hazırlandı.
    1961- Maden sahasının ruhsatı M.T.A. Enstitüsünden Etibank’a devredildi.
    1966-Etibank tarafından M.T.A. Enstitüsünün çalışmalarına ek olarak yüzey sondajları yapıldı.
    1968-Maden yatağının işletilmesine karar verilerek hazırlık galerilerinin açılmasına başlandı. Bir Alman firmasıyla çalışılmaya başlandı.
    1973- Aynı firma denetiminde konsantratörün montajı yapıldı.
    1977- Yine aynı firmanın denetiminde konsantratörün yaş ve kuru devrelerinin deneme çalışmalarına başlandı.
    1977-Ekim-Daha önce yabancı firmalarla işbirliği halinde yapılan çalışmalardan olumlu sonuç alınamaması üzerine; başka bir Alman firmasıyla ile antlaşma yapılarak gerek konsantratörde gerekse madende birlikte çalışmaya başlandı.
    1978-Ağustos tarihinden itibaren yeni bir organizasyon ile işlerin tümünün kendi elemanları tarafından yürütülmesine karar verilerek; madende kazı yöntemi değiştirildi. Konsantratörde yeni makine seçimleri yapılarak monte edildi ve önemli sayılacak aşamalar yapıldı.

    Jeoloji:
    Uludağ Massifi Türkiye’nin en eski massiflerinden biridir. Massifin çatısını, Granitik ve ultrabazik intruzyonlarla beslenmiş kristalin şistler ile bunların etrafında fliş karakterinde ve üst kısımları permien kireç taşları içeren kenar tormasyonları oluşturur. Massifin yapı elemanları şöyle sıralanabilir;

    1- Kristalin şistleri
    2- Metamorfik olmayan seriler
    3- Permiyen kireç taşları
    4- Neojen kuaterner
    5- Granit batoliti
    6- Skarn kayaçları

    BOR:
    Bor mineralleri genellikle Na, Ca, Mg gibi alkali ve toprak alkali metallerle birleşmiş hidratlı boratlar olarak bulunurlar. Bileşimlerinde bulunan metallerin oranlarına, ihtiva ettikleri su miktarına ve kristal yapılarına göre isimler alırlar. En fazla kullanılan üç bor minerali Tinkal, Üleksit (Türkiye, A.B.D. ve Arjantin’de bulunurlar) ve Kolemanit(Türkiye ve A.B.D. de bulunur)’tir.
    İmalat sanayinde en çok faydalanılan ara kimyasal maddelerden sayılmaktadır. Kullanıldığı şekle ve miktara bağlı olarak, bor mineralleri birbirine zıt görünen çeşitli maksatların gerçekleşmesinde faydalı olmaktadır; mesela, hem patlayıcı maddelerde, hem ateşe dayanıklı maddeler yapımında ve hem gübrelerde, hem de otların temizlenmesinde kullanılabilmektedir.
    Yılda yaklaşık 2.000.000 ton çıkartılır. Bor mineralleri, jet ve roket yakıtı, cam, cam yünü, fiberglas, izolasyon maddeleri, metalürji, kozmetik(şampuan), sabun, ateşe dayanıklı maddeler, suni gübre, porselen, emaye, deterjan, tekstil boyaları yapımı, ilaç ve kimya sanayisi ile fotoğrafçılıkta kullanılır. Başlıca yataklarımız Ege ve Marmara bölgelerindedir. Marmara bölgesinde; Kestelek (Bursa)(Ana cevher kolemanit), ve Bigadiç’te (Balıkesir) (Ana cevher kolemanit ve üleksit) çıkarılır. Dünyada ise Amerika, Arjantin, Şili, Çin, Rusya gibi ülkeler de bor üretir.

    Tarihçesi:
    Yurdumuzda bor cevherinin varlığının belirlenmesi Romalılara kadar uzanır. 1950 yılına kadar bor üretimi ve ihracatı yabancı(İngiliz + İtalyan + Fransız) şirketlerin elinde kalmıştır. Bu şirketler tarafından rezerv küçük gösterilmiş ve Türkiye’nin bor piyasasına rakip olarak girmesi engellenmiştir.

    1978 yılı öncesinde, özel sektör Emet, Bigadiç ve Kestelek’teki sahalarında önemli bir yatırıma girişmeden ürettiği iyi kalite cevheri düşük fiyatla sattığından Türkiye dünya bor pazarında hakettiği yeri, alamamıştır. Ulusal maden politikamızdaki düzensizlik ve karasızlık nedeniyle dış piyasalarda kendi bor ürünlerimize ihraç ettiğimiz cevherlerimizle rakip olunmuştur.
    1979 yılında bütün bor sahaları Etibank’a devredilmiştir ve bu sayede maden ihracatımız içerisinde bor cevherinin payı %50 seviyesine yükselmiştir. Dünya üretim kapasitesinin yaklaşık %35’ini ülkemiz, %45’ini ise ABD gerçekleştirmektedir. Parasal olarak %23’ü ülkemize, %65-70’i ise ABD’ye aittir.

    KROM:
    Bazı alaşımların elde edilmesinde kullanılan ve koruyucu kaplama maddesi olarak da yararlanılan, oksitlenmeyen, mavi pırıltıları olan bir metaldir.1600 C’ de ergir. Çok serttir, kimyasal etkenlerle aşınmaz, özellikle havada oksitlenmez ve parlaklığını korur. Yüksek sıcaklıkta, oksijen ve klorda yanabilir. Sıcağa dayanıklı çeliklerde, alaşım çeliklerinde, süper alaşımlarda, dişçilik alaşımlarında ve yünlerin boyanmasında kullanılır. Krom, yüne soluk bir renk verse de, ışığa, sürtünmeye, yıkamaya, asit ve alkalilere karşı çok dayanıklıdır. Harmancık (Bursa), Guleman(Elazığ), Fethiye(Denizli), Eskişehir, Kayseri, Adana, İçel, Koğdağ(Doğu Anadolu), İskenderun ve Kahramanmaraş’ta çıkarılır.

    Tarihçesi:
    Türkiye’de krom cevheri Sibirya’da bulunuşundan(1762) 86 yıl sonra Bursa yakınlarından bulundu ve işletilmeğe başlandı(1848). Kısa bir süre sonra, Türkiye’nin krom üretimi dünyanın krom üretiminin %60’ına yükseldi.
    Türkiye’de çıkarılan kromun dünya piyasalarında ilgi görmesi üzerine yeni yataklar arayan yabancı firmalar, Fethiye yakınlarında yeni bir damar ortaya çıkararak işlemeğe başladılar.(1927); buradan 80.000t maden elde edildi. Türkiye’deki krom yataklarının bol, fakat 80-100 bin tonluk dağınık rezervler halinde olduğu anlaşılarak araştırma alanları genişletildi. MTA tarafından doğuda Guleman yatakları bulundu(1935). Böylece üretim ve buna paralel olarak da ihracat arttı. 1953’te Güney Amerika’da zengin krom cevheri bulunması fiyatları etkiledi. Türk kromunun başlıca alıcısı olan ABD, ihtiyacını buradan karşılamaya başlayınca Türkiye’de krom üretimi duraklama hatta gerileme dönemine girdi. 1957’de fiyatlarda meydana gelen yükselme, Türkiye’nin krom ihracatını arttırdıysa da eski seviyeye çıkaramadı; çünkü başka ülkelerde üretim seviyesini hızla ayarlamış bulunuyordu. 1964’te üretime yeniden hız verildi. Bu dönemde ihracat 571.000 tona kadar yükseldi (1965) ve daha sonraki yıllarda bu miktar aynen korundu. XIX. yy. ortalarından başlayarak Türkiye’nin başlıca ihracat malları arasına giren krom MTA’nın sürekli arama çalışmaları sonucu 1.200 yerde tespit edildi. Bu yatakların toplandığı illerden Marmara Bölgesinde olanlar; Balıkesir, Bilecik, Bursa ve Çanakkale’dir.

    Araştırmalar sonunda, Türkiye’nin krom rezervlerinin yaklaşık olarak 60-100 milyon tonu bulduğu, bunun 25 milyon tonunun yüksek, 35 milyon tonunun da düşük tenörlü olduğu tespit edildi. Türkiye’de krom üretimi hem devler hem de özel sektör tarafından yapılır. Üretimde devletin payı %25’tir.
    Bir yılda çıkarılan, yaklaşık olarak 2 milyon ton değerindeki cevherin yalnız üçte biri krom üretiminde (ferro krom, özel çelik ve dökme demirler) kullanılır. Cevherin büyük bir kısmı, kimya sanayinde (krom sarısı, kromatlar) ve madeni fırça parçalarının yapımında kullanılır.

    MANGANEZ:
    Demirle benzerlikler gösteren ve daha çok alaşım halinde yararlanılan bir madendir. Manganez maden halinde kullanılmaz. Demirli ve bakırlı alaşımların yapımında, kuru pillerde, dökme demirin yüksek fırında kükürdünü gidermek için kullanılır. Denizli’ de, Tekirdağ’da, Artvin’in Ardanuç ilçesinde ve Erzurum’ da çıkarılır.

    Türkiye’de XIX. Yüzyılın başından beri manganez üretilmekte ve ihracatı yapılmaktadır. Çoğu küçük rezervli ve ülkenin çeşitli bölgelerine dağılmış olan yatakların başlıcaları: Tefenni-Taşpınar, Kemaliye-Dili, Çatalca-Silivri, Sivas-Hafik, Ceyhan-Dokuztekne, Tosya-Sekiler, Balıkesir-Mezitler, Muğla-Köyceğiz, Denizli-Tavas, Yozgat, Afyonkarahisar ve Trabzon’da bulunur. Çıkarılan ham cevherin tenörü %35-45 civarındadır. Bu oran bazı bölgelerde %50 ye kadar yükselir. Türkiye’de manganez üretimi genel olarak artar ve bunun büyük bir bölümü ihraç edilir.

    MERMER:
    Kalker ve dolomitik kalkerlerin ısı ve basınç altında başkalaşıma uğrayarak kristalleşmesi sonucu oluşan bir metamorfik kayaçtır. Kimyasal bileşimlerinde büyük oranda kalsiyum karbonat, daha düşük oranda da magnezyum karbonat olan bu gerçek (klasik) mermerler kalsit kristallerinden oluşmuştur. Ticari anlamda ise; parlatıldığı zaman iyi cila kabul ederek göze hoş görünen her türlü kayaç (kalker, traverten, granit, siyenit, serpantin, diabaz, vs… gibi sert ve kalker mermerleri) mermer terimi içerisinde kabul edilir. έnşaat sektöründe hammadde olarak kullanılır. Ayrıca heykelcilikte, yapıları içinde(döşeme taşları, basamak, kaplama, şömine), ve dışında (cephe kaplamaları), ev içi döşemelerinde (mobilya eşyası, mobilya altlıkları, radyatör tablaları, banyo dekorasyonu), dini sanatlarda ve anıt mezarlarda kullanılır.

    Marmara Adası’nda, Bilecik’te ve Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde çıkarılır.

    Türkiye eski dünya toprakları üzerinde yer aldığından mermer bakımından çok zengindir. Hatta Türkiye’nin her yerinde mermere rastlamak mümkündür. Türkiye mermerleri dörde ayrılır;

    1- Adi mermerler
    2- Oniksler(akik)
    3- Pamuktaşları
    4- Diyabazlar

    LİNYİT:
    Oluşumu maden kömüründen daha yeni, kalorisi daha düşüktür. Linyit yatakları yeryüzüne yakın olduğundan kolayca işlenebilir. Uzaklara taşınması hem maliyeti arttırır, hem de kolayca ufalandığı için değerini düşürür. Bu bakımdan linyit, genellikle çıkarıldığı yerlerdeki sanayi tesisleri ile konutlarda tüketilir.

    En önemli yataklar; Beypazarı(Ankara), Tunçbilek ve Tavşanlı(Kütahya), Soma(Manisa), Elbistan(Kahramanmaraş), Menteşler(Bolu), Dodurga(Çorum), Biga-Çan,Trakya, Bursa ve İstanbul’da da bulunur. Rezervi fazla olan yerlerde termik santrallar kurularak elektrik enerjisi elde edilmektedir. Bunlar Tunçbilek, Seyitömer, Soma, Yatağan, Yeniköy, Afşin-Elbistan, Sivas-Kangal, Bingöl-Karlıova ve Çayırhan santralleridir.
    Ülkemizde esas olarak ısınma ihtiyacını gidermede kullanılan linyit; büyük miktarda çıkarılmaktadır.turkeyarena.com

    άretim son yirmi katına çıkmıştır. Türkiye’de, su gücünden sonra, elektrik enerjisi üretiminde linyit, ikinci sırayı almaktadır.

    Linyitin oluşum süreci taşkömürününkine benzer; linyit, bataklardaki bitki kalıntılarının bozuşması, sonra da yavaş yavaş alüvyon çökeltileriyle örtülmesi sonucu oluşur. Taşkömürü yataklarının büyük kısmı Birinci zamandan kalmaktadır; oysa linyit yatakları, genellikle çok daha yenidir(İkinci veya Üçüncü zaman). Bitki kalıntılarını kömüre dönüştüren fiziko kimyasal olayların gerekli etkime süresi, taşkömürü için uzun, linyit için çok daha kısadır. Linyitin birçok çeşidi olmakla birlikte hepsinin ortak özelliği bileşimlerinde yüksek oranda su ve uçucu maddeler bulunmasıdır. Isı değerleri 7000 kaloriye ulaşmaz. Genellikle bir ton linyitin 0,3 ton taşkömürüyle eşdeğerli olduğu kabul edilir. Bu özellikleri, birçok linyit yatağının neden işletilemediğini ve hala bazı ülkelerde linyit rezervlerinin neden değerlendirilemediğini açıklar. Dünyadaki linyit rezervlerinin yaklaşık olarak 1700 milyar ton olduğu sanılmaktadır.turkeyarena.com

    Bununla birlikte, yatakların az derinde oluşu ve üzerlerindeki katmanların kolayca kaldırılabilmesi, linyit yataklarının açık havada iletilmesine olanak verir. Bu şartlar taşkömürüne oranla linyitin maliyetini düşürür ve iktisadi alanda linyit üretimini çekici hale getirir. Ayrıca termik santrallarda linyitten yararlanılması ucuza iletilebilen bir enerjinin üretilmesini sağlar. Uçucu madde bakımından zengin olması, linyitin kimya sanayinin başlıca hammaddesi haline gelmesini sağlamıştır. Nihayet yeni teknik buluşlar, linyitten kok kömürü yapmak ve dökme demir sanayinde linyitten yararlanmak imkanını yarattı.

    Sayısız yatağa rağmen ABD ve Kanada’da linyit üretimi ikinci planda kalır. Dünya rezervinin %5’ine sahip olan Almanya, linyit üretiminde açık farkla birinciliği korur.

    Türkiye’de rezerv olarak fazla miktarda linyit vardır. MTA’nın yaptığı çalışmalar sonunda, 56 ilde linyit yatakları tespit edildi. Bu rezervlerde toplam olarak 847milyon ton linyit bulunduğu tespit edildi. Linyit kömürlerinin %75’e yakın kısmı, özel sektör tarafından işletilir. Elde edilen kömürün büyük bir kısmı sanayide, geri kalanı da şehirlerde ısınma maddesi olarak kullanılır.

    DOĞAL GAZ:
    Doğal gaz; yer altında oluşmuş; çeşitli gazların bir karışımıdır. Bu karışımın büyük bir bölümünü metan gazı oluşturur. Genellikle yakıt olarak kullanılan doğal gaz, aynı zamanda petro-kimya sanayinin önemli bir ham maddesidir. Yer altındaki gözeneklerde ve büyük boşluklarda (galerilerde) bulunan doğal gaz yatakları, 9 bin metre derinliğe kadar bulunup işletilebilmektedir. Yüksek basınç altında borularla uzak mesafelere gönderilebilme ya da sıvılaştırılıp gemilerle taşınabilme özelliği nedeniyle, doğal gaz kullanımı oldukça yaygınlaşmıştır. Nakli ucuz kullanımı kolay olduğundan ve hava kirliliğini büyük ölçüde azalttığından; ısınmada ve mutfak işlerinde doğal gaz tercih edilmektedir.

    Türkiye’de yatakların aranmasına çok yakın zamanlarda başlanmış ve çeşitli yerlerde doğal gaz yataklarının varlığı tespit edilmiştir. Bunların içinde en önemlisi Kırklareli’ndeki yataklardır. Halen, Güneydoğu Anadolu’da, Trakya’da (Hamitabat), Batı Toroslar ve Batı Karadeniz bölümünde doğal gaz arama çalışmaları devam etmektedir. Türkiye’de rezervler kısıtlı olduğu için Rusya ve Türkmenistan ile antlaşmalar imzalandı.
     



  2. hakan788 Well-Known Member

    siteniz gerçekten çok güzelmiş bir arkadaşım tavsiye etmişti aradığım tüm bilgiler var
     

Sayfayı Paylaş