Mantıkçı Olguculuk-Mantıkdışıcılık- Matematik Biçimcilik

Konusu 'Felsefe' forumundadır ve EjjeNNa tarafından 25 Eylül 2007 başlatılmıştır.

  1. EjjeNNa Administrator


    Mantıkçı Olguculuk
    Bilimsel bilginin, ancak bilimin mantıksal çözümlemeleriyle olanaklı bulunduğunu ileri süren yeni-olgucu görüş. Yeni-olguculuğun özel bir biçimi olan mantıkçı olguculuk (Dilimizde bu anlamda mantıki pozitivizm, mantıksal pozitivizm ya da mantıksal olguculuk deyimleri de kullanılmaktadır). R. Carnap, Otto Neurath, H. Reichenbach, Hans Hahn, A. J. Ayer, Bertrand Russell, Friedrich Weismann, Moritz Schlick, Ludwig Wittgenstein vb. gibi yeni-olgucuların bilimsel bilgiyi mantık çözümlemelerine indirgemeleriyle oluşmuştur.

    Viyana okulu'yla Berlin okulu ve Amerikan yeni-olgucularının geliştirdikleri bu anlayış, gerçekte, Berkeley'le Hume'un başlatıp Ernst Mach'la Richard Avenarius'un sürdürdükleri öznel düşünceciliğin olgucu bir ortamda süregelişidir. Görgücülüğün öznel düşünceci yorumunu mantıksal çözümlemeyle birleştirmeye çalışan mantıkçı olguculara göre, tek tek bilimler kavram ve yöntem bakımlarından birbirlerinden farklıdırlar. Bilimleri birleştirmek, ancak mantıksal yapılarını çözümlemek ve tümünü bir protokol dili'ne bağlamakla oluşur.

    Örneğin sömürü sözcüğü öznel düşünceci görgücülük anlamışına göre görgül olarak doğrulanamaz, bu yüzden de bilimsel değildir ve geçersizdir. Görüldüğü gibi mantıkçı olgucular için, toplumsal ilişkilerin belirlediği kavramlar geçerliği olmayan sahte kavramlardır. Yaşamdan tümüyle kopmuş bir kuram geliştiren mantıkçı olgucular, asın bilimcilik savlarına karşın zorunlu olarak bilinçdışına düşmüşlerdir.

    Mantıkdışıcılık
    Mantıksal düşünmeyi yadsıyanların tutumu. Özellikle tanrıbilimciler ve usa-aykırıcılar mantıksal düşünmeyle gerçeğe varılamayacağını savlarlar. Mantıksal düşünme yerine sezgi, inan vb. gibi tanrıbilimsel yöntemleri koymaya çalışan bu gerici savlar bilim tarafından çürütülmüştür. Dilimizde alogizma yazımıyla da dile getirilmektedir.
    Matematik Biçimcilik
    Hilbert ve izdaşlarının matematik mantık anlayışı. Göttingen matematik okulunun kurucusu Alman matematik ve mantıkçısı David Hilbert (1862-1943), matematiksel mantık alanında matematik biçimcilik adıyla adlandırılan yeni bir anlayış ileri sürmüştür. Yeni-olgucu yapılı Hilbert ve izdaşları G. Neyman, W. Ackerman, P. Bernays tarafından geliştirilen bu anlayışa göre matematik gerçekler ancak çelişmezlikle tanıtlanabilir, bunun için de biçimsel belitler kurmak gerekir.

    Eukleides geometrisini de bu yüzden katı bir belitler sistemi durumuna sokan Hilbert'in bu savı, Aristoteles'in yüzyıllarca önce düşünce içinde yaptığını, matematik içinde gerçekleştirmek, eşdeyişle Aristoteles'in düşünceyi düşünceyle tanıtlaması gibi matematiği matematikle tanıtlamaktır. Daha açık bir deyişle, herhangi bir varsayımı belitleştirir ve onun matematiksel çelişmeye düşüp düşmediğini dener. Düşmüyorsa o varsayım gerçektir.

    Bu idealist anlayış, her idealist anlayış gibi, gerçeğin doğayla, teorinin pratikle doğrulanması gerektiğini yadsır. Bu, öznenin nesnesine uygunluğunu bir yana bırakıp, öznenin özneye uygunluğuyla tanıtlama demektir. Matematik-ötesi anlayışına da yolaçan Hilbert'in bu savı biçimcilik adıyla da anılır.
     



Sayfayı Paylaş