Makber Şiirinin Açıklaması

Konusu 'Türkçe-Edebiyat' forumundadır ve RüzGaR tarafından 30 Aralık 2010 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Makber Şiirinin Açıklaması
    Tanzimat edebiyatının önemli sanatçılarından birisi olan Abdülhak Hâmid, özellikle edebiyatımıza getirdiği yeni kavramlar ile şiirimizi biçimsel açıdan yenileştirmesiyle dikkati çeker. Onun "Makber" adlı şiiri, sanatçının bu yönlerini tanıtması açısından önemlidir.

    MAKBER
    Eyvâh... ne yer, ne yâr kaldı,
    Gönlüm dolu âh ü zâr kaldı.
    Şimdi buradaydı, gitti elden
    Gitti ebede, gelip ezelden.
    Ben gittim, o hâksâr kaldı,
    Bir gûşede târmar kaldı;
    Bâkî o enîs-i dilden, eyvah!...
    Beyrut'ta bir mezar kaldı.
    A.Hâmid

    Kelimeler:
    bâkî: kalan, artık, bundan başka.
    hâksâr: Toz toprak içinde,
    ebed: Sonu olmayan gelecek.
    enîs-İ dil: Gönül arkadaşı
    ezel: Başlangıcı olmayan geçmiş zaman.
    gûşe: Köşe
    târmar: Dağınık:

    Açıklamalar
    Yukarıdaki bent Abdülhak Hâmid'in "Makber" adlı eserinden alınmıştır. Bu eser, şairin kansı Fatma Hanım'ın ölümü Üzerine yazdığı, karısının ölümünden duyduğu acının yanı sıra ölüm, din, felsefe ile ilgili görüşlerini belirttiği manzum bir mersiyedir. Makber sekizer mısralık 295 bentten oluşmuştur.
    Örnek metinde şair, karısının ölümünden duyduğu üzüntüyü anlatmaktadır.
     



Sayfayı Paylaş