Lastikler hakkında bunları biliyor musunuz?

Konusu 'Oto Yardım' forumundadır ve OrKuN tarafından 12 Mayıs 2009 başlatılmıştır.

  1. OrKuN Well-Known Member


    Lastikler hakkında hepimizin aklına takılan ama doğru cevabı bulamadığımız sorular vardır. İşte bu soruları ve doğru cevaplarını bir araya getirdik.

    Lastiklere nitrojen gazı basılması sorun yaratır mı?
    Hayır. Bilindiği gibi normal koşullarda lastiklerimize bastığımız, hava atmosferdeki gazlardır. Atmosferde de yüzde 78 Azot, yüzde 21 Oksijen ve az miktarda da diğer gazlar bulunmakladır. Yüzde 21 oranında bulunan Oksijen gazı, bir müddet sonra lastiğin içinde yoğunlaşır ve bu yoğunlaşma neticesinde lastiğin içinde yorulmalar olmaktadır. Nitrojen gazı (Azot) daha kuru bir gaz olduğu için, bu yorulmalar normal hava kullanılmasına oranla çok daha az olur ve lastiğin kullanım ömrü uzar. Ayrıca Nitrojen gazı daha az genleştiği için lastikte basınç değişimleri azalmaktadır. Bu sayede lastikler düzgün bir şekilde de aşınmış olur.

    [​IMG]

    Lastik ebadını değiştirirken nelere dikkat etmeliyiz?
    Araçların lastik ebatları belirlenirken birçok inceleme yapılmaktadır. Otomobilinizin yere uyguladığı basınç, yerden yüksekliği gibi birçok faktör göz önüne alınır. Ebat değiştirirken sadece araçta daha güzel bir görünüm sağlamak için kendi istediğimiz ölçüleri uygulayamayız. Lastiğin toplam çapına en yakın değerde ebat seçmemiz gerekmektedir. Bunu firmaların belirlediği denklik tablolarına bakarak sağlayabiliriz. En basit şekliyle kendi belirlediğimiz bir ebatta lastik takmamız neticesinde ağırlık merkezinin yerden yüksekliğini değiştiririz. Bu da aracın yol tutuşunda ciddi problemler doğurabilir. Böyle bir işlem yapmak istediğimizde aracımızın kullanım kitapçığındaki ebatları uygulamamız veya bu işi profesyonelce yapan lastik firmalarında bulunan denklik listelerinden faydalanmamız gerekmektedir.

    Neden patlayan lastiğe fitil atılmamalıdır?
    Patlayan lastiği tamir ettirmek için lastikçiye gittiğimizde, onarım sırasında fitil kullanmak gibi bir yanlış uygulama yapılmaktadır. Halen bu uygulamayı yapan birçok lastikçi olmasına rağmen, günümüzde lastik üreticileri patlayan lastiği onarmada asla fitili tavsiye etmiyor. Fitil lastikte balansa yol açmakta ve daha da önemlisi sağlıklı bir yama olmadığı için, hem lastiğin içindeki havayı kaçırmakta, hem de seyir halinde bu kaçak sebebiyle lastiğin aniden inmesine yol açabilmekte. Ölümcül kazalara yol açabilme ihtimaline karşı lastik üreticileri mantar yamalan tavsiye ediyor.

    Lastiklerin ömrü ne kadardır?
    Lastik üreticilerinin verdiği rakamlar 40.000 km ile 50.000 km arasındadır fakat lastiğin katettiği yol haricinde, lastiğin bir de süre olarak ömrü bulunmaktadır. Her lastiğin üzerinde DOT numarası dediğimiz seri numarası ve üretim tarihi bulunmaktadır. Bu numaranın sonunda dört haneli bir rakam yer alır. Örneğin DOT numarasının sonunda 2206 rakamları bulunuyorsa, 06 lastiğin 2006 yılında, 22 ise 2006 yılının 22. haftasında üretildiğini belirtmektedir. Eğer lastiğinizin yaşı beş yıldan daha fazlaysa, kullanılamaz demektir çünkü lastik zamanla sertleşmekte ve üzerinde kılcal çatlaklar oluşmaktadır. Lastikler yolda seyir halinde giderken sürtünmeden dolayı bir ısı kazanmakta ve bu ısı neticesinde bir miktar genleşmektedir. Yaşlanan lastiğin üzerinde bulunan bu çatlaklar genleşme neticesinde yarılmaya sebebiyet verebilir. Bu nedenle lastikleri 40.000 km ila 50.000 km arasında ve dört yıl içinde yenilememiz, güvenlik açısından gerekmektedir.

    [​IMG]

    Sabunla lastik parlatılır mı?
    Otomobilini seven her kullanıcı aracını yıkadıktan sonra lastiklerinin de simsiyah durmasını, showroomdaki gibi parlamasını ister. Bu sebeple ya arapsabunu ya da bulaşık detarjanı gibi kimyasalları lastiklerin yanaklarına uygularlar ama bu tür maddeler zamanla lastiklerin üzerinde kılcal çatlakların oluşmasına yol açmaktadır. Üreticiler bu tür uygulamalar yerine bilindik markaların, lastikler için üretilmiş, özel bakım ve parlatıcı köpüklerin kullanımını tavsiye ediyor.

    Yanaktan patlayan lastiğe yama yapılır mı?
    Lastikler taban, yanak ve topuk gibi kısımlardan oluşmaktadır ve aralarında en zayıf bölge yanak kısmıdır. Sertçe girilen çukurlar, kaldırım kenarları lastiğin henüz yol yapmadan yıpranmasına yardımcı olur. Bu tür darbelerde genellikle en çok hasar alan kısım yanaktır (balon yapma, yarılma vs.) Lastik üreticileri yaralanan lastiklerde hiçbir şartla yanak kısmına bir müdahale yapılmasına izin vermezler ve yanaktan yara alan lastiklerin kullanılmamasını tavsiye ederler.

    Yeni lastik alınırken stepneden faydalanabilir miyiz?
    Birçok kullanıcı otomobilinin lastiklerini yenilerken, daha Önce hiç kullanmadığı ya da çok az kullandığı stepnesinden istifade etmek gibi bir yanlış yapmakta. Stepneyle aynı markada 3 lastik daha alınarak tasarruf yapılmaya çalışılıyor fakat bu işlem yapılırken, stepnenin bekleyen bir lastik olduğu ve son kullanım tarihinin büyük ihtimalle geçmiş olduğu unutulmakta. Tek bir lastikten tasarruf yapmaya çalışırken, hayatınızı tehlikeye atmış olursunuz. Stepne, sadece lastiklerden biri patladığında, bizi en yakın lastikçiye götürmek için kullanılmalıdır.

    Lastik alırken nelere dikkat edilmeli?
    Öncelikle doğru ebatta lastik almak çok önemli. Standart aracınızın orijinal ebadına sadık kalarak performans ve konfordan ödün vermemiş olursunuz. Her lastiğin üzerinde ebat, hız ve yük limitlerim bildiren harf ve sayılar bulunur. Örneğin lastiğin yanağında 175 /65 R14 82T yazıyorsa 175 taban genişliğini, 65 yanak Ölçüsünü, R 14 jantınızın 14 ine olduğunu, 82 yük endeksini (82, lastik basma max 475 kg anlamına gelir) ve T harfi ise lastiğin hız limitini göstermektedir (T grubu lastikte hız limiti 190 km/s). Lastiğinizi alırken hız ve yük endekslerine dikkat etmeniz önemli. Yük ve hız endeksi büyüdükçe lastiğin maliyeti ve fiyatı da artar. Salt ekonomik olsun düşüncesiyle, aracınız için tavsiye edilen hız ve yük limitlerinin altındaki lastikleri tercih etmeyin. Örneğin son yıllarda çok tercih edilen Fiat Doblo, Renault Kango gibi hafif ticari araçların lastik ebatları binek otomobillerle aynı fakat yük endeksleri faklıdır. Bu sınıftaki bir aracın lastikleri yenilerken, sadece ucuz oldukları için standart yük limitlerinin altındaki lastikleri tercih ederseniz, hem lastiğin kullanım ömrünü kısaltmış olursunuz, hem de lastiğiniz standart değerlerde olmadığı için garanti şartlarına uymamış olursunuz. Hatalı kullanımda lastiğin garantisinin iptal olduğunu hatırlatmak isteriz.

    [​IMG]

    Yeni lastikler öne mi, yoksa arkaya mı takılmalıdır?
    Lastik üreticilerinin son yıllarda yapmış olduğu araştırmalarda daha az kullanılmış lastiklerin arkaya takılmasının daha doğru olduğu ortaya çıkmaktadır. Direksiyon aksamı ön lastiklere bağlı olduğundan, ön lastiklerden biri patlasa da sürücü araca yön verebilir. Fakat arka lastiklerden birinin patlaması durumunda, usta bir sürücü dahi aracı kontrol etmekte zorlanacaktır. Bu nedenle yeni lastiklerin arkaya takılmasını tavsiye ediliyor.

    Lastiklere eksik ya da fazla hava basılmasının zararı var mı?
    Lastiğin içindeki doğru hava basıncı, hem aracın performansına, hem de lastiğin düzenli bir şekilde aşınmasına katkı sağlar. Araç seyir halindeyken lastiğin tabanının yere tam olarak temas etmesi gerekir. Eğer lastik basıncınız fazlaysa, bu orta kısımda düzensiz aşınmaya yol açar, tersi bir durumda yani eksik hava basıncı ise hem yuvarlanma direncini artırır (bu nedenle araç fazla yakıt tüketir) hem de lastiğin yanlardan düzensiz aşınmasına neden olur.

    Uzun süreli park halinde lastiklere müdahale edilir mi?
    1-2 haftayı aşan park etmelerde, aracınız sürekli lastiğinizin aynı noktasına baskıda bulunacağından dolayı, belirli bir süreden sonra taban kırılması dediğimiz olay gerçekleşecektir. Yani lastiğin içindeki teller bir müddet sonra kırılır ve kalıcı bir balans bozukluğu oluşur. Bu nedenle lastik üreticileri böyle durumlarda aracı park etmeden önce basıncın 7.5 psi kadar artırılmasını tavsiye ederler.
    12.05.2009, Salı
     



Sayfayı Paylaş