Laf sokma sanatı ......

Konusu 'Sohbet' forumundadır ve ot-gu tarafından 17 Haziran 2007 başlatılmıştır.

  1. ot-gu Genel Sorumlu


    * Konuşma hacettepe üniversitesinde cem yılmaz ile bir hacettepeli arasında geçmektedir:
    çocuk: cem bey basında sizin hakkınızda karizmatikmiş diye söylentiler çıkıyor. size göre sizin karizmanız var mı? eğer varsa kaç cm?
    cmylmz: valla karizma insanın içinde hissettiği bir şeydir. sen içinde kaç cm hissediyorsan benim de karizmam o kadar. *


    * sokrates bir gün yürürken , tek kişinin geçebileceği kadar mesafe olan bir mevkiide dönemin soylularından biriyle karşı karşıya gelir ve ikisi de durur...kısa bir süre bakıştıktan sonra :

    soylu: " ben senin gibi pis bir zavallıya yol vermem!"
    sokrates: "ben veririm..."


    * 80'li yılların sonların bir beşiktaş-boluspor maçı sırasında hakem beşiktaşın net 2 golünü vermez, boluspora havadan bir penaltı verir. maç çığrından çıkmıştır. beşiktaşlılar neredeyse sahayı terketmeyi düşünürler. boluspor 2. golü de atar.
    metin tekin santrayı yapmaz bekler. hakem düdüğü bir daha çalar, ama metin hala topa dokunmaz.
    hakem, "metin neden başlamıyosun, bak kart çıkartırım" der.
    metin cevap verir: "hocam sahanıza geçin de başlayalım"


    * Edirnedeki suleymaniye cami yapımıda mimar sinanin caminin ortasında oturmuş nargile içerken gören işçiler homurdanarak :
    - ulan biz burda çalışıyoruz adam orda oturmuş keyif yapıyo! derken sinan olaya girer..
    - sesin caminin heryerine eşit olarak dağılıyo mu diye hesaplıyorum !!


    * bir toplantıda bir genç mehmet akif'i küçük düşürmek için sorar;
    -affedersiniz, siz veteriner misiniz?
    mehmet akif'in cevabı;
    -evet, bir yeriniz mi ağrıyordu


    * kulaklarının büyüklüğü ile ünlü galileo'ye hasımlarından biri:
    - "efendim", demiş. "kulaklarınız, bir insan için biraz büyük değil mi?"
    galileo:
    - "doğru", demiş. "benim kulaklarım bir insan için biraz büyük ama, seninkiler bir eşek için fazla küçük sayılmaz mı?"



    * show tv'deki ateş hattı programında reha muhtar prens charles'ın müslüman olduğu yönündeki söylentileri eleştirmektedir. konuyu diyanet işleri başkanıyla tartışmaktadır:
    -efenim prens charles'ın müslüman olduğunu söylüyorlar. peki ama öyle bir adamdan müslüman olur mu?
    -olur tabi neden olmasın?
    -ama efenim nasıl olur?
    -reha bey siz müslüman mısınız?
    -tabi müslümanım efendim.
    -siz namaz kılıyor musunuz?
    -hayır.
    -oruç tutuyor musunuz?
    -hayır.
    -içki içiyor musunuz?
    -evet.
    -e sizden nasıl müslüman oluyorsa, ondan da en az sizin kadar müslüman olur.


    * muhabir: müslüm bey, hakan taşıyan için arabeskin yeni peygamberi diyorlar. ne diyorsunuz?
    müslüm gürses: ben öyle bir peygamber gönderdiğimi hatırlamıyorum.


    * bernard shaw ve soylu bir hanimefendi arasındaki bi konuşma
    - hanımefendi bin sterline benimle yatarmısınız?
    - önerinizi düşüneceğim.
    - pekiii bir sterline benimle yatar mısınız?
    - siz beni ne sanıyorsunuz???
    - madam, sizin ne oldugunuz zaten saptanmış durumda. iş pazarlığa kaldı.

    * lisenin kantincisi değişmiş yeni kantinci kimse tarafından sevilmemektedir. bir grup arkadaş kantin de oturmuşs sohbet ediyorlar kantincide yanlarına gelir bir kızla sohbete başlar kızın kantinci ile arası iyidir.

    kız - o köpek çok tatlıydı yaaa benim de muhabbet kuşlarım var *
    kantinci - hayvanları çok seviyorsun galiba
    arkadaş - seninle niçin ilgileniyor sanıyordun


    * yavuz sultan selim seferleri gizli tutarmış.. vezirin teki de inatla soruyomuş nereye sefere gidiyosunuz diye..
    yavuz - sen sır tutmasını bilir misin?
    vezir - efet hünkarım, bilirim
    yavuz - ben de.


    * bernard shaw ile churchil geçinemezlermiş.. bir gün shaw, churchil'e bi davetiye göndermiş, not olarak da "size iki kişilik davetiye gönderiyorum. bir dostunuzu alıp gelebilirsiniz. tabii dostunuz varsa." churchil , hemen cevap gondermis, "maalesef o gece başka bir yere söz verdiğim için oyununuza gelemicem. ikinci gece gelebilirim, tabii oyununuz ikinci gece oynarsa."


    * zamanın birinde istanbulda pastahaneleri teftişe giden müdürün biri pasta ustasına sormuş:
    "bu pastalara hangi yağ kullanıyorsunuz"? demiş. usta da "sana koyuyoruz efendim" demiş. müdür de demişki: "bende bütün pastacılara söyleyim bundan sonra "sana koysunlar"...


    * cem yılmaz çekilecek yeni film üzerine basın mensuplarıyla konuşurken gazetecinin biri:
    -cem bey ne zaman motor diyeceksiniz? (bkz. motor demek)
    cmylmz:
    -maalesef ekipte öyle insanlarla çalışmıyoruz.



    * fatih altaylı, erman toroğlu için
    fa: "o kabzımal futboldan ne anlar ki" deyince
    ea: "ben eski futbolcu ve hakemim futboldan anlarım, kabzımalım hıyardan da anlarım"


    * muhafazakar insanların uğradıkları,tellerle çevrili bir plaja bikini ile girmek isteyen bir bayanı, plajın girişinde bekleyen görevli durdurur ve şöyle der :
    bekçi: hanfendi bu plaja 2 parçalı mayo ile girmek yasaktır!!!
    kadın: peki o zaman hangisini çıkarayım?
    bekçi:........!!!

    * lise 2 tarih dersinde yaşanmış bir hadisedir.
    tarih hocası sınıfta çok ses olmasına sinirlenir ve bizim sıramıza doğru azarlamak için gelir

    tarih hocasıllah akıl dağıtırken siz nerdeydiniz?
    arkadaş:sizin yanınızdaydık hocam
    hoca:hmghmmm


    * yaşanmış bi bfl öyküsü
    okulune en ********* hocası tahtaya çember yazar
    hoca: x olum tahtaya ne yazdım
    x: otobiyografinizi
    sınıf hocaya belli etmemek suretiyle kopar


    * ben: melaba bi mekçikın*. büyük boy olmasın
    kasiyer: sormadım ki zaten
    ben: ... peki


    * salak pizzacı kızın telefonda belkide ilk aldığı pizza siparişi:
    pizacı kız:buyrun efendim xyz pizza
    arkadaş:3 tane parça pizza adres: bla bla
    pizzacı kız:efendim 3 parça pizza gönderemiyoruz en az 5 parça olmalı
    arkadaş: ee iyi o zaman sen o 3'ü 5'e böl öyle gönder...


    * 1 yıl önce apartmanımızın asansör kapısında aynen yaşanan diyalog:

    babam kapıyı çalar, tam içeri girmeye hazırlanırken asansör kapısında komşumuzu ve 3 yaşındaki oğlunu görür. küçük çocuğa kaş göz işareti yaparak;

    babam: naber delikanlı?
    çocuk: s.ktir git!

    akabinde asansör gelir ve annesi çocuğu asansörün içine teper!


    * hülya avşar: "hiç aynaya baktın mı? sen de popstar hali var mı?"
    ajdar: "aynaya değil ama size bakınca kendimi bayağı star gibi hissediyorum"


    * itfaiye aranır;
    - alo, abi yangın çıktı ormanda mahsur kaldık gelin kurtarın bizi..

    - ben buradan gönderiyorum hortumu yakalayın..

    -eeiiüü, peki.

    * rahmetli barış manço fransada bir televizyon progr***** katılır. herşey gayet güzel giderken, sunucu klasik avrupalı edası ile "siz türkler barbarsınız" muhabbetine girer. bunun üzerine barış manço sunucuya üzerinde para olup olmadığını sorar. sunucu cebinden birkaç banknot çıkartıp barış manço'ya uzatır:

    b.m: şimdi bu paranın üzerindeki kim?
    s: general bilmem ne, bilmem neredeki savaşta kahramanlık yapmıştır bla bla bla.
    b.m: peki bu?
    s: teğmen bilmem ne, böyle etmiştir, şöyle etmiştir.

    bunun üzerine barış manço cebinden birkaç banknot çıkarır ve üzerindekileri teker teker anlatır:
    bm: bu mevlana celaleddin rumi; ünlü bir türk düşünürüdür. bu halit refik karay; ünlü bir türk edebiyatçısıdır. bu mustafa kemal atatürk, türkiye cumhuriyeti nin kurucusudur.
    sesizliğin üzerine sunucuya bakarak şöyle der:

    -şimdi siz söyleyin, kim barbar?


    * sevgili okulumun(!)aptal asistanlarından biri, okulu uzatan bir arkadaşın, finalde yanına gidip
    -eşşeği bile bağlasan buraya dört yılda bitirir, demiş. arkadaş da,
    -o eşşeği iki yıl daha bağlayın hocam, asistan olur!!deyip lafı gediğine oturtmuştur, helal olsundur!


    * cumhuriyet'in ilânından sonra istanbul'da bir resepsiyon verilir.
    tüm dünya ülkelerinin elçileri ve ateşeleri de davet edilir.

    davet güzel bir şekilde devam etmektedir fakat ingiliz ateşesi olan binbaşının bakışları mustafa kemal'in gözünden kaçmaz.
    bütün davet boyunca kendisine dik dik bakmıştır ve bakmaya devam etmektedir.
    ne olduğunu öğrenmek için yaverini gönderir.
    yaver mustafa kemal'e şöyle der:

    - paşam kendisine neden ters bir tavır takındığını sordum, o da bana mustafa kemal'in çanakkale'de babasını öldürdüğünü söyledi.

    bunun üzerine mustafa kemal şöyle der:

    - git sor bakalım babasının çanakkale'de ne işi varmış?



    * ise yılları felsefe dersi;
    felsefe hocası (aynı zamanda müdür yardımcısı)
    - r senin saçların çok güzelmiş, bir şey soracam senin gittiğin berbere erkekleri alıyorlar mı?
    - normalde almıyorlar ama size sorun çıkaracaklarını sanmıyorum, sizi alırlar.
    (kahkaha tufanı)


    * lise yılları tarih dersi;
    kız talebe: hocam ya bişi sorucam,siz neden hiç not tutturmuyosunuz?
    hoca: tut kızım,seni tutan mı var!


    * itü vadi yurtları sene 2002. o zamanlar boş yataklarda kaçak yatan elemanlar var. gece saat 1'de iki güvenlik elemanı kaçak eleman avına çıkmışlar. x blok xxx numaralı odanın kapısını açarlar. içeride elemanın biri ***** film izlemektedir.
    güvenliklerden biri çekingen bir sesle sorar:
    -şey, biz boş yatak bakıyorduk da...
    eleman kafasını geri monitöre çevirir, filmi izlemeye devam eder ve cevabı yapıştırır.
    -geçin, benim yatak boş!
     



  2. serkiymaz Well-Known Member

    mükemmel olmuş...
     
  3. pirofstone New Member

    güzel cevaplar elin oğlu söylüyor
     
  4. ot-gu Genel Sorumlu

    Devam

    bir telefoncuya giren çocuk nakia 3310'ları incelemektedir.
    gülen bir yüzle onu izleyen kasiyere döner ve sorar:
    -abi bunun şarjı bi hafta gider mi?
    -sırtında bi aküyle dolaşırsan gider
    -----------------------------------------------------------
    bir toplantıda bir genç mehmet akif'i küçük düşürmek için sorar;
    -affedersiniz, siz veteriner misiniz?
    mehmet akif'in cevabı;
    -evet, bir yeriniz mi ağrıyordu ?
    -----------------------------------------------------------
    kulaklarının büyüklüğü ile ünlü galileo'ye hasımlarından biri:
    - "efendim", demiş.
    "kulaklarınız, bir insan için biraz büyük değil mi?"
    galileo:
    - "doğru", demiş. "benim kulaklarım bir insan için biraz büyük ama,
    seninkiler bir eşek için fazla küçük sayılmaz mı?"
    -----------------------------------------------------------
    nasreddin hocaya , timurun "seninle bir eşşek arasında ne kadar fark var"
    sorusuna hocanın "benimle bir eşşek arasında iki arşın fark var"
    demesi.(o esnada hoca ile timurun arasında iki arşın boyu uzaklık
    olmaktadır)
    -----------------------------------------------------------
    muhabir: müslüm bey, hakan taşıyan için arabeskin yeni peygamberi
    diyorlar.
    ne diyorsunuz?
    müslüm gürses: ben öyle bir peygamber gönderdiğimi hatırlamıyorum.
    ------------------------------------------------------------
    bernard shaw ve soylu bir hanimefendi arasındaki bi konuşma
    - hanımefendi bin sterline benimle yatarmısınız?
    - önerinizi düşüneceğim.
    - pekiii bir sterline benimle yatar mısınız?
    - siz beni ne sanıyorsunuz???
    - madam, sizin ne oldugunuz zaten saptanmış durumda. iş pazarlığa
    kaldı.
    ------------------------------------------------------------
    (Bu süper işte)
    kral tv de vj konu açmıştır benim için nelerinizi feda edersiniz diye
    arayanlar soyluyor evimi, arabamı, herşeyimi...vatandaşın biride çıkar
    -ben 200 milyon veririm!!
    kadın donakalır nası yani?
    -sen etsen etsen 50 kilo edersin,kaşarın kilosuda 4 milyon 4x50:200 eheheh

    -----------------------------------------------------------
    hoca sınıfa girer, öğrenciler ayağa kalkar selam verir otururlar.
    hoca birden dellenir:
    hoca : "ben size oturun demedim ki hebele hübele"
    eleman: "kalkın da dememiştiniz"
    hoca : "...fatal error..."
    -----------------------------------------------------------
    [ Sansür ] pizzacı kızın telefonda belkide ilk aldığı pizza siparişi:
    pizacı kız:buyrun efendim xyz pizza
    eleman:3 tane parça pizza adres: xqw
    pizzacı kız:efendim 3 parça pizza gönderemiyoruz en az 5 parça olmalı
    eleman: ee iyi o zaman sen o 3'ü 5'e böl öyle gönder...
    ------------------------------------------------------------
    hülya avşar: "hiç aynaya baktın mı? sen de popstar hali var mı?"
    ajdar: "aynaya değil ama size bakınca kendimi bayağı star gibi hissediyorum
    --------------------------------------------------------------
    ismail dümbüllü sahnedeyken izleyicilerden biri sahneye hıyar atar.dümbüllü hıyarı eline alıp "biri kartvizitini yollamış" der.
    ------------------------------------------------------------------
    ingiliz lordu Atatürk'ün daveti üzerine istanbul'a gelir.ingiliz lordu şerefine verilen yemekte servis yapan türk elindeki tepsiyi devirir.herkes büyük bi şaşkınlık içinde kalmıştır ve atatürk'ün ne tepki vereceği beklenirken, atatürk ingiliz lorduna dönerek:
    "HALKIM HERŞEYİ BECERİYOR DA Bİ TEK UŞAKLIĞI BECEREMİYOR'
     
  5. salihsat Well-Known Member

  6. YaRaLi CoCuQ Well-Known Member

    süpper ellerıne saglık
     
  7. ShaDow_19 Well-Known Member

    Ellerine sağlık çok güzell bunlarr:D
     
  8. Pelin Super Moderator

    ehh artık bizde birşeyler ögrendik,,,teşekkürler,,,
     
  9. cordial Member

    Süper Yaa Hosuma Gitti Arti Bya şey Kaptim Emeğine Sağlik
     
  10. yagmur Well-Known Member

    hiç beceremem yaa,,, hep sonradan aklıma gelir şunu deseydim diye...:):):)
     
  11. yaren38_20 Well-Known Member

    çok güzelll ellerinize saglık
     
  12. sevvv38 Well-Known Member

    cem yılmazın ki çok süper olmuş diğerleride güsel teşekürler:)
     
  13. blackangel Well-Known Member

    ellerine sağlık çok güsll olmşş;);)
     
  14. yaren38_20 Well-Known Member

    Harika yaa iyi cevap veriyor adamlar..:D
     
  15. sempatik Member

    paylaşım için teşekkürler çok güzel olmuş
     
  16. sempatik Member

    paylaşım için teşekkürler cüzel
     
  17. mcrap Well-Known Member

    Gzl olmuş barışmançoyuda severdim o süzünü tutum tşkler
     

Sayfayı Paylaş