Kutlu doğum haftası ile ilgili ilahiler

Konusu 'Dini Şiirler' forumundadır ve OrKuN tarafından 24 Nisan 2014 başlatılmıştır.

  1. OrKuN Well-Known Member


    Kutlu Doğum Haftası İlahileri

    Muhammede ilahisi

    Canı dilden aşık oldum
    Muhammede muhammede
    Mevlam layık eyle bizi
    Muhammede Muhammede
    Sallallahu ala Muhammed
    Sallalahu aleyke Ahmet

    Aklı olan arif olsun
    Ciğer yansın püryan olsun
    Bir canım var kurban olsun
    Muhammede Muhammede
    Sallallahu ala Muhammed
    Sallalahu aleyke Ahmet

    Rüyada görüştür bizi
    Murada eriştir bizi
    Mevlam sen kavuştur bizi
    Muhammede Muhammede
    Sallallahu ala Muhammed
    Sallalahu aleyke Ahmet​.
     



  2. OrKuN Well-Known Member

    sen doğdun nurlandı bütün kainat
    seninle yaşanır en güzel hayat
    sendedir şefaat sendedir vuslat
    iyiki doğdun sen ey yüce resul

    amine annendi baban abdullah
    seni öz nurundan yarattı allah
    alemlere rahmet ya rasulallah
    iyiki doğdun sen ey yüce resul

    aylardan nisandır seni anlatır
    kutlu bir doğumdur hep aydınlatır
    hasretin gönlüme hüzün damlatır
    iyiki doğdun sen ey yüce resul

    seninle yeşerdi çölde çiçekler
    kabul oldu o an bütün dilekler
    o gece sevindi gökte melekler
    iyiki doğdun sen ey yüce resul

    Abdurrahman Önül
     
  3. OrKuN Well-Known Member

    İsmi semâda "Ahmed", yerde "Muhammed" olan

    Arş’ın kubbelerine adı nurla yazılan
    İsmi semâda "Ahmed", yerde "Muhammed" olan
    Yedi katlı göklerde Hak cemâlini bulan
    Evvel-ahir yolcusu yâ Hazreti Muhammed.

    Sağnak nur yağmurları inerken yedi kattan
    O gece sendin gelen, ezel kadar uzaktan
    Melekler her zerreye müjde verirken Hak’tan
    O gece sendin gelen yâ Hazreti Muhammed.

    Güneşler, o gecenin nuruna secdederken
    Yıldızlar meşk içinde, kâinat vecdederken
    Bütün hamd ü senalar Yüce Rabb’e giderken
    O gece, sendin gelen, yâ Hazret-i Muhammed.

    Kâbe’de şirk taşları, putlar yere dönerken
    Cehâlet bayrakları, birer birer inerken
    Bin yıllık küfr ateşi, ebediyyen sönerken
    O gece sendin gelen yâ Hazreti Muhammed.

    O gece Save gölü, mu’cizeyle kururken,
    Kisra saraylarında, sütunlar savrulurken
    Arz’dan arş’a âlemler rahmetini bulurken
    O gece sendin gelen yâ Hazreti Muhammed.

    Sen ki; doğum kundağı, ak bulutla örülen
    Doğar doğmaz, “Allah’a secde” emri verilen
    Doğudan ve Batıdan, her mahlûkça görülen
    Kainat efendisi, yâ Hazreti Muhammed.

    Sen ki; asâletine, ezelden hükmedilen,
    Tertemiz rahimlerle, lekesiz soydan gelen,
    Beşerî şüpheleri, Kur’ân ilmiyle silen,
    Seçilen sevgilisin, yâ Hazreti Muhammed.

    Sen ki; büyük yargıda, şefaat müjdecisi,
    Bunca âciz beşerin, mahşer günü bekçisi,
    Sen ki; Kur’ân şahidi, Allah’ın son elçisi,
    Kurtuluş habercisi, yâ Hazreti Muhammed.

    Sen ki; Âdem neslini, uçurumdan döndüren,
    Zulüm sancılarını, şefkatiyle dindiren,
    İnkâr yangınlarını, irfânıyla söndüren,
    Âlimlerin sultanı, yâ Hazreti Muhammed.

    Sen ki güzel huyların, ahlâkın meş’alesi
    Sabır doruklarında beşerin en yücesi
    Senin cennet mekanın, fakirlerin hanesi
    Gönüller hazinesi yâ Hazreti Muhammed.

    Sana şâhit sonsuzlar, ezelden beri her an
    Sana şahit ayetler her zerre ve her mekan
    Senden uzak kalmaya nasıl dayanır ki can
    Sen, her canda cânânsın yâ Hazreti Muhammed.

    Mi’raç gecesi bir bir açılıyorken gökler
    Seni selamlıyorken her katta peygamberler
    Öyle bir an geldi ki; durdu bütün melekler
    Hak’ka yalnız yürüdün yâ Hazreti Muhammed.

    Gönül gözü görmeyen, can gözünü neylesin
    Dünyada dönmeyen dil mahşerde ne söylesin
    Mevla, bütün beşeri ümmetinden eylesin
    Sancağının altında yâ Hazreti Muhammed.

    Hak ile kul vuslatı o ilâhî düğünde
    Hiç kimseden kimseye fayda olmayan günde
    Hasatları, has tartan o terazi önünde
    Noksanları bağışlat yâ Hazreti Muhammed.

    Biliriz ki; hükmü yok bu dünya nimetinin
    Gönüldür sermayesi ahiret servetinin
    Sana salat ve selam gönderen ümmetinin
    Cennetler şahidi ol yâ Hazreti Muhammed.

    Cengiz Numanoğlu
     

Sayfayı Paylaş