Küstüm Çiçeği Yazı

Konusu 'Masal ve Hikayeler' forumundadır ve CAN tarafından 2 Haziran 2016 başlatılmıştır.

  1. CAN Well-Known Member


    Hani kırgınlardır hep kendilerine dokunan ellere..
    Hani dokunur dokunmaz, bir saniye bile geçmeden, hemen bükerler boyunlarını, solarlar..
    Böyle güzel bi görüntüsü vardır, hissetmek istersiniz ellerinizle, dokusundaki pütürlülüğü hissetmek.. Ama hissedemessiniz..
    Çünkü dokunur dokunmaz hemen solar gider..

    Soluk bi çiçeğin soğuk ve ezik yapraklarına dokunmak tatmin etmez sizi.
    Yumuşak ve hissiz, ölmüştür çoktan..
    Damarlarına kimsenin elleri değsin istemezken bazen siz damarına basıverirsiniz onun.
    Güçlü olmasına rağmen türünün özelliği işte alışmıştır bir kere küsmeye...
    O da ister belki sıcak bir el,hatta dokunmak ister, görmek ister..
    Taki biri gelip büyüyü bozana kadar. Biri gelir o an. Bakar ona uzun uzun.
    Sevinir çiçek, biri gözleriyle sevecektir onu..
    Sonra o biri onun küstüm çiçeği olduğunu bile bile ''acaba gerçekten küsüyor mu?'' diye merak eder.. Ve dokunur...

    Küstüm çiçeği gel zaman git zaman sevgisizlikten yakınır.
    Kim sevmek istese hor sevmiştir çünkü. Soldurmuştur onu. ''Biri yok mu?'' der,
    ''Sadece gözleriyle bana sevgisini verecek, benden birşey istemeden safça sevebilecek, beni hep seyredebilecek biri yok mu?''
    Zavallı, ne çok aldanmış...

    Bu kadar kırılgan olmasa belki biri onu böyle sevebilecek, birazcık izin verse dokunmalarına... Ama tatminsizlikten de korkuyordur;
    ''ufak bir dokunuşa izin verirsem yarın üstüme basacak''.

    Ve birgün görür küstüm çiçeği, zaten hayat yalandır..
    ..Ve tek bir damla olsun ağlamak ister. O yaş tenine değdiğinde öleceğini bile bile.

    Ve ağlar..
     



Sayfayı Paylaş