Kuslar hakkında genel bilgi

Konusu 'Hayvanlar Alemi' forumundadır ve Pelin tarafından 5 Temmuz 2008 başlatılmıştır.

  1. Pelin Super Moderator


    Kuşlar hakkında genel bilgi

    [​IMG]


    AYAK YAPILARI
    Alt bacakta kaval kemiği kamış kemiği ile birleşerek but kemiğini oluşturmuştur. But kemiğinden sonra bilek ve tarak kemiklerinin birleşmesinden oluşan oldukça uzun ayak kemiği gelir. Bu kemiğin alt ucundaki çıkıntılara ikinci, üçüncü ve dördüncü parmaklar bağlanır. Birinci (arka) parmağı olan kuşlarda bu parmak ayak kemiğinin iç kenarındaki çıkıntıya bağlanır. Beşinci parmak yoktur. Parmak sayısı genellikle 3-4’tür. Birinci parmak 2, ikinci parmak 3, üçüncü parmak 4 ve dödüncü parmak 5 parçalıdır. Parmaklar bazı türlerde öne ve arkaya dönebilir. Ayaklar keratin pullarla kaplıdır. Bu pullar da çok değişik şekillerde olur. Bazı türlerde ayaklar ve bazen parmaklar da tüylerle kaplıdır.
    Kuşlarda ayaklar, yaşam ve hareket tarzlarına göre çok değişik yapılar gösterir.

    A- Yürüme Bacakları: Bu ayak tipinde but, ayak eklemine kadar tüylüdür. Bunların da değişik tipleri şunlardır:
    1- Koşucu Ayaklar: Bu tipte birinci (arka) parmak bulunmaz.
    2- Adımlayıcı Ayaklar: Parmakların, üçü öne biri arkaya dönüktür. Orta ve dış parmaklar ortaya kadar birbirine birleşmiştir.
    3- Sıçrayıcı Ayaklar: Üç parmak öne biri arkaya dönüktür. Orta ve dış parmaklar yalnız diplerinde birleşmiştir.
    4- Eşinici Ayaklar: Parmaklardan üçü öne biri arkaya dönüktür. Öteki parmaklardan uzun olan orta parmak eşinmeye uygundur.
    5- Yakalayıcı Ayaklar: Tırnakları sivri ve kıvrık olup birinci ve ikinci parmak ve tırnakları diğerlerinden uzundur.
    6- Tırmanıcı Ayaklar: Parmakların ikisi öne, ikisi arkaya dönüktür.
    7- Tutunucu Ayaklar: Dört parmak da öne dönüktür.
    8- Döner Parmaklı Ayaklar: Öne dönük üç parmaktan dıştaki istenilince arkaya döndürülebilir.
    9- Yarık Ayaklar: Öne dönük üç parmak diplerine kadar serbesttir.

    B- Batalık ve Su İçinde Yürümeye Yarayan Bacaklar: Bu tipte but kemiği tamamen veya kısmen tüysüzdür. Üç değişik ayak tipi vardır:
    1- Tek Bağlı Ayaklar: Orta ve dış parmaklar bir deriyle birbirine bağlıdır.
    2- Çift Bağlı Ayaklar: Öndeki parmaklar dip kısımlarında kısa bir deriyle birleşmiştir.
    3- Boğumlu Ayaklar: Parmakların etrafındaki deri boğumludur.

    GAGA YAPILARI
    Keratinden oluşan gaga üst ve alt gaga olmak üzere iki kısımdır. Üst gaga, üst çene ve burun kemiklerinin, alt gaga ise alt çene kemiklerinin birleşmesinden meydana gelmiştir. Üst gaga burundan itibaren devam eden sırt kısmı, genellikle az veya çok eğik olan gaga ucu ve keskin gaga kenarlarından oluşur. Gaga kenarlarında çoğunlukla diş şeklinde çıkıntılar veya testere gibi tırtıklar bulunur. Alt gaga ise her iki alt çene kemiği uçlarının birleştiği gaga ucu ile çene kemikleri arasını örten, bazı türlerde yumuşak bir deriden oluşan gaga altından oluşur. Birçok kuşta üst gaga dibinde yumuşak ve genellikle sarı renkte bir deri vardır. Bir kısım bataklık ve su kuşlarında bu deri bütün gagayı örter ve zengin sinir uçları ile dokunma organı görevini görür.
    Kuşların beslenme tarzına bağlı olarak çok değişik şekillerde gagalara rastlanır. Yırtıcı kuşların gagaları kanca gibi kıvrık, sivri, keskin ve çok güçlüdür. Deri, et ve hatta kemikleri parçalarlar. Tohum yiyen kuşlarda gagalar kalın ve koniktir. Bataklık ve sulak alanlarda yaşayan kuşların gagaları genellikle uzundur. Böcek yiyen kuşların gagaları ince ve sivridir. Pelikan gagası ise alt çenedeki esnek derisiyle büyük bir kepçe gibidir. Gaga şekilleri de kuşların tanınmasında ipuçları verir.

    BESLENME
    İç organlar bölümünde kuşların sindirim sistemi hakkında özet bilgiler verilmiştir. Kuşlarda gaga; besinleri tutmaya, koparmaya ve parçalamaya yarar. Ağız kısmında, aldığı besinleri öğütmeye, ufalamaya yarayan diş gibi bir organ yoktur. Taneyle beslenenler taneleri olduğu gibi veya gagalarıyla kırarak, etle beslenenler ise avlarını parçalayarak yutarlar. Kuşların çoğu besinlerini büyük parçalar halinde yutar. Yutulan besinler kursağı olan kuşlarda bir süre kursakta kalıp yumuşatılır. Besinler midede parçalanır. Ön midede sindirim fermentlerini alarak taşlığa (kaslı mideye) geçen besinler burda küçük parçalar haline gelir ve bağırsaklara geçer. Sindirim bağırsakta tamamlanır. Sellüloz ise körbağırsakta sindirilir. Çok hareketli olan ve çok enerji harcayan kuşlar çok gıda almak zorundadırlar. Yalnız ot ve yaprak gibi besinlerle beslenen kuş türü çok azdır. Bitkisel besinlerle beslenen kuşlar genellikle filiz, körpe yaprak meyve tohumları yerler. Bitkisel besinlerin sindirimi hayvansal besinlerden daha zor olduğundan ve gelişme sürecinde protein ihtiyacı yüksek olduğundan bitki ve tane yiyen kuşların çoğu yavrularını böcek ve kurtlarla beslerler. Belli bir süre hayvansal proteinle beslenen yavrular gelişince yine bitki ve tanelerle beslenmeye başlarlar. Kuşların büyük bir bölümü hayvansal gıdalarla beslenirler. Böcekler, kurtlar, larvalar, yumuşakçalar, krustaseler, sürüngenler, balıklar, küçük memeliler, orta boy memeliler ve yavruları ile çeşitli kuşlar değişik kuş türlerinin besinlerini oluştururlar. Hayvansal besinlerle beslenen kuşlar sindiremedikleri tüy ve kemikleri (baykuşta olduğu gibi) bir yumak halinde ağız yoluyla dışarı atarlar. Böcek yiyen kuşların çoğu da sindiremedikleri sert kitin parçalarını aynı şekilde kusarlar. Gündüz yırtıcıları tüy, kemik, kıl gibi parçaları yemezler. Akbabalar, özellikle kuzukuşu (Gypaetus barbatus) kalın sığır kemiklerini bile midede oluşan asit (Hcl) ile eritirler. Balıkla beslenen kuş türlerinden yalı çapkınları pul ve kılçıkları ağız yolu ile dışarı atmalarına karşın, martı, pelikan ve balıkçıllar bu kısımları da sindirirler. Meyvelerle beslenen kuşların birçoğu meyvelerin etli kısımlarını yer ve sindirirler, çekirdekleri ise bağırsak veya ağız yolu ile dışarı atarlar. Böylece bitkilerin yayılmasını da sağlamış olurlar.
    Kuşların dışkıları da beslenmelerine göre farklıdır.turkeyarena.com Tane ve tohumlarla beslenen kuşların dışkıları kuru ve katıdır. Hayvansal besinlerle beslenenlerin ise cıvık ve genellikle yapışkandır. Meyvelerle ve bitkilerle beslenen kuşların dışkıları genellikle renkli (Yeşil, mor) ve içlerinde çeşitli tohumlar vardır.
    Kuşların birçoğu yavrularını uzun bir süre yuvada besler. Bir kısmı kursaklarında veya ön midede yumuşayan, yarı sindirilmiş besinleri kusarak veya yavruların gagalarını ağız ve kursaklarına kadar sokmalarını sağlayarak beslerler. Güvercin yavruları ise ana babalarının kursaklarında oluşan sütümsü bir maddeyi gagalarını ana babalarının boğazına sokarak alıp beslenirler.

    DUYU ORGANLARI
    Kuşlarda duyu organları arasında görme organı göz en çok gelişme gösteren organdır. Kuşların büyük bir bölümünde gözler kafanın iki yanında yer alır. Sadece gece yırtıcılarında gözler kafanın ön tarafındadır. Kuşlarda gözlerin çok az hareketli olmasına karşın baş ve boyun büyük hareket kabiliyetine sahiptir. Kuşlarda göz kapakları çok hareketlidir. Göz kapaklarından ayrı olarak gözü örtebilen hareketli ve saydam bir zar (nictitans) bulunur. Bütün kuşlarda daralıp genişleyebilen göz bebekleri yuvarlaktır. Retina tabakası ön kısma nazaran daha geniştir. Gözü çevreleyen katı tabakanın içinde ve cornea kenarlarının arkasında kemik tabakacıklarından oluşan bir halka vardır. Cornea tabakası bütün kuşlarda kuvvetli bir şekilde kubbeleşmiştir. Retina tabakasının büyüklük ve gelişmişliğine paralel olarak keskin ve net görebilme çok gelişmiştir. Durdukları yerde bir dairenin 300°’lik sahasını görebilirler.
    İşitme organı olan kulak, gözlerin hemen arkasında, başın iki yanında yer alır. Kuşlarda da kulak, iç, orta ve dış kulak olmak üzere üç kısımdan ibarettir. Fakat dış kulak pek dikkati çekmez. Genellikle dıştan bir tutam kalem tüyü ile çevrili ve örtülüdür. Bazı kuşlarda kulağı çevreleyip örten kalem tüylerinin rengi değişiktir.
    Koku alma organı burun, üst gaganın dip kısmında yer alır. Çoğunlukla tam olmayan bir ara perde ile ayrılmış burun boşluğunda koku alma görevini taşıyan midye şeklinde bir çift oluşum vardır. Her iki burun deliği üst gaga dibine yakın bir yerde bulunur.turkeyarena.com Bazı kuşlarda burun delikleri sert kıllarla örtülüdür (Kuzgun). Bazılarında ise (fırtına kuşlarında) boru şeklinde uzamış ve birbirleriyle birleşmiştir.
    Tat alma organı, dil ve gaganın iç kısmıdır. Yumuşak olan dil dibi ile damakta yer alan tomurcuklar vasıtasıyla tad alma olayı gerçekleşir.
    Gaga ve dil, dokunun organı vazifesini de görmektedir. Çulluklar, ördekler ve genellikle diğer su kuşlarında yumuşak gaga derisi üzerinde yer alan cisimcikler gaganın dokunma organı olarak iş görmesini sağlar. Ayrıca böcekler beslen diğer bazı kuşlarda (ağaçkağanlar) oldukça uzun olan dilleri de dokunma organı vazifesini görür.

    www.turkeyarena.com
    İÇ ORGANLAR
    İç Organlar: 1.Hava Delikleri 2.Göğüs hava torbacıkları 3Yemek borusu 4.Kursak(Taşlık) 5.Bezli Mide 6.Yürek 7.Çiğneme midesi 8.Ciğer 9.Bağırsak 10.Karın hava torbacıkları 11.Akciğer 12.Yumurtalık 13.Böbrek 14.Yumurta Kanalı 15.Dışkılık(Anüs) 16.Sidik kanalı 17.Kör bağırsak
    Beyin kafatası boşluğunu doldurur. Omurilik omurga kanalının son ucuna kadar uzanır. Omurilikten ayrılan sinir sistemi bütün organlara ve kaslara kadar dağılır.
    Kuşların kalpleri 4 gözlüdür. Sağ ve sol kulakçıkla karıncıklardan oluşur. Kalp atışları memelilerden daha hızlıdır.
    Solunum organları akciğerler küçüktür. Memelilerde olduğu gibi serbest bir halde göğüs boşluğunda durmazlar. Tersine hücre dokuları ile gövde boşluğunun duvarlarına yapışık ve omurganın yanlarında, kaburganın ara boşluklarına gömülmüş bir halde bulunurlar. Kısa olan bronşları birçok kollara ayrılır. Bu kollardan yer yer birbirleriyle birleşen borular çıkar ve bunlar kılcal kan damarlariyle iç içe örgülenirler. Akciğerin bronşiyal borularından birçok hava kesesi çıkmaktadır. Bunlar belirli bölgelere, boyun, göğüs ve karın kısımlarına uzanır. Hatta leğen kemiği boşluklarına kadar sokulurlar. Bu hava keseleri hava deposu işini görürler.
    Gövde, kanat ve ayak hareketlerinde sıkışır ve açılırlar, bu suretle ciğerlerde hava vantilasyonunu sağlarlar. Kuşlarda diyafram olmayışı, göğüs kafesi yapısı ve akciğerlerin yerleşimi dolayısıyla solunum işlemi de memelilerden farklıdır. Uçuşta kanat çırpma sırasında ciğerlere ve hava keselerine yapılan basınçla ciğerlerin körüklenmesi sağlanır ve solunum meydana gelir. Uçmayan evcil kümes hayvanlarının zaman zaman kanat çırpmaları, uçamayan devekuşlarının yürürken ve koşarken küçük kanatlarını sürekli sallamaları solunumu sağlayan ihtiyacından doğar. Solunumda yararlı olan hava keseleri aynı zamanda vücut sıcaklığının korunmasını da sağlarlar.
    Kuşlarda böbrekler iri ve uzunca, sırt kemiğinin iç çukuruna gömülmüş bir durumdadır. Böbrekten çıkan idrar kanalları bağırsağın arka tarafına uzanır ve eşey deliğinin üst kısmına açılır. Sidik salgısı kuşlarda sulu değildir. Beyaz, yoğun ve çabuk katılaşan bir maddeden ibarettir.
    Kuşlarda sindirim sistemi de değişiklik gösterir. Kuşlarda ağız kısmında diş bulunmaz. Gaga kenarlarındaki testeremsi çıkıntılar ve diğer oluşumlar beslenmeleri ile ilgilidir. Gagalar da beslenme şekline göre değişiklik gösterir. Ağız içinde boynuzumsu bir madde ile kaplı ve hareketli olan dil, besinleri almaya ve yemek borusuna göndermeye yarar. Yemek borusu boyun uzunluğuna göre şekil alır. Bazı tanelerle beslenen kuşlarda ve yırtıcılarda yemek borusu genişleyerek kursak oluşmuştur. Alınan besinler kursakta yumuşatılır. Pelikanlarda yemek borusu gırtlakta genişleyerek kese halini almıştır ve tükürük bezleri ile diğer salgılar bu keseye boşalır. Bütün kuşlarda yemek borusu alt kısımda genişler ve oval bir şekil alarak ön mideyi oluşturur. Ön mideye bir çok salgı bezi bağlıdır. Ön mideden sonra güçlü kaslardan oluşan ve iç kısmı sertleşmiş, boynuzumsu bir madde ile kaplı katı veya konsa denilen kaslı mide gelir. Kaslı miğde alınan besinlere göre değişiklik gösterir. Yırtıcı kuşlarda bu mide zayıf kaslıdır. Tane yiyen kuşlarda ise sert kaslı ve içi karşılıklı sert iki plakadan oluşur. Kursak ve ön miğdeden geçerken yumuşayan besinler burada miğde hareketleriyle mihaniki olarak parçalanır ve öğütülürler. İnce bağırsak uzundur. Baş tarafına pankreas ve öd salgısı ulaşır. Kısa olan kalın bağırsağın sonunda uzunca iki kör bağırsak bulunur. Kalın bağırsak anüse açılır.
    Kuşlar yumurtalayarak ürediklerinden üreme organları da değişiklik göstermekte ve sürüngenlerin üreme organlarına benzemektedir. Erkeklerde böbreklerin ön yan tarafına ikişer tane yumurta biçiminde bulunur. Çiftleşme zamanı bu testisler şişer, genellikle soldaki daha büyük olur. Az gelişmiş olan ve böbreğin bir kısmından oluşan yan testisler sidik kanalının dış yanından aşağıya doğru iner ve uçları sperın baloncukları ile şişen sperma kanallarıyla birlikte anüsün iç tarafındaki iki çıkıntıya ulaşır. Kuşların çoğunda çiftleşme organı yoktur.turkeyarena.com Yalnız ördekgiller familyasında anüsün karına bakan iç duvarından çıkan iki kabarcık ile payandalanmış ucu dışarı çıkabilen bir penis bulunur. Penis üzerindeki oluk, sperma kanatlarının ucu olan kabarcıklardan çıkan spermayı dişiye iletmeye yarar. Leylek ve balıkçıllarda ise penis körelmiş, anüsün iç duvarında bir siğil şeklini almıştır.
    Dişilerde üreme organı yumurtalık ve yumurta kanalından ibarettir. Sağ yumurtalık ve yumurta kanalı körelmiş veya tamamen ortadan kalkmıştır. Çiftleşme ve yumurtlama zamanı sol tarafta bulunan üzüm salkımı şeklindeki yumurtalık ve dolambaçlı döl kanalı olağan üstü büyür. Döl kanalı üzerinde bulunan uzunluğuna katlanmış derideki sümüğümsü bezler yumurta akı maddesini ve arka taraftaki bezlerde iplikli yumurta derisini oluştururlar. Döl yolunun sonunda kısa ve geniş kısım döl yatağı adını alır. Burada çeşitli renklerde ve poröz olan yumurta kabuğu oluşur. Kısa ve dar olan uç kısmı sidik borusunda olduğu gibi dış yandan kloaka açılır. Her dişinin eşey organında erkek eşey organını karşılayan ve aynı bölgede anüsün iç duvarında yer alan bir klitoris (bızır) bulunur.

    İSKELET
    Kuşların genel yapısı yürüme ve uçma hareketlerini rahatça yapmaya uygun bir şekilde oluşmuştur. Yürürken ve dururken gövdenin ağırlık merkezi ayakların üzerine düşer. Bu sırada kanatlar katlanmış durumda gövdenin iki yanına yapışık olarak durur. Kuşların iskeleti incelendiğinde kemiklerin ince, içlerinin boş ve birçok yerinde belirli delikler bulunduğu görülür. Akciğerlerden itibaren muhtelif yerlerde bulunan hava keseleri kemiklerle irtibatlıdır. İskeletin hafifliği, akciğer ve kemiklerle bağlantılı hava keseleri kuşların uçmalarını kolaylaştırır.
    Kuşlarda kafatası beyin ve soğancığın muhafaza edildiği, kubbemsi ve iyi kaynaşmış kemiklerden, dikine bir kemik plakası ile ayrılmış büyük göz çukurlarından kemik veya kıkırdak plakalarla ayrılmış burun deliklerinden itibaren boynuzumsu bir maddeden ibaret üst gaga ile yine ucu boynuzumsu maddeden yapılı alt gagayı göz çukurları altına bağlayan alt çene kemiklerinden oluşur. Gaga kafatası ve altçene ile bağlantılı halindedir, eklemli ve oynaktır.
    Kuşların omurgası, genellikle uzun olan ve 9 ile 23 omurdan oluşan hareketli bir boyun kısmı, 5-10 omurdan oluşan ve sabit olan göğüs kısmı, yine 16-20 omurdan oluşan ve sabit olan sırt kısmı ile 4-6 kısa omurdan oluşan, kütlenmiş ve az oynak olan kuyruk kısmından ibarettir. Göğüste birbirine ve göğüs omurlarına bağlı 5-10 kaburga kemiği vardır. Göğüs kemiği, iri, geniş ve yassıdır. Yalnız göğsü değil karın kısmını da kaplar. Göğüs omurlarından sonra gelen sırt ve bel omurları leğen kemiği ile kaynaşmıştır.
    Kuşlarda ön ekstremiteler kanat şeklini almıştır. Kanatlar kuvvetli kaslarla göğüs kemiğine bağlanmıştır. Kanadı omurgaya ve göğüse bağlayan kemiklerden kürek kemikleri sırt tarafına doğru uzamışken kargacık kemikleri göğüs ile kaynaşmış, köprücük kemikleri ise uçta birleşerek lades kemiğini oluşturmuşlardır.
    Kanatlar, kısa bir pazu kemiği ve uzun ön kol kemikleri ile körelmiş el kemiklerinden ibarettir. El, birbirine kaynaşmış uzunca bir orta el parçası, başparmak, orta büyük parmak ve buna bitişik küçük parmak olmak üzere 3 parmaktan oluşmuştur. Duruş ve yürüyüş halinde kolun üst kısmı geriye, alt kısmı öne ve el kısmı geriye kıvrık bir şekilde durur.
    Ayaklar, sırt omurlarıyla birleşmiş ve bütünleşmiş leğen kemiğine bağlıdır. Kısa ve kuvvetli olan uyluk kemiği öne doğru yatık gövdenin yan etleri içinde gizlenmiştir. Bu nedenle düz eklemi dışarıdan görülmez. Arkaya doğru eğik duran baldır kemiği oldukça uzun ve iridir. Kaval kemikleri kaynaşmıştır. Bilek ve ayak kemikleri kaynaşarak boru şeklinde parmaklara eklenmiştir. Beşinci parmak kaybolmuştur. Parmak sayısı genel olarak 3-4, deve kuşlarında 2’dir. Arkaya dönük birinci parmak 2, içe bakan ikinci parmak 3, ortadaki üçüncü parmak 4, dıştaki dördüncü parmak ise 5 eklemlidir. En uç eklemde tırnak oluşmuştur. Parmak sayısı ve eklemlerde türlere göre çok değişikliklere rastlanır. (Şekil: 1).
    İskelet kaslarla çevrilidir. Kanatlar çok kuvvetli kaslarla göğüs kemiğine bağlıdır. Ayak kasları da oldukça güçlüdür

    TÜY YAPISI
    Kuş tüyleri karmaşık bir yapıdadır. Keratinleşmiş deri hücrelerinden oluşur. Kanat ve kuyrukta yer alan büyük tüyler (telekler) uçmaya yarar. Vücudu, bir kiremit örtüsü gibi kaplayan dış tüyler ıslanmaktan korur, alttaki ince ve yumuşak tüyler ise vücut ısısının kaybını önler.
    Bir kuş tüyü, tüy ekseni ve tüy bayrağından oluşur. Tüy ekseni içi boş ve yuvarlak oyan tüy kökü ile içi ilik dolu dört köşeli tüy gövdesinden ibarettir. Tüy bayrağı ise gövdeden çıkan dallardan, bu dallardan çıkan yan dallardan ve bunların üzerindeki ucu çengel gibi küçük dalcıklardan oluşur. Bu çengelli dalcıklar, üzerinde çengelli dalcık bulunmayan yan dalları kavrayarak tüylerin dik durmasını sağlar

    Tüyler eksen ve bayrak kısımlarına göre üç gruba ayrılır:

    A- TELEKLER
    Büyük ve uzun tüylerdir. Yan dalcıkları çengellidir ve bu tüyler dik dururlar. Telekler kuş vücudunun belli bölgelerinden çıkarlar. Bu bölgelerin dışında kalan kısımlar ya tamamen çıplak veya hav tüyleri ile örtülüdür. Telekler de; uçma telekleri, kuyruk telekleri ve örtü telekleri olmak üzere üç çeşittir. Telekler çeşitli renklerde olabilirler.
    a- Uçma Telekleri: Kanat şekline dönüşen ön ekstremitenin el ve alt kol kısmında bulunur. Genellikle 10 tane el uçma teleği (esas uçma tüyü) kanat ucundan bilek eklemine kadar sıralanır. Daha küçük olan alt kol uçma telekleri (ikinci derece uçma tüyleri) bilek ekseninden dirseğe kadar sıralanır ve sayıları değişiktir. Tüylerin uzunluklarına ve bayrak şekillerine göre kanatlar sivri veya küt bir görünüm alırlar.
    b- Kuyruk Telekleri: Kuyruktaki büyük tüylerdir. Uçarken dümen görevini yaparlar. Sayıları genellikle 12’dir. Bazı türlerde 10, bazılarında 20’ye kadar, hatta bazılarında daha fazla da olabilir. Kuyruk telekleri son kuyruk omuruna bağlanmıştır. Buradaki kasların hareketiyle yelpaze gibi açılabilir, aşağı ve yukarı hareket edebilir. Çok değişik şekillerde olan kuyruk tüyleri bazı türlerde körelmiştir. (Yumurta piçi) Kuyruk teleklerinin uzunluk ve yapılarına göre basamaklı, kama şekilli yuvarlak, dört köşe, girintili ve çatallı kuyruk şekillerine rastlanır.
    c- Örtü Telekleri: Uçma tüylerinin ve kuyruğun dibinde kiremit gibi dizilmiş kısa tüylerdir. Kanatların üst ve alt taraflarında birkaç sıra örtü tüyü bulunur. Üsttekilere kanat üstü örtü tüyler, alttakilere kanat altı örtü tüyleri denir. Uçma teleklerine en yakın olan örtü tüyleri en büyükleridir, bunlar da el ve kol örtü tüyleri adını alırlar. Vücudun diğer bölümleri de çeşitli büyüklükteki örtü tüyleri ile kaplıdır. Kuyruk Şekilleri: 1.düz 2.Yuvarlak 3.Kama kuyruk 4.basamaklı 5.Girintili 6.Çatal

    B- HAV TÜYLERİ
    Yan dalları üzerinde kanca gibi çıkıntıları bulunmadığı için bu tüyler dik durmazlar, yumuşak ve gevşek bir haldedirler. Bu tüylerin gövde kısmı da genellikle ince ve zayıftır. Bazen tüy gövdesi körelmiş olup tüy dallarının hepsi tüy kökünden birbirine çok yakın olarak çıkarlar. Hav tüyleri teleklerinin altında yer alır ve kuşun vücut ısısını korumaya yararlar. Renkleri genellikle beyaz veya gridir.

    C- KIL TÜYLERİ
    Eksenleri uzun ve incedir. Bayrak kısımları körelmiştir. Telek tüyleri arasında dağınık olarak bulunur. Gaga dibinde yer alanlar bazen kalın ve sert sakal veya bıyık kılları haline dönüşürler.

    TÜY DEĞİŞİMİ
    Memelilerde ve kuşlarda deriden oluşan kıllar, tüyler, tırnaklar, dış etkilerle devamlı yıprandıklarından zamanla bunların yerine yenileri oluşur. Bu yenileme işi bazen yavaş yavaş (memelilerde deri, tırnak; kuşlarda pençe ve gaga) bazen de belli zamanlarda ve oldukça hızlı bir şekilde oluşur (Kıl ve tüy değiştirme). Ekseri kuşlar bütün tüylerini senede bir defa, bazıları iki defa değiştirirler. Bazı kuşlar küçük örtü tüylerini senede iki defa, kanat ve kuyruk teleklerini ise bir defa değiştirirler. Tüy değiştirme yavaş olduğundan, genellikle 1-3 ay sürdüğünden kuşlar tamamen çıplak kalmaz ve uçma yeteneklerini kaybetmezler. (Yırtıcı kuşlar, güvercinler, tavukgiller, martılar, ötücüler). Fakat kaz, ördek, kuğu, turna ve bazı bataklık kuşları uçma teleklerini birden döktüklerinden birkaç hafta uçamazlar. Bu durumlar dışında değişik şekillerde tüy değiştiren türler de vardır. Bazılarında erkek ve dişi değişik zamanlarda tüy değiştirir.
    Tüy değişimi derideki tüy yuvasında yeni tüyün büyümesi ve üstteki yıpranmış tüyün atılmasıyla oluşur. Bu tüy yenilemede renk değişikliklerine de rastlanır. Yılda iki kez tüy değiştiren kuşlarda genellikle yaz ve kış renklerinde farklılıklar görülür.
    Kuşlarda arka ekskremiteler yürüme bacaklarıdır. Bacağın üst kısmında yer alan uyluk kemiği ve diz eklemi bacak kasları ve karın tüyleri tarafından örtüldüğünden dışarıdan görülmez.

    ÜREME VE YUMURTALARI
    Yumurtanın yapısı: 1.Kalker yumurta kabuğu 2.İç yumurta zarı 3.Yumurta akı 4.Yumurta akındaki yüzen bağlar 5.Yumurta sarısı 6.Besi maddesi(embrio plakası) 7.Yumurta sarısının zarı 8.iç yumurta zarı 9.Hava odası
    Kuşlarda üreme yumurtlama yoluyla olur. Bütün kuşlar hazırladıkları bir yuvaya veya uygun bir yere yumurtlar, bir süre kuluçkada yatar ve yavruların yumurtadan çıkmasını sağlar. Bazı türlerde yumurtadan çıkan yavrular yuvayı hemen terk eder, ana-babalarıyla birlikte besinlerini ararlar. Bir kısım kuşlarda ise yavrular belli bir süre yuvada kalır, ana-baba veya herhangi bir tarafından beslenir, uçacak hale gelince yuvayı terk eder. Guguk kuşu yuva yapmaz, yumurtalarını başka kuşların yuvasına bırakır, yumurtadan çıkan yavrular da yuva sahibi kuş tarafından beslenip büyütülür. Kuşlar genellikle ilkbaharda çiftleşerek yuvalanır ve yumurtlarlar. Bu bazı kuşlarda senede bir kez, bazılarında iki kez, bazılarında ise 3-4 kez kuluçka olayı görülür. En çok yumurtlayan kuşlar tavukgillerdir. Bıldırcın 10-16, keklik ve sülün ise 15-20 yumurta yapar.
    Kuşların yumurtaları şekil, büyüklük ve renk bakımından çok çeşitlidir. Genel olarak yumurta büyüklüğü kuşla ve çıkacak yavru büyüklüğü ile orantılıdır. Kuş büyüklüğüne göre en büyük yumurtayı kivi, en küçüğü de guguk kuşu yapar. Yumurtaların renkleri yuva yerlerine göre değişir. Oyuklarda, karanlık, kapalı yuvalarda kuluçkaya yatanların yumurtaları genellikle beyaz, açıktaki yuvalarda kuluçkaya yatan kuşların yumurtaları ise ortama uyacak şekilde renkli, lekeli ve benekli olur.
     



Sayfayı Paylaş