Kurtlar Vadisi Dizisi Sözleri

Konusu 'Karışık Sözler' forumundadır ve GuNaHKaR tarafından 16 Ekim 2015 başlatılmıştır.

  1. GuNaHKaR Well-Known Member


    Acı çekmek ölmekten zor!

    Ahirim sensin Elif. (Polat Alemdar)

    Akıllı insanlar yeni fikirleri tartışırlar. Normal insanlar sonuçları tartışırlar. Küçük insanlarsa başka insanları tartışırlar.

    Allah kadının haklı olanından sakınsın ( Seyfo dayı )

    Amacımıza ulaşıncaya kadar karşımıza çıkan herkes, hayatıyla amacımıza hizmet etmezse ölümüyle bu hizmeti gerçekleştirecektir…

    Atasını tanımayan it peşinde gezermiş.

    Ateşle oynayan ya elini yakar, ya kendini.

    Avın eti yenmiyorsa, amaç oyun oynamaktır.

    Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguyu paylaşanlar anlaşabilir.

    Azdan az, çoktan çok gider. (Çakır)

    Bardak zaten taşdı da damlayana yazık olacak.

    Ben gaz maskesiyle gül koklamam yeğenim! (Seyfo)

    Ben kan bağıyla oluşan kardeşlikten çok can bağıyla oluşan kardeşliğe önem veririm; ve ben canını kurtardıklarıma değil canını verebileceklere ve *canımı verebileceklerime kardeşim derim.

    Ben mafya babasıyım! (Polat Alemdar)

    Ben senin canın için ömrümü bir kibritin kavında tutuştururum ama benim yanmam senin gönlündeki ateşin sönmesini sağlamaz.

    Benim aslanlarıma kefenden başka şey giydiremezler

    Benim hayatımın hepsi yalan Elif. Tek gerçek sensin! (Polat Alemdar)

    Bilmediğin bir işe giriyorsan muhakkak bir şeyler kaybedersin.

    Bilmediğin yere kapıdan girmeyeceksin.

    Bir çocuk babasız büyür, ama anasız büyüyemez. Senin anan vatan.

    Bir daha asla kocandan başkası için seviyorum deme. (Beti)

    Bir daha sakın ailen üzerine kumar oynama bu oynadığın son kumar olur.

    Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri oluşuyorsa orada güneş batıyor demektir.

    Biz belimize silahı silahla vurulmak için koyduk.

    Biz ki Vatan sevmelerinin ustasıyız. ( Aslan akbey )

    Biz ormanların kralıyız aslanım… İte çakala verecek canımız yok!

    Biz ölmeyi çoktan göze aldık da, yanımızda kimler götürücez onu düşünüyoruz.

    Bizim de bir adımız var ezanla konuldu selayla biter.

    Bu alem, kimsenin kimseyi konuşturduğu alem değildir, herkesin birbirini susturduğu alemdir.

    Bu bir satranç, 64 kare dışında olmak da var, piyon olmak da var, mat olmak da…

    Bu İstanbul ya onlarındır ya bizim..

    Bugün de anama dil uzatanın dilini koparırım, el uzatanın elini kırarım.

    buldum seni. Bırak vehmimde gölgeni, gelme artık neye yarar…

    Büyüğünü bilen büyüğünden büyüktür.

    Cenneti göremeyeceğiz Memati bari cehennemi hak edelim.

    Cennetten çiçek alıp cehenneme dikemezsin, cehennemden kor alıp cenneti yakamazsın.

    Çakal gibi dostum olacağına, aslan gibi düşmanım olsun.

    Çakalın yaveri tilkidir.

    Çarkın nasıl işlediğini bilmek önemli değil, çarka çomak sokmak önemli…

    Çok büyüğü olan büyüyemez.

    Çok mütevazi olma, kibirden bilirler.

    Devletin her zaman nöbeti devralacak adamları vardır.

    Devletle ortak olanın vereceği çok olur, Allah’la ortak olanın alacağı çok olur.

    Diriden korkmadık ölüden mi korkucağız ?

    Doğurmayı bilmeyenler, öldürmeyi nereden öğreniyorlar.

    Dostum olmaz, hasmım yaşamaz.

    Dostun dostum, düşmanın düşmanımdır.

    Dünya bir gündür, o da bugündür.

    Dünyanı karartmaya geldim..

    Eğer bir adamla votka içmemişsen, onunla asla düşman olma. (Tilki Andrei)

    Eğer senden başka büyük yoksa eyvallah diyeceksiin.

    Ekmek yediği yere ihanet eden, gün gelir ekmek yediği yerden kurşun yer.

    Fazla dolaşanın ayağına bok bulaşır. (Deve Tuncay)

    Gözden akan bir damla yaş, kimsenin susuzluğunu gidermez.

    Güneş tepeden vurduysa, gölge ayağımızın altıdır…

    Güneşsiz havada gözlük takan adam benimdir.

    Haddini bilmek, birazdan ölecekmiş gibi yaşamaktır.

    Hayat verenin kuluyum.

    Hayat, ölümle kumar oynama sanatıdır.

    Hayatta edindiğim tecrübeler, yediğim kazıkların toplamıdır.

    Hem kadın, hem avukat!

    Her sabahın bir akşamı vardır.

    Her şeyin, zamanı var; yaşamanın, sevmenin, hatta ölmenin bile.. ( Aslan akbey )

    Her zaman mutluluğun doruğundayken gülünmez, bazen sırf hayata gıcıklık olsun diye uçurum kenarındayken bile gülümseyeceksin.

    Herkes cennete gitmek ister ama kimse ölmek istemez.

    İçimde alacağanız tek bir kafa var gerisi kuru kafa atın gitsin.

    İhaneti sen de gördük gel şimdi sende şiddeti bende gör.

    İki kişinin bildiği sır değildir.

    İnsaf kalmamış ben-i ademde, anamı ağlattılar acıbademde. (İplikçi Nedim)

    İnsana güvenme ölür, ağaca yaslanma kurur.

    İntikam soğuk yenildiğinde lezzetli bir aştır.

    İşin içine ihanet girdi mi kardeşlik değil hukuk başlamalı

    İtaatsizliğin raconunu biz koymadık.. Ama biz uygularız ! Büyüklerinize böyle iletin..

    Kaç ölüm adını değiştirir usta?

    Kahpelik gizli yapılır, gizli kalmaz.

    Kanı Efe, içi Ali, dışı Polat! Bir karar ver evlat! ( Doğu bey )

    Kapıdan içeri girip yeminini edersin, çıkarken hayatın yemin ettiğin masanın üzerinde kalmıştır…
    karısı Nesrin tarafından…)

    Kartal avını öldürmeden önce göğün en tepesine çıkartıp aşağı bırakırmış

    Kartal kurdu koyun zannederse direk yere çakılır

    Katranı kaynattık olmadı şeker sayın Karahanlı. Bundan sonra ne kadar kaynatırsan kaynat olacağı zifttir

    Kelle veren tarafta değil, kelle alan taraftayız.

    Kimileri okur öğrenir, kimileri yaşar öğrenir

    Kumarda kazanan yoktur sadece oynatan kazanır…

    Kurda akıl, güneş doğana kadar lazımdır.

    Kurt yatağında yatan kurt, aslan ininde yatan aslan, çakal otlağında gezen çakal olur.

    Kurtlar Vadisi’nde gövdeden kopan başlar üzerinde ilerlenir…

    Kurtlar vadisinde beyazın kaderi kirlenmek, siyahın kaderi suçlanmaktır

    Kurtlar Vadisinde iz sürmek istiyorsan kurdun postunu giymek zorundasın.

    Kurtlar vadisinde ölüm akreple yelkovanın buluşma anıdır.

    Kuştan korkan darı ekmez, eksede korkuluk dikmez.

    Leyla Türkmen: Öldürmeye mi geldin beni? Sana minnettar olurum.Tek istediğim beni sevdiğimin yanına gömmen.

    Namımızın büyüklüğü, dostlarımızın büyüklüğündendir.

    Ne güzel İstanbul be..!

    Ne hasta bekler sabahı, ne taze ölüyü mezar… Ne şeytan bir günahı, seni beklediğim kadar. Gerçi istemem gelmeni yokluğunda

    Ne sevdiklerim için yaşayabiliyorum, ne de vatanım için ölebiliyorum.

    Nemrud’u öldüren de bir sinek. Ona ne yapmak lazım?

    Ölenin arkasından ağlama ki sen öldükten sonra arkandan ağlayan bırakma.

    Ölüler de zannediyor ki diriler her gün helva yiyor.

    Ölüm ölüm dediğin nedir ki gülüm, ben senin için yaşamayı göze almışım.

    Öyle çok sevdim ki o’nsuz yaşadığım her anı eksik yaşadım.. Öyle çok sevdim ki o’nu yaşatabilmek için kendimi öldürdüm..

    Özgürlük, sonu meçhul bir firardır.

    Pokeri niye seviyorum biliyor musun Kılıç? Elin açmazsa oyuna giremezsin. (Laz Ziya)

    Polat Alemdar: Sen sevdiğini kalbinden başka bir yere gömdün mü ki ben gömeyim Leyla?

    Racon kesmiyorum, kafa kesiyorum!

    Rüzgar ne kadar sert eserse essin, kayadan alıp götüreceği tozdur. (Şahin Ağa)

    Sabır boyun eğmek değildir, sabır mücadele etmektir.

    Sadece şahlar hamleleri önceden sezer.

    Sakın 30 yıl hukukun olmayan birine, sakın deme! (Polat Alemdar)

    Sen benim hem var olma hem de yok olma sebebimsin… (Polat Alemdar)

    Sevdiğinle buluşursun ama bilirsin ki bu hasretin sonu değildir.

    Sinek öldürmeyeceksin sinek! Benden habersiz sinek öldürmeyeceksin! (Memati’ye hitafen)

    Sizin bakkalınız bile yok memleketinizde işletecek, 680 milyon dolar yok istenilince verilecek. (İplikçi Nedim)

    Sonunu düşünen kahraman olamaz.

    Tanımadığından değil, yanlış tanıdığından korkacaksın.

    Tedariksiz hacete giden domala domala taş arar.

    Umarım ömrümün sonunda doğrularım yanlışlarımdan fazla olur. (Polat Alemdar)

    Vadiye pus indikten sonra kurt değil kurda, attığı adıma bile güvenmez.

    Vatan dediğin bu aslanlar bir de bunları doğuran aslan analar.

    Yaşamak için yalvarmadık, ölmek için yalvarmayız.

    Yaşamak, yalvarmaya değecek bir şey değildir. (Selim’e hitafen)

    Yer yerinden oynamadıkça, hiçbir şey yerine oturmaz.

    Yürü be Hekimoğlu!… Ünye Fatsa arası Ordu kuruldu. Ulan… Ölümden öte köy mü var be!… Ya bismillah!

    Zararın neresinden dönersen dön dönek derler.
     



Sayfayı Paylaş