Kükürt Hakkında Bilgi

Konusu 'Kimya' forumundadır ve RüzGaR tarafından 16 Mart 2013 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Kükürt Elementi Hakkında Bilgi
    Periyodik cetvelin VI A grubunda yer alan ametal bir kimyasal elementtir. İlkçağdan bu yana bilinir. Bir element olarak ilk kez 1777′de Antoine Lavoisier tarafından tanımlandı. Evrende en çok bulunan dokuzuncu elementtir. Yerkabuğunun yaklaık % 0.06′sını oluşturur.

    Oldukça yumuşak, açık sarı renkli bir yan metal ya da metalsidir. Oda sıcaklığında en dengeli biçimi, rombik kükürt diye adlandırılan, yoğunluğu 2.07 (gr/cm’) ve erime noktası 112.8°C olan, kristalleri sekiz yüzeyli (oktaedrik) kükürttür. Ancak, bu biçim erime derecesinin altındayken, monoklin kükürt denen başka bir kristal biçime (prizmatik) dönüşür. An kükürt kokusuz, tatsız, bir katıdır. Suda çözünmez, elektriği iyi iletmez. Kükürt havada, güneş ışığında güç görülebilen mavi bir alevle yanarak keskin ve boğucu kokulu kükürtdioksit (SO2) gazım oluşturur. Bu element, oksijenin yanı sıra çok sayıda başka elementlerle de doğrudan doğruya birleşebilir. Böylece çok miktarda ısının açığa çıktığı hızlı tepkimeler sonucu birçok kez baz metalli sülfidler oluşur. İyi ayrıştırılmış kükürt ve çinko artan basınç altında hemen hemen patlayıcı özelliktedir.

    Sembolü: S
    Atom Numarası: 16
    Atom Ağırlığı: 32,066
    Elemet serisi: Ametal

    Maddenin Hali: Katı
    Görünümü: Limon sarısı

    Kükürtün Elde Edilmesi:
    Günümüzde kükürt üretiminin çoğu Frasch yöntemi diye adlandırılan bir yöntemle yapılır. Bu yöntemde kükürt yatağına ısıtılmış basınçlı su buharı verilir. Sonuçta ergiyen kükürt dışarı pompalanır. Bu yolla yüzlerce metre derinlikten kükürt yatakları ortaya çıkarılır. Meksika Körfezi boyundaki tuz sütunlannda bulunan kükürt yataklarıyla Batı Teksas, Polonya, Rusya Federasyonu ve Irak’taki buharlaşmış, havzalardan kükürt bu yöntemle çıkarılır. Kükürt, doğal gaz ve petrolden Claus yöntemi adı verilen yolla elde edilir. Doğal gazda kükürt, çoğu kez hidrojen sülfür (H2S) halinde bulunur. Petrol ise genellikle büyük oranda organik kükürt bileşikleri içerir. Petrol arıtıldığında. bu bileşiklerden kükürt hidrojen sülfür açığa çıkar. Claus yönteminin uygulanması sırasında hidrojensülfürün 1/3 u yanarak kükürtdioksiti (SO2) oluşturur. Sonra bir katalizör yardımıyla iki gazın etkileşiminden kükürt elementi ve su oluşur. Volkanik gazlarda da aynı kimyasal tepkime yer aldığından, bu gazlar volkanik kükürt yataklarını oluştururlar. Piritten ve bir yan ürün olarak sülfit filizinden kükürt, güçlü ısıtmayla (kavrulma yöntemi) kükürtdioksit biçiminde açığa çıkarılır. Kükürt, element halinde elde edilmez. Kükürtdioksit biçiminde açığa çıkarılır. Kükürtdioksit doğrudan doğruya, onu sülfürikaside dönüştürecek bir aygıta gönderilir.

    Kükürt hemen hemen tüm elementlerde bileşik oluşturur. En yaygın bileşiği hidrojen sülfürdür (H2S) Çürük yumurta kokusu veren bir gazdır. Çok zehirlidir. Kimyasal reaksiyonlarda yaygın olarak kullanılır. Altın ve platin dışındaki metallerle kükürdün oluşturduğu bileşikler inorganik sülfürlerdir. Hidrojenden sonra kükürdün en çok bileşik oluşturduğu element oksijendir. Oksijenle oluşturduğu reaksiyonlarda yaygın olarak kullanılır. Altın ve platin dışındaki metallerle kükürdün oluşturduğu bileşikler inorganik sülfürlerdir. Hidrojenden sonra kükürdün en çok bileşik oluşturduğu en önemli bileşik, kükürt dioksittir (SO2). Bu bileşik sülfürik asit üretiminde kullanılır. Bu bileşikten başka kükürt, oksijenle 16 değişik asit oluşturur. Organik kükürt bileşikleri kimyasal bileşiklerin başlıca sınıfını oluşturur. Doğada yaygın biçimde bulunurlar.

    Kükürtün Kullanım Alanları:
    İlkçağda kükürt, mikrop öldürücü ya da dezenfektan, ilaç, çamaşırları ağartan bir madde ve özellikle dinsel törenlerde bir tütsü maddesi olarak kullanılmıştı. Romalılar ondan yangın çıkaracak bir silah olarak yararlanmak için kükürdü katran, reçine ya da ziftle de karıştırdılar. Ancak ortaçağda barutun bulunuşundan sonra kükürt, çok kullanılan ve yerini başka maddenin alamayacağı, temel bir hammadde oldu. En sonunda kükürt 18. ve 19. yüzyıllarda bir mineral hammaddesi olarak önem kazandı. Sülfürikasidin ucuz ve çok yönlü kullanılan bir asit olduğu anlaşılınca, özellikle 19. yüzyılın başlarında kimya endüstrisinin gelişmesini ilk dönemlerinde kimyada kısa sürede en çok kullanılan asitlerden biri durumuna geldi. Bu nedenle, kimya endüstrisinde kükürt, kömür, kireç ve sofra tuzunun yanı sıra başlıca temel hammaddelerden biri niteliğini kazandı. Dünyada kullanılan tüm kükürtlerin % 80-85′i sülfürikasitten oluşturulur. Bunun % 80′i (toplam kükürt tüketiminin yaklaşık % 60′ı) gübrelerin, özellikle de fosfat gübrelerinin üretiminde kullanılır.turkeyarena.net Toplam kükürt tüketiminin yaklaşık % 20′sini bulan büyük oranda sülfürikasit aynca petrolün arıtılmasında (genellikle özütleme için), çelik üretiminde (ham çeliği arıtmak için), yapay madde endüstrisinde (yapay kauçuk, plastik, yapay ipekli kumaş, yapıştırıcı madde ve başka liflerin üretiminde), boya ve kağıt endüstrilerinde kullanılır. Sülfürikasit, sabun ilaç, kurşun akümülatörler, patlayıcı maddeler, böcek ilaçlan ve kükürt içeren çok çeşitli kimyasal maddelerin üretimi gibi daha az önemli alanlarda büyük oranda uygulanır. Kurşun akümülatör içindeki sülfürikasit, aygıtın temel parçalarından biridir. Element halindeki kükürt, kauçuğun kükürtle sertleştirilmesinde, barut, kibrit ve belli türde yalıtkanların yapımında kullanılır. Kükürt tozu, tarımda asalaklar mantarları yok edici bir ilaç olarak, eczacılıkta ise deri hastalıklarını tedavisinde kullanılır. Kükürt tabletleri içilecek tonik olarak alınır. Önemli bir uygulama da element halindeki kükürdü, gübreyi destekleyici bir madde olarak kullanmaktadır.
     



Sayfayı Paylaş