Köye Mektup..

Konusu 'Sohbet' forumundadır ve abdulkadir tarafından 26 Ağustos 2008 başlatılmıştır.

  1. abdulkadir Well-Known Member


    Emine gızım,
    Benim. Ayşe nenen. Bildin mi? Bildin dabii. Elimde böyüdün a
    gızım.

    Yoğsa şehere oğlumun yanına gitdim
    diye beni untuveedin mi?
    Böğün tam 10 gün oldu köyden ayrı
    düşeli. Çok özledim orları.

    Doktura çıkarttı beni oğlan.

    Gözümdeki katarağı aldılar Allah razı olsun. Perde falan galmadı. Çayıra baktım
    mıydı, goyunların hepisini görecem.

    Azcık sıkıldım burlarda. Halden
    annayan da olmadığına, köye mektup yazdırayım dedim göççük toruna.

    Canım pek daraldı buralarda. Goca
    bi köyü bi binaya doldurmuşlar. Herkesleri kümes gadar evlere tıkmışlar.

    Bir tek hamamı güzel benim oğlanın
    evinin. Hamamdaki çeşmenin kurnası görsen Eminem, gocaman.

    Cakuzi kurnası. Bizim gölbaşı gibi
    böyük deel, biriki debelencek gadar emme çimiyom içinde zaman zaman.

    Haftaya köyden burlara gelcekler
    varımış. Çıtırların Hilmi'den bağ makasını yolla bana. Bizim
    gelinin
    tırnaklarını kırkacam. Bostan çapası gibi olmuşlar,sorduydum,"kesemiyoz" dedi,
    utancından boya sürüyo gariban.

    Okusun, ilim bellesin diyin
    şehere gönderdiydik emme edepsizliği bellemiş benim oğlan.

    Eve, gelinin gözü önünde cıbıl
    gadınlar getiriyo her aksam. Gadınlar bir oynayyolar, bir güleyyolar sabaha
    gadar heç utanmadan. Şükür ki heç çıkmayolar o güçük gara kutudan.

    Gelin de accık beceriksiz ya..

    Ne etcen gari.. Ocakta tencere tıngırdatmaya üşeniyo, alıyo bizi hambörger
    miymiş, ham börülcemiymiş ney, onu yimeğe götürüyo. "Ben ham yimek yimem a
    gızım.."
    dedim dinnemedi.
    Arpaya katsan at yemez, kepeğe
    katsan it yemez. Anaaa,gurudum, Cıkcıklar'ın bağındaki gorkuluk kadar galdım
    açlıktan.

    Hele bi dur. O yimeklerin yanına

    gara bi su veriyollar da Eminem, içtiydim, dedim Allah,
    yandım anam." Yanndı genizlerim, köpükler çıktı ağzımdan burnumdan. "Şeherin
    gara suyu gudurttu beni herhal" dedim aklımdan. Anaam, bi iyi geldi bana o
    sonnadan. Hergün alıyo torun bana o gara şişeden bakkaldan. Gerçi masraf
    çıkarmayam oğlana diyom emme "Alacağım bir iğne,çeliğin okkasından bana ne"
    diyom sonradan. Zaten hepiciği müsrüf. Akşama gadar kavuruyolar, sabaha gadar
    savuruyolar.

    Böyük
    torun helhal evlendi, başka evde yaşıyo dediler. Gayrı ocağından ayrı yaşamak
    isteyo dediler. Çağırın göresim var dediydim. Aaşam gelecekti, bekledim uyuya
    galmışım. Gece ayakyoluna galktıydım. Anaa, baktım salonda biri yatıyo. Usulca
    yanaştım, gafasına yorganı çekmiş, parlak küpesi upuzun saçları gözüküyo. "Hah"
    dedim. "Torun sürpüz yaptı.Yeni gelini de getirivermiş, saçları da küpeleri de
    pek ışıl ışıl" derken, yataktan dönüverdii... "ELLEH.. Gelinin gara gara
    sakalları, pos pos bıyıkları var!!."

    Elim ayağım boşanıverdi. Başladım

    bağırmaya "Ecinni fış fış! Ben sana dokunmam kış kış!!. Destur Bismillah.. Yaa
    Alllaaahhhh!!.." derkene bayılmışım. Ayılayazdım, gözümü açdıydım, ecinni bana
    "Babanne" diye yapışıverdi, gene bayılmışım.

    Sonnadan annadım ki, o yeni gelin
    deel benim büyük torun Hidayet'miş."Sana dedenin adını verdik. Hidayete
    ereceğine zıvanadan çıkmışın" diyip bastonu dehledim gafasına.

    Ben eyiyim Emine gızım. Merakta
    galma. Sade, bazı diyom keşke gözlerim perdeli galaydı. Belki o perdeden
    görmüyodum bunnarı.

    Ben yazarım yine sana. Hele kal
    sağlıcakla.
     



Sayfayı Paylaş