Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

Konusu 'Hukuk Rehberi' forumundadır ve EmRe tarafından 27 Ocak 2012 başlatılmıştır.

  1. EmRe Well-Known Member


    Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat
    Haksız Tutuklama Nedeniyle Tazminat
    Haksız Olarak Alınan Koruma Tedbirleri Nedeni ile Tazminat Davası

    5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu

    Tazminat istemi
    Madde 141 - (1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;
    a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamina karar verilen,
    b) Kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan,
    c) Kanunî hakları hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından yararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanan,
    d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,
    e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,
    f) Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan,
    g) Yakalama veya tutuklama nedenleri ve haklarındaki suçlamalar kendilerine, yazıyla veya bunun hemen olanaklı bulunmadığı hâllerde sözle açıklanmayan,
    h) Yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarına bildirilmeyen,
    i) Hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen,
    j) Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,
    Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.
    (2) Birinci fıkranın (e) ve (f) bentlerinde belirtilen kararları veren merciler, ilgiliye tazminat hakları bulunduğunu bildirirler ve bu husus verilen karara geçirilir.

    Tazminat isteminin koşulları
    Madde 142 - (1) Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir.
    (2) İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır.
    (3) Tazminat isteminde bulunan kişinin dilekçesine, açık kimlik ve adresini, zarara uğradığı işlemin ve zararın nitelik ve niceliğini kaydetmesi ve bunların belgelerini eklemesi gereklidir.
    (4) Dilekçesindeki bilgi ve belgelerin yetersizliği durumunda mahkeme, eksikliğin bir ay içinde giderilmesini, aksi hâlde istemin reddedileceğini ilgiliye duyurur. Süresinde eksiği tamamlanmayan dilekçe, mahkemece, itiraz yolu açık olmak üzere reddolunur.
    (5) Mahkeme, dosyayı inceledikten sonra yeterliliğini belirlediği dilekçe ve eki belgelerin bir örneğini Devlet Hazinesinin kendi yargı çevresindeki temsilcisine tebliğ ederek, varsa beyan ve itirazlarını onbeş gün içinde yazılı olarak bildirmesini ister.
    (6) İstemin ve ispat belgelerinin değerlendirilmesinde ve tazminat hukukunun genel prensiplerine göre verilecek tazminat miktarının saptanmasında mahkeme gerekli gördüğü her türlü araştırmayı yapmaya veya hâkimlerinden birine yaptırmaya yetkilidir.
    (7) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/20 md.) Mahkeme, kararını duruşmalı olarak verir. İstemde bulunan ile Hazine temsilcisi, açıklamalı çağrı kâğıdı tebliğine rağmen gelmezlerse, yokluklarında karar verilebilir.
    (8) Karara karşı, istemde bulunan, Cumhuriyet savcısı veya Hazine temsilcisi, istinaf yoluna başvurabilir; inceleme öncelikle ve ivedilikle yapılır.

    Tazminatın geri alınması
    Madde 143 - (1) Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararı sonradan kaldırılarak, hakkında kamu davası açılan ve mahkûm edilenlerle, yargılamanın aleyhte yenilenmesiyle beraat kararı kaldırılıp mahkûm edilenlere ödenmiş tazminatların mahkûmiyet süresine ilişkin kısmı, Cumhuriyet savcısının yazılı istemi ile aynı mahkemeden alınacak kararla kamu alacaklarının tahsiline ilişkin mevzuat hükümleri uygulanarak geri alınır. Bu karara itiraz edilebilir.
    (2) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/21 md.) Devlet, ödediği tazminattan dolayı, koruma tedbiriyle ilgili olarak görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanan kamu görevlilerine rücu eder.
    (3) İftira konusunu oluşturan suç veya yalan tanıklık nedeniyle gözaltına alınma ve tutuklama halinde; Devlet, iftira eden veya yalan tanıklıkta bulunan kişiye de rücu eder.

    Tazminat isteyemeyecek kişiler
    Madde 144 - (1) Kanuna uygun olarak yakalanan veya tutuklanan kişilerden aşağıda belirtilenler tazminat isteyemezler:
    a) Gözaltı ve tutukluluk süresi başka bir hükümlülüğünden indirilenler.
    b) Tazminata hak kazanmadığı hâlde, sonradan yürürlüğe giren ve lehte düzenlemeler getiren kanun gereği, durumları tazminat istemeye uygun hâle dönüşenler.
    c) Genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen veya kamu davası geçici olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya düşürülenler.
    d) Kusur yeteneğinin bulunmaması nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilenler.
    e) Adlî makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suç işlediğini veya suça katıldığını bildirerek gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olanlar.
    * * *

    Bir suça ilişkin soruşturma kovuşturma sırasında yukarıda belirtilen koruma tedbirlerine hükmedilebilmektedir. Bu koruma tedbirlerinin uygulanması daima kişilerin mağduriyeti ile sonuçlanır. Yasa koyucu bu mağduriyetin belirli boyutlara ulaşması durumunda tazminat verilmesi gerektiğini hükme bağlamıştır. 141/1 maddesinde hangi durumlarda kişiye tazminat verilmesi gerektiği sayılmıştır. Bu düzenleme ile artık 466 sayılı kanunda zımnen yürürlükte kalmıştır. Esasen CMK nun yürürlüğüne ilişkin kanunda bu yönde hüküm konulması beklenmektedir. ​

    141/1. maddesinde tazminatı gerektiren haller şu şekilde sayılmıştır; ​

    a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamina karar verilen,​

    b) Kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan,​

    c) Kanunî hakları hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından yararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanan,​

    d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,​

    e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,​

    f) Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan,​

    g) Yakalama veya tutuklama nedenleri ve haklarındaki suçlamalar kendilerine, yazıyla veya bunun hemen olanaklı bulunmadığı hâllerde sözle açıklanmayan,​

    h) Yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarına bildirilmeyen,​

    i) Hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen,​

    j) Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde el konulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,​

    Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.​

    Buradaki önemli husus maddenin 2. fıkrasında yer almıştır. Buna göre; tazminatı gerektiren hallerden (e) ve (f) bendinde sayılan hallerin varlığı halinde kararı veren mahkeme kişiye tazminat hakkının olduğunu bildirir ve bu bildirimi yaptığını kararına yazar.​

    Yasanın 142, 143 ve 144. maddeleri tazminat istemenin koşulları, tazminata ilişkin usul kuralları, tazminatın geri alınmasının koşulları ve tazminat isteyemeyecek kişilere ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. ​

    ÖLÇÜSÜZ ARAMADAN KAYNAKLANAN TAZMİNAT

    Tazminat istemi,soruşturma veya kovuşturma sırasındaki haksız işlemlerle ilgilidir. Aramanın ölçüsüz şekilde gerçekleştirilmesi de tazminat istemine konu olabilir.​

    5271 Sayılı CMK.nunda, haksız yakalama ve tutuklama halleri dışında, aramaya ilişkin olarak da tazminat hakkı kabul edilmiştir. Daha önce tazminat hakkı sadece haksız tutuklama ve yakalama ile sınırlı tutulmuştu. Bu gibi hukuka aykırı uygulamaların varlığı halinde genel kurallara göre hizmet kusuruna dayalı olarak tam yargı davası açılması mümkün iken yasal boşluk sebebiyledir ki hemen hemen hiç denenmemiştir. İdari eylem ve işlem olarak düşünülmesi mümkün olmayan ceza yargılaması sebebiyle idarenin tazminat sorumluluğu söz konusu değildir. Ancak, kesin hüküm teşkil etmeyen adli kolluk işlemleri bakımından devletin sorumsuzluğunu gerektirecek bir sebep yoktur.​

    Bu yasal boşluk CMK.nun da Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat kurumu ile doldurulmaya çalışılmıştır. CMK.nun md.141/1-i bendine göre, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler. Her ne kadar yasada sadece arama kararı zikredilmiş ise de ,C.Savcısı ve kolluk amirlerinin yazılı emirleri ile yapılan aramalar bakımından da tazminat istenmesi mümkündür. ​

    CMK.nun 142/1. maddesi uyarınca, karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir. ​

    Tazminat istemi, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır.(CMK 142/2 md.)​

    Devletin, koruma tedbiriyle ilgili olarak ödediği tazminattan dolayı görevini kötüye kullanan kamu görevlilerine rücu edeceği de CMK’nun143/2. maddesinde düzenlenmiştir. Madde gerekçesinde açıklık olmamakla birlikte,bu konuda kamu görevlisinin görevi kötüye kullanma suçundan dolayı mahkumiyeti durumunda rücu mümkün olabilmelidir.

    Kaynak: abchukuk​
     



Sayfayı Paylaş