Korkunç Bir Hikaye ...

Konusu 'Sohbet' forumundadır ve abdulkadir tarafından 30 Eylül 2008 başlatılmıştır.

  1. abdulkadir Well-Known Member


    Olay Kayseri Bünyan ilçesi sinirlari içerisinde

    yaşanmiştir ki, olayin

    kendi Alfred Hitchcock'un meşhur korku filmlerini bile

    çok gerilerde

    birakir .

    Kendisi Bünyan'li olmayan, politika ile de ugrasmis ve

    halen Kayseri'de

    isadami olan birisi, Bünyan kiyiciginda, Kayseri

    Malatya kara yolu üzerinde,

    lokantasi olan bir benzin istasyonuna gider ve

    orada alabalik la bir ufak raki ister .

    Dönüste yürüyüş mesafesindeki Bünyan'a gitmek için

    meyhanemsi lokantadan

    çikar ki, dişarisi hem zifiri karanlik ve hem de

    korkunç bir kar-tipi

    firtinasi başlamiştir .Benzin istasyonuna yaklaşik 300

    metre mesafedeki

    Bünyan'a dönüş için yol kenarina varir .

    Oradan geçen bir arabaya binip, Bünyan'a ulaşma

    derdindedir Firtina daha da

    şiddetlenir, bir-kaç adim ötesini bile görememektedir

    Gelip-geçen bir araba

    da yoktur Nihayet karanliklar içerisinde, hayalet

    gibi yavaş yavaş yaklaşan

    bir arabanin farlarini fark eder Arabanin, tam önünde

    yavaşlamasiyla

    birlikte hemen arka kapiyi açar ve arabaya biner

    Kapiyi kapatir, araba yeniden hareket eder .

    Içeridekilere merhaba demek

    ister ama o da ne? Araba da kimse olmadigi gibi,

    direksiyonda da kimse yok

    Birden panige kapilir Korkuyla,hemen arabadan

    atlayip, oradan koşarak

    uzaklaşmak ister ama hem araba hizlanmiş, hem de korku

    ile dizleri

    baglanmiş, hareket edemez hale gelmiştir Araba keskin

    bir viraja dogru

    yaklaşir Adam dua etmeye başlar Tüm günahlari için

    tövbe eder Arabayi

    durdurmasi için ALLAH'a yalvarir Tam bu esnada,

    pencereden bir el uzanir ve direksiyonu kivirarak,

    sert virajdan arabanin

    dogru yola dönmesini saglar Her tehlikeli dönemece

    yaklaştikça, ALLAH'a

    yalvariş ve yakarişi artar ve her seferinde de bir el

    dişaridan uzanip,

    direksiyonu çevirir Sonunda kendisini biraz toparlar,

    aklini toparlamaya

    çalişir, ayaklarini kimildatir

    -Ya ALLAH koru beni-

    deyip, kapiyi açmasiyla birlikte, kendisini arabadan

    dişari firlatir Bir

    kaç takla attiktan sonra, şarampolde kendisine gelir

    Defalarca üç Külfü-bir

    Elham okur, Bünyan'a yürüyerek ulaşir ve

    kahvehaneye girer

    Üstübaşi islak ve şok halindedir Kendisini

    taniyanlar hemence sobanin

    başina alirlar Eline

    bir çay verirler Bir müddet sonra kendisine gelip,

    sesi titreyerek, başina

    gelen doga üstü ve korkunç olayi anlatir Olayi

    dinleyenler inanmak

    istemeseler de,anlatan kişinin akli başinda ve

    toplumsal sorumluluk taşiyan

    bir pozisyonda oldugunu bildiklerinden, herkeste derin

    bir sessizlik oluşur

    Yaklaşik yarim saat sonra, ayni kahvehaneye Koyunabdal

    Köyü'nden iki kişi

    girer Bir masaya

    oturur ve iki duble çay söylerler Bu arada,

    gelenlerden birisi, digerine

    şunlari söyler :

    "-Hasan Yildiz baksana, şu sobanin başinda oturan geri

    zekali bizim araba

    yolda kalinca biz arabayi iterken, arabaya binip inen

    adam degil mi?"
     



Sayfayı Paylaş