Korku Hikayeleri

Konusu 'Masal ve Hikayeler' forumundadır ve CAN tarafından 12 Temmuz 2016 başlatılmıştır.

  1. CAN Well-Known Member


    EVDEKİ SES

    Kardeşimle ben bir gece odamızda oturuyorduk film izlicektik saat epeyi geç olmuştu ben film bakarken kardeşim bir ses duyduğunu idda etti bende film seçerken duymadığımı söyledim daha sonra bende bir ses duydum odamız balkonlu olduğu için balkonun kapısını kapattık.Biraz korkmuştuk.Sakin olmasını ve film bakmaya devam ediceğimizi söyledim.Tam o sırada elektrikler kesildi.Dışarı baktık kimsenin elektriği gitmemişti.Daha fazla korkmaya başladık.Birbirimize sarılarak elektriğin gelmesini bekledik.Elektrikler geldiğinde aynanın önünde ölüm yazıyordu sonra ayna titremeye başladı ve kırıldı.Sabah olduğunda ikimizde birbirimize sarılarak uyandık.


    Evindeki hayalet


    Bir gün gece yarısı uyumadm Arkadasimla mesajlasiyodm bir baktım bizim ewin kapısı açıldı ve ayak sesleri duyuyorum kalktım
    Baktım kmse yok kapı açıldı kapı. geri kapandı sonra beni birisi tuttu koşmaya çAlışıyorum kosamiyorum sesleniyorum sesimi duyuramiyorum sonra duwara bir baktım ÖLECEKSIN yaziyordu sonra beni bıraktı ben annemi kaldırdım sonra annem kalktı bişey görmedi ama ben goruyodum sonra korkudan uyuyamiyodm çok korktum inanmayan inanmasin.


    Ölüm Vakti


    Bir gün evde ben arkadaşlarım mesut kerem canan film izliyorduk. annemler evde yoktu. kerem tuvalete gitti. yukarı çıktı. birkaç saniye sonra çığlık atmaya başladı. biz yukarı çıktık. kerem kapıdaydı. ne oldu derken tuvalette birisi sessizce ölüm vakti geldi diyordu. kerem ben tuvalete gitmiyeceğim dedi. biz bişey olmaz dedik. o da tamam dedi ve girdi. ama 10-15 dakika gelmedi. yukarı çıktık bir baktık kerem yerde yatıyo. kanlar içinde. aynada bir not vardı. şöyle yazıyodu ÖLÜM VAKTİ


    Lanetli ev

    bizim arka sokakta bi ev var lanetli ew diyoz biz ona neysen ben ve 4 arkadasım ile o eve girdik birisi yunusemre ,erdoğan, gökhan, görkem o eve girdik odalara bakmaya bşladık birde ne görelim yatakta yatan bişe elimizde de odun filan var tedbir amaçlı yorganı kaldırdım ama bilmiyom ne cesaretle o odada benden başkaa hiç kimse yok nese bi baktım yorganın altında yastık var bende besmele cekmeye başladım korkuyodum arkadaşladın yanına gittim bi baktık patlamış bi kasa içinde eski 1-2 kuruş var yerdede sandık var arkadaş sandığın anahtarını bulmuş sandığı açmaya calısıyoz olmuyo asağı katdan sesler geliyo (bodrum katdan) biz iyice korktuk sandığı filan bıraktık baktık 5tane kara kedi bize bakıyo miyavlıya miyavlıya bi an yok oldular halisilasyon gibi idi aynı alt kata indik baktık bi kürek kanlı kanlı hemen üst kata çıktık belgeler filan bulduk okuduk sonra 1882 den kalan bi kadın gözler kıpkırmızı korktuk belgeleri aldık incelicekdik evden çıkınca tabii evden çıktık ama nasıl çıktık bilemiyom artık belgeleri okuduk filan 2 hafta sonra ev yandı sonrada deprem oldu ev telef oldu anlıcanız.


    ŞEYTANIN TUZAĞI

    Biz yazları balkonda yatar veya geç saatlere kadar otururyoruz birgün kardeşimle birlikte otururken ben bir ses duydum kardeşimin kulağında kulakçık olduğu için sesleri duymuyodu bir ses bu tarafa gel bu tarafa gel diyordu ve ardından mahallemizde oturan bir adam koşarak sesin geldiği tarafa gidiyordu onu takip etmek istiyordum ama bunu yanlız başıma yapamıyacağım için kardeşimide yanıma aldım. Biraz ilerde sap vardı adam sesi takıp etmek için oradan atlayacaktı.Biz sisin etkisinde kala biliriz diye elele tutuşuyorduk bir an için kardeşimle ellerimin ayrıldı kardeşimde atlıcaktı o korkuyla uyanmışım ama uyandığımda öle adamın selası veriliyordu o adam da akşam takip ettiğim adamış ölüsü sapın aşağısındaki derede bulunmuş şaytanın tuzağına bir kişi daha duşmuştu.


    Şeytanla Karşılaşma


    Balıkesir'deki bi kız lisesinde yatakhanenin birinde, kızları gece uyku tutmayınca birbirlerine hikayeler anlatmaya başlamışlar. Bunların çoğu da okullarına ait korkunç olaylarmış. Güya şeytan çok eski zamanlarda burada yaşayan bi ailenin fertlerine dadanmış ve onların ruhlarına giriyomuş. İnanışa göre şeytanın ayakları terstir ya, o insana da şeytan girince doğal olarak ayakları ters dönüyomuş.
    Aradan bi kaç saat geçmiş. Gruptakilerin uykusu gelince herkes yatağına gitmiş. Kızlardan biri accayip sıkışmış. Tuvalete gidecek ama anlatılanlardan epey bi korktuğu için gidemiyomuş. Alt ranzada yatan arkadaşını dürtüp uyandırmış. Diğer kız da bu hikayelerden en çok etkileneniymiş. Zaten zar zor uyuduğundan hiç kalkmak istememiş. Ancak arkadaşı ısrar edince onunla tuvalete gitmek zorunda kalmış. Arkadaşı tuvalete girince o da kapının önünde beklemeye başlamış.

    Diğer kız tuvaletten çıktığında bi tuhaf bakıyomuş. Bizimki anlatılanların etkisiyle de olsa gerek direkt kızın ayaklarına bakmış. Bi de ne görsün! Arkadaşının ayakları ters dönmüş. Parmakları arka tarafa bakıyomuş. Kızcağız çığlık çığlık kaçmaya başlamış. Koşarken de ara sıra arkasına bakıyomuş. Tam bu sırada koridorda belletmen öğretmenle çarpışmış. Kız nefes nefese başına gelenleri anlatmış. Sonunda, "Hocam inanamıyorum, ayakları resmen ters dönmüştü" demiş. Öğretmen, "Benimkiler gibi mi yani?" diyerek ayaklarını göstermiş. Kız kafasını aşağı indirince belletmenin ayaklarının da 180 derece arkaya baktığını görmüş. Napsın kızcağız, bu manzarayla beraber oracıkta aklını yitirmiş...


    MEZARLIKTAKI GELIN


    Bir akraba dügününden dönen Kemal ve arkadasi Recep, 20 kasim aksami, yaklasik 00.30 sularinda sehir mezarligindan otomobille geçiyorlardi.

    Her iki tarafi mezarlik olan dar bir yoldu geçtikleri. Aniden soldaki duvarin üstünden, arabanin önüne beyaz bir sey atladi. Iki arkadas bunun beyaz bir köpek olabilecegini düsündü. Ancak normal sartlarda ona çarpmalari gerektigi halde her ikisi de çarpma sesi duymamis ve çok sasirmislardi.

    Arabayi durdurup arkalarina baktilar ama hiçbir sey görmediler. Her ikisi de garip bir seyler oldugunu fark etmislerdi. Mezarliktan çikmalarina çok az kalmisti ki, araci kullanan Recep bir çiglik atti. Dikiz aynasindan bakiyordu.

    Bunun üzerine arkaya dönüp bakan Kemal arka koltukta oturan gelinlik giymis bir kadin gördü. Kadin sessizce iki arkadasi izlemekteydi. Büyük bir korkuya ve telasa kapilan arkadaslar, mezarliktan nasil çiktiklarini ve arabadan nasil indiklerini hala hatirlamiyorlar. Ön cama yapismis bir sekilde arabayi durdurdular fakat kadin artik orada degildi.

    Bunun üzerine olayi arastirmaya baslayan Kemal, ayni gün ölen bir kadin oldugunu ögrendi. Kadin yakin bir köyde yapilan dügününden dönerken trafik kazasinda hayatini kaybetmisti. Ve öldügünde üzerinde gelinligi vardi.

    Ölen kadinin yakinlarini ziyaret eden Kemal , kadinin ayni kadin olup olmadigini ögrenmek istedi. Gittigi evde kendisine bir fotografi gösterildi. Fotograftaki kadin o gece otomobilin arka koltugunda gördügü kadindi. Ölen kadinin yakinlari da olaya sasirdilar. Bir daha o mezarliktan geçemeyen Kemal ve arkadasi, olayi bir süre daha irdelemelerine ragmen, o gün ölen kadinin neden onlara gözüktügünü ögrenemediler..

    Alti yasimda sokaga çikmaya baslamistim (abim yanimda olmadan annem disari çikmama izin vermiyordu). Yine böyle birgünde abim beni yalniz birakmis, arkadaslariyla konusmaya dalmisti. Bende topumla bir saga sola kosuyordum. Zevkten dört köseydim, özgürdüm kocaman sokakta, topu istedigim kadar havaya atabiliyordum, evimizin dar koridorundaki kisa ve yorucu kovalamalar artik, uçsuz sokakta terden sirilsiklam olmaya birakmisti yerini... Sonra yine topun pesinden kosuyordum, kosarken arkamda birseyin nefes alip verdigini hissettim. Bu sefer beni kovalayan birsey vardi, o kocaman sokakta. Arkama bakmaya kalmadan kulagimin dibinde havlama sesleri yankilanmaya basladi. Hiç tereddüt etmeden aglamaya ve kosmaya basladim. Dün gibi hatirlarim agzimdan anne geliyor, tut annecim, anne geliyor. sözcükleri dökülüyordu. Sonra abim farketti ve kurtardi ama olan olmustu birkere...Olayin konusuda burda basliyor. Köpeklerin kovalamacasiyla baslayan korku, yerini geceleri gödügüm rüyalara birakti. Artik rüyalarimda sürekli kovalaniyordum, bazen seklini hiçbirseye benzetemedigim konusan insani varliklar, bazen yalvartan köpekler ve en garibi de üzerime örttügüm yorgandi. Bazi geceler rüyalarimda, uyumak üzereyken bogulmaya baslardim, beni bogan sey ise yorganimdi. Aniden heryanimi sararak üstüme bastirmaya baslardi. O an " nefesim kesilirdi, sanki bir caninin kucagina düsmüs gibi olurdum. Uyandigimda kendi sürekli kucaklarda bulurdum. Annem, abim ve babam bu üçlünün arasinda nöbetlese dolanirdim. Uykudan uyanirken kendini birinin kucaginda bulmak korkunun baska bir yüzü olsa gerek. Nedeni, sabaha kadar neler oldugunu hatirlmaya çalisip aklina geldikçe ayni korkulari tekrar tekrar yasamak. Hayatimdaki garipliklerden biride, annem beni yikarken banyoda benimle beraber yikanan çocuklar görürdüm, bazen sessizce aglamaya baslardim bazende bitene kadar sabirla izlerdim. Bunun yüzünden bir keresinde evin ortasinda legenin içinde bile yikandigimi hatirlarim. Korkular bizleri yipratir, sizlere tavsiyem yokmus gibi davranmayin, çünkü heran bir sürprizle karsilasip kötü sonuçlar dogurabilir. Halen rüyalarimla beraber yasiyorum, korkuyorum ve apansizca uyaniyorum ve düsünüyorum ki bende birilerinin korkulu rüyalari oluyorum. Bazen gözümü açtigimda evimden uzaklasmis ve sevmedigim insanlarin çok yakininda buluyorum...
     



  2. CAN Well-Known Member

    Bende Şaka Sanıyordum

    Bir tane arkadaşım vardı annesi ve babası ayrı yaşıyordu. O gün babasının iş için seyehate çıkması gerekiyormuş ama buse nin evde tek kalmasını istememiş. Buse nin annesi bir adamla yaşadığı için Buse annesinde kalmak istemiyormuş. Babasıda ona bakması için halasını çağırmış. Buse nin babasının iş seyehati 1 hafta sürecekmiş. Buse nin halası eve gelmiş buse halası onlara geldiğinde bize gelmişti 3 harflilerden falan konuşuyorduk sonra telefon çalmıştı.
    Arayan busenin halasıydı, buseyi eve çağırmıştı.
    Buse eve gitti. 3 gün falan sonra ankesörlü telefondan birisi beni aradı. Arayan buseydi ağlıyordu hemen onu bulunduğu yerden almaya gittim. Olanları bana anlattığında bende şok olmuştum.
    Buse 3 gündür halasıyla birlikte yaşıyordu.
    3. günün akşamı halası duşa girmiş tam o sırada telefon çalmış ve halasının bir trafik kazasında öldüğünü öğrenmiş. Duştaki kadın çıkınca buse ayaklarının ters oldugunu görmüş ama bişey olmasın diye anladığını belli etmemiş. Hemen dışarı çıkmış sonra beni aradı zaten bende ilk anlattığında dalga geçtiğini sandım ama halasının ölüm haberini babasından da duydum ve buse pisikolojik yardım alıyor ama artık daha iyi...


    Soğuk Balkon


    Bir zamanlar serhat diye bir arkadaşım vardı.Aynı binada oturuyorduk.Bir gün onların evine gitmiştim.Evlerinde annesi babası ablası abisi ve de kız kardeşi vardı.Hep si salondaydı Bizde yan odanın balkonuna çıkmıştık.Hava Serindi üşümüştük.Balkondaki minderlerle çadır gibi bir şey kurduk.Sonra içine yattık.Ve arkadaşımla hayalet varmıdır diye konuşmaya başlamıştık.10 dakika konuştuk sonra arkadaşımın annesi odaya geldi.Odadan Çamaşırları alıp çıktı biz konuşmaya devam ederken fazla geçmeden arkadaşımın burnu kanmaya başladı.Burnunu Yıkadı sonra tekrar yattık ve konuşmaya devam ettik.arkadaşım tam 3 harlinin ismini diecektiki büyük bir ruzgar bir anda esti ve yaptıgımız seyi üzerimize yıktı arkadaş da susutu ben biraz korktum.ben aşağıdan bir ses duydum ama büyük bir demir yıkılma sesiydi arkadaşımla koşup baktık ne diye ki:aşagıda kime yoktu demir flanda.Sonra arkadaşla ve dalaştık.Evime indim. alt kata ve indiğimde benimde burnum kanamaya başladı! ozmn çok korktum uyuyamadım!


    Mısır tarlası


    Köyün birinde genç bi kadın yalnız başına mısır tarlasında çalışırken, kolunu bi mısır kabuğu kesmiş. Kesik bayağı derinmiş. Kolunda şiddetli bi kanama başlamış. Kadıncağız da kan görmeye dayanamazmış. Hemen oracıkta, olduğu yere bayılıvermiş. Bir süre sonra ayılmış ve evine dönmüş.
    Aradan epey bi zaman geçmiş. Kadının yarası kapanmış ama kolu şişmeye başlamış. Sürekli bi karıncalanma hissi varmış kesiğin olduğu yerde. Durum böyle olunca, kadını doktora ***ürmüşler. Doktor muayene etmiş ama bi'şey bulamamış. Kesiğin mikrop kaptığını, bunun sonucunda da deri altında iltihap oluştuğunu düşünerek, şiş bölgeyi kesip içindeki iltihabı akıtmaya karar vermiş. Şişkin yere neşteri vurmasıyla kadının kolundan binlerce minik akrep dışarı fırlamış. Tabii kadın oracıkta kafayı yemiş.
    Meselenin aslı sonradan anlaşılmış. Meğer mısır tarlasında kadın baygınken bir akrep kadınının kesik koluna yumurtalarını bırakmış. Minik akrep yavruları da yumurtalarından çıkmış ve kadının kolunda gelişmeye başlamış. Gerisi de malum işte. Kadıncağız hala akıl hastanesinde, "Kolum şişti, kolum şişti" diye dolanıyomuş...


    Saati Orda duruyormuş


    Bi otomobil tamircisi ılık ilkbahar gecelerinden birinde evine giderken yolun kenarında bi araba ve arabanın başında da patlayan lastiği değiştirmeye çalışan iki güzel kız görmüş. Yardım amacıyla kenara yanaşmış. Ama istepne de patlakmış maalesef. Adam, “Bu saatte bunu tamir etmek imkansız. İyisi mi ben sizi evinize bırakayım, yarın bir çaresine bakarız” demiş.
    Evin önüne geldiklerinde kızlar adamı bi fincan kahve içmek için evlerine davet etmiş. Ev, bi apartmanın 7. katında, hoş bi daireymiş. İstepneyle uğraşırken elleri kirlendiğinden eve girer girmez adam banyoya gidip ellerini yıkamış. Bu arada OMEGA marka saatini de kolundan çıkarıp, aynanın önüne koymuş. Kızlardan birinin, “Kahve hazır” diye seslendiğini duyunca hemen ellerini kurulayıp banyodan çıkmış. O aceleyle de OMEGA marka saatini çıkardığı yerde unutmuş.

    Kızların sohbeti çok keyifliymiş. Grup vaktin nasıl geçtiğini anlamamış. Sonunda adam geceyi kızların evinde geçirmiş. Sabah da 7’de kalkıp işe gitmiş. Tamirhanesine vardığında saatini kızlarda bıraktığını farketmiş, “İyi bari, kızları tekrar görmek için bahane olur” diye düşünmüş.

    Akşam iş bitimi saatini almak için kızların evine gelmiş ama kapıcı bahsettiği kızların artık o dairede yaşamadıklarını söylemiş. Bu iki talihsiz kız 3 hafta önce trafik kazası geçirip ölmüşlermiş meğer. Şu an da, adamın onları ilk gördüğü yere çok yakın olan bi mezarlıkta yatıyolarmış. Tamirci duyduklarına inanamamış, “Nasıl olur? Ben dün akşam evlerinde onlarla beraberdim” demiş. Kapıcı bunun imkansız olduğunu söyleyerek adamı, kapısı avukat tarafından mühürlenmiş dairenin önüne sürmüş.

    Adam çok meraklanmış taabi. Ertesi gün avukata gidip durumu anlatmış ve beraberce kızların dairesine gelmişler. Mühürü açıp içeri girmişler. Adam doğruca banyoya gitmiş. OMEGA marka saat aynanın önünde bıraktığı gibi duruyormuş.....

    Bu olay 3 Ekim 2003 tarihinde gerçekleşti.Aşağıda anlatılanlar tamamen doğrudur!!! O gün benim doğum günümdü...Çağırdığım arkadaşlarımın gelmesini bekliyordum.İlk en iyi arkadaşım geldi(adını vermiyeceğim)sonra birlikte diğer arkadaşlarımın gelmesini bekledik. Herkez geldi ve bilgisayar oynuyacaktık.Her doğum günümde olduğu gibi annem evden gitti. Oyunumuz bitti ve arkadaşlarımın getirdiği hediyeleri açcaktım.Ondan önce arkadaşlarımdan biri hemen ortaya atıldı.Bence kimse yokken ruh çağıralım dedi.Bende arkadaşlarıma danıştım olur dediler.Aramızdan biri ruh diye bir şey yok dedi.Ama oda katılmak zorunda kaldı.Kimin ruhunu çağıralım diye düşündük.Kafadan birini attık ve geldi.Ruh sapık çıktı kız arkadışıma bazı sözler söyledi: *Senle yatıcam rüyana giricem.Sana tecavüz edicem bir daha rüyandan hiç çıkmayacağım. sen uyumak istemiycen her yerde artık beni görücen... sonra direk kız ortadan kalktı ve inanmayan arkadaşım bizim söylediğimizi sandı.Gülerek kalktı.Sonra pastayı yedik,hediyeleri açtım ve dışarı çıktık.Kız arkadaşım korkuyodu dışarıya çıktık ve gene o ruh geldi biz ruhu göremiyorduk ama gözüm önünde kız arkadaşım delirmiş gibi üzerime gelme diyordu.Sonra annem geldi olanları anlattık kız arkadaşım bir gün bizde kaldı.O benim yatağımda yatıyordu bende salonda.Gece 4 gibi bağırmaya başladı uyandırmaya çalıştık uyanmıyordu.En son bende cevşen vardı ve ona taktık üzerine su dök- tük uyandı rüyasında gene o ruhu görmüş ve ben gelmişim ona yardım etmişim... Bir daha ruh çağırmadık...


    Yeni Ev


    Eve yeni taşınmıştık. Odamda tek başıma yatıyordum. Telefondan müzik dinliyordum.Müziğin hepsini ezberlemiştim , 3. dinleyişimde hiç beklemediğim bir ses çıktı. " Bu ev benim" diyordu. O gece yattığımda bir adam rüyamda gördüm.Adam bana " Burası benim evim" diyordu. Adam 40 yaşlarındaydı.Ben bu konuyu araştırmak için apartmanın sorumlusuna gittim. Burada eskiden 40 yaşlarında ölen bir adam yaşıyormuş. Adamın eşi bu evin yıkılmasına izin vermemiş.Belediye yıkılmasını isteyince kadın inkâr etmiş ve o günden sonra kadını birdaha gören olmamış.Apartmanın sorumlusu bu adamın yaşarken kasap dükkanında çalıştığını söyledi. Ama kimse onun kasap dükkanının yerini bilmiyormuş.Akşam oldu,yemek yedim ve balkona çıktım.Aşağı baktığımda 40 yaşlarında olan o adamı gördüm. Adam bana " bu gece bu iş bitecek " diyordu. Gece 3 buçukta su içmeye kalktığımda mutfakta o adamı gördüm. Adam bana bakarak kahkalar atıyordu. Adamın kahkahasıyla evin sallandığını hissettim. Bu olayları aileme anlattığımda ablam benle dalga geçti.Sabah kalktığımızda, ablam o 40 yaşlarındaki adamın yaşadığı evde ölü bulundu.


    Suratı Olmayan 3 Kız Kardeş


    Bana da Büyük Babam (dedemin babası) anlattı.Büyük Babamı çok severdim o da beni çok severdi lakin geçen sene öldü. 98 yaşına kadar yaşamıştı rahmetli.. Her neyse hikayeye dönmek istiyorum..

    Çook eskiden 1700'lerde büyük büyük dedem Londra'dan Bulgaristan'a göçü başlamadan 23 yıl önce evlerinin yanında bir arsa varmış.Bu arsaya 2 kızı olan bir aile taşınmış. 4 ay içerisinde evi tamamlayıp orada yaşamaya başlamışlar.Fakat bu aile o kadar garipmiş ki baba ne zaman görevden dönse ellerinde 2 çuval un,3 poşet dolu dolu altın varmış.Sadece bu da değil tipleri de çok garipmiş. Anne baba sarışın mavi gözlü iken kızların ikisi ise laciverde çalan siyah saçlı,koyu renk gözlü imiş.Ardından 2 yıl sonra evin hanımı hamile kalmış.
    Bu sefer oğlan çok olmasını istiyorlarmış. Bu arada büyük büyük dedemin hanımı bu hanımla çok samimi imiş.Büyük büyük ninem ebe imiş. Neyse kadın ( şimdiki şartlarda lanetli sayı bilinen 6. ayın 13 ünde dünyaya getirmiş.) doğum yapacağı gece doğum başlarken kızlarından birini ebeyi çağırmaları için göndermiş.Ebe kapıyı açtığında kızın gözlerinin çevresinin kan çanağı gibi kırmızı olduğunu görmüş.
    Gelemeyeceğini,ama 3 sokak ileride bir ebenin daha olduğunu söylemiş.Kız oraya gitmemiş.Eve koşmuş.Kadın ise bütün ışıkları kapatmış ve yatak odasının camından onları izlemeye başlamış.Kadın içeride çığlıklar atıyor.Bütün yer,cam kan olmuş.Sonra doğum gerçekleşmiş..Doğan çocuk tekrar kız olmuş.Bu kızda ablalarına çok benziyormuş.Aradan 20 yıl geçtikten sonra bir gece saat 00.00 'da bir çığlık bütün sokakta yankılanmış.Anne baba ölmüştü.Oysaki çok gençlerdi.3 gece sonra 3 kız kardeş,Beyaz kanlı yırtık elbiselerinin içinde tüm sokağı gezmeye başlamış. Küçük kardeşin elinde bıçak varmış.Ve 3 kız kardeş her gece gezinmeye başlamış.6 ay sonra evlerindeyken yangın çıkıyor ve kızların yüzü yanıyor.Yüzleri yandıktan sonra yangın hiç olmamış gibi sönüyor ve eşyalara da hiç bir şey olmuyor.Ondan 2 ay sonra kızlar gizemli bir şekilde ölüyor.Bir gün polis evlerini kontrol etmek için gelmiş.Birdaha da hiç çıkamamış o evden. Ayrıca 1900 lü yıllara kadar yani o ev yıkılana kadar da her gece o evden çığlık sesleri geliyormuş..Hatta hayaletleri geziyormuş kızların lakin,suratları yokmuş.Evin yanına yaklaşanlar koşarak oradan uzaklaşıyormuş..


    Birden kendimi mutfakta buldum


    Bir gün gece yarısı kendimi mutfakta su içerken buldum çok korktum oysa ben gece başımı kaldırmaktan korkan birisiyim.Bilmiyorum nasıl oldu çok garipti taa ki su üstüme dökülene kadar buzdalabında ki soğuk suyu çıkarmışım ve ancak o soğuk su üstüme döküldüğünde kendima gelebildim çok korkutum ışı kapatım doğruca salona koştum odam çok sıcak olduğu için salonda kız kardeşimle yatıyorduk o karşımda ki koltuktaydı bir an onu göremedim çok korktum odamlar acaip sesler geliodu çok korktum hala bu duruma inanamıyorum arkama dödüm ve uyumaya başladım baktığımda musluk sesi geldi ve çok korktum babam olabileceğini sandım hemen koşa koşa banyoya gittim ama baktğımda sadece zifiri karanlık vardı ne yapacağımı bilemedim geri dönmekten korktum hemen abimlerin odasına koştum ve erkek kardeşimin yanında yattım hala şoktayım.
     

Sayfayı Paylaş