Komşuya Hatır Soran Sıra Sıra Terlikler Yazı

Konusu 'Masal ve Hikayeler' forumundadır ve CAN tarafından 2 Haziran 2016 başlatılmıştır.

  1. CAN Well-Known Member


    Eskiden sadaka taşları varmış, ihtiyacı olan sadaka taşının üzerindeki keseden, yabancı elçilerin de şaşkın şehadetleriyle, sadece ihtiyacı kadarını alırmış. Aynı şey yolların üzerinde vakıflar tarafından kurulan konaklarda da uygulanır, yolcu eğer ihtiyacı varsa yatağının başucundaki keseden alabilirmiş. Binitine ücretsiz bakılır, ücretsiz üç gün yemek verilirmiş.

    Eskiden Kapıyı kapat! denilmezmiş. (c.c.) kimsenin kapısını kapatmasın diye düşünülürmüş. Kapıyı ört, ya da sırla denilirmiş. Kapının kapanmadan yavaşça örtülmesi edebdenmiş.

    Lambayı söndür demezlermiş. (c.c.) kimsenin ışığını söndürmesin, Lambayı dinlerdir derlermiş. Lamba yakılmaz, uyandırılırmış. Uyuyan birisi uyandırılmak için sarsılmaz veya adı ile çağırilmazmış.Agah ol erenler derlermiş. Nezaket, incelik, edeb her işin başı imiş de ondan Ona eren uyanık olurmuş. İnsanların sözü kesilmez, işaret ve işmar edilmez, fısıltılar, gizli konuşmalar hoş karşılanmazmış.

    Hanımlar Efendi derlermiş beylerine, siz derlermiş. Hanımefendiliklerini gösterirlermiş. Gezerken yere yumuşak basılır, ses çıkarmamaya çalışılırmış. Yerdeki haşerata basmamaya özen gösterdiği için, adı Karınca basmaz Efendiye çıkan insanlar varmış.

    Kapıdan çıkarken arkasını dönmemek, geri geri çıkmak edebmiş.Kapı eşiğindeki ayakkabılar, dışarıya doğru değil, içeriye doğru çevrilirmiş. Git bir daha gelme! der gibi değil de, gitsen de ayağının yönü buraya dönük olsun der gibi dizilirmiş.

    Canlı cansız her şeyin bir hatırı varmış. Bediüzzaman, kendisine arkadaşlık eden, vefa gösteren eski elbisesinden bir parçayı koparıp alırmış. Yumurtayı ucundan, çok az kırar, fazla kırmayı tahrip olarak düşünür, tahribin hiçbir türünü sevmezmiş.

    Eskiler hayatı o kadar nurani, o kadar temiz, o kadar manâlı yaşarmış.

    Komşuya hatır soran sıra sıra terlikler,
    Ölçülü uzaklıkta yakın beraberlikler.
    diye tarif eder Üstad N. Fazıl bu hali
     



Sayfayı Paylaş