Köktencilik(Radikalizm)-Kötümserlik(Pesimizm)

Konusu 'Felsefe' forumundadır ve EjjeNNa tarafından 25 Eylül 2007 başlatılmıştır.

  1. EjjeNNa Administrator


    Köktencilik (Radikalizm)
    Siyasal ilkelerin kökten değiştirilmesini öneren öğreti. İngiliz düşünürleri Bentham, James Mill ve John Stuart Mill üçlüsünün, bütünüyle temel siyasal ilkelerin değişikliğini öngören, düşünsel yaşamın çeşitli alanlarında ileri sürdükleri kökten değişiklik öğretisine felsefesel köktencilik denir.

    Bu öğretinin temel düşüncesi bireycilik'tir. Ekonomik, töresel, siyasal bütün alanlarda bireye tam ve koşulsuz bir özgürlük tanınmasını Öngörürler. Bu üçlü düşünürlerin başkanı Bentham'dır. Her üçü de, sonunda pragmacılığı doğuran, yararcılık öğretisini savunmuşlardır. Buna törebilimsel yararcılık diyorlardı. Ruhbilimlerinde çağrışımcı'ydılar. Siyasada seçimle iş başına gelen hükümetin ve milletvekillerinin tam yetkili ve devlette en büyük güç kılınmasını istiyorlardı.

    En üstün iyiliği ve mutluluğu yararlı olan'da buluyorlardı. İnsan usunun gerçek ve tek ölçüt kılınmasını savundular. Koyu liberal olmalarına rağmen eşitçiydiler, bu bakımdan bilmeyerek toplumculuğa yol hazırladıkları kimi yazarlarca —örneğin Bertrand Russell— ileri sürülür. Bu düşünürlerin dağınık ve metafizik yapılı düşüncelerinin bilimsel toplumculukla en küçük bir ilgisi olmamakla beraber köktencilik gene de en iyi dilegelişini Marx'da bulmuştur.

    Marx, Hegel'in Hukuk Felsefesinin Eleştirisine Katkı'sında söyle der: "Radikal olmak işi kökünden almaktır ve kök de insan için insanın kendisidir". Siyasal açıdan XIX. yüzyılın başlarında İngiliz liberal partisinin demokratik reformlar isteyen üyeleriyle 1876 anayasasının ilanından sonra Cumhuriyetçi partinin oportünistler adıyla anılan ılımlı üyelerine karşı bulunan ve köklü değişiklikler isteyen üyelerine radikaller adı verilmiştir.

    Daha sonra hemen bütün dünyada düzen değişikliği isteğinde birleşen gruplar ve partiler, birbirlerine karşıt durumda bulunmalarına rağmen, bu adla anılmışlar ve solda düşman olmaz sloganını benimsemişlerdir. Bunun yanısıra sağ radikalizm de oluşmuş ve Alman ırkçılığından Amerikan McCarthy'ciliğine kadar birçok çağdışı ve gerici akımlar radikal adıyla anılmışlardır.
    Kötümserlik (Pesimizm)
    Her şeyin kötü, hattâ mümkün olabileceği kadar kötü olduğunu veya kötülüklerin toplamının iyiliklerin toplamından daha ağır bastığını ileri süren felsefe öğretisi.

    Kişisel kötümserlik, bir mizacın veya bir karakterin dile gelişinden başka bir şey değildir (msl. Lord Byron, Leopardi, Madam Aekermann v.b.). Sistemli kötümserlik ise, düşünceye dayanan, tabiat ve hayat hakkında bir görüş olarak ileri sürülür.

    Bu kötümserlik (msl. Buddha'cılıkta) dini bir görünüş kazanır ve şu dört önermede özetlenir: acı, varoluştan ayrılmaz, acı, arzunun çocuğudur; acı ve varoluş, nirvana yoluyla ortadan kalkabilir; nirvana, arzunun yok edilmesiyle ve insanın tam bir ilgisizliğe kapılmasıyla elde edilir.

    Schopenhauer, Buddha'cılığın öğretilerini yeniden ele alarak bir insan tabiatı analizinden hareket eder: olmak, davranmak demektir; davranmak çaba göstermektir, irade her şeyin ilkesi, özü ve temelidir. Tabiatta her şey iradedir, demek ki her şey acı çekmektedir. Schopenhauer, öğretisinden evrensel merhamet ahlâkına varır. Hartmann, iradenin yerine bilinçdışını koyar ve bilinçdışının, bizi gerçek çıkarlarımıza aykırı düşen kendi amaçlarına göre yönettiğini söyler.

    Acıların toplamı, nazların toplamından her zaman daha ağır basacaktır; çünkü acı, geçici bir ilinek değildir; varlığın özünden gelir ve ancak varlıkla birlikte ortadan kalkabilir.
     



Sayfayı Paylaş