Kırıkkalenin Kültürel Özellikleri Nelerdir

Konusu 'İç Anadolu Bölgesi' forumundadır ve hakan788 tarafından 24 Kasım 2014 başlatılmıştır.

  1. hakan788 Well-Known Member


    Kırıkkale Kültürel Özellikleri

    Eski Evler:
    Yöremizde Osmanlı Dönemi’ne ait eski evler ve konakların bir kısmı hâlâ korunmaktadır. İlçe, kasaba ve köylerimizde orjinal yapısı muhafaza edilen evler mevcuttur. Bu evler genelde 2 katlı olup büyük bir salondan odalara geçilmektedir. Taş ve kerpiç yapıların pencere, kapı ve tavanları ağaç işlemedir. Yüklük adı verilen bölümlerde bulunan bölümlerde ağaç işlemeciliğin güzel örneklerini görmek mümkündür. Yontma, oyma, kakma, kaplama, silme, torna, yakma, yaldızlama teknikleri ile yapılmış ve süslenmiş ağaç işlemeciliğinin özellikle Balışeyh-Ballı Camii’nde, Beyobası Pehlivanlı Konağı, Keskin’de Osmanlı dönemi dini ve sivil mimarı da kullanıldığı tespit edilmiştir.

    El Sanatları:
    İlimizde el sanatları çok yaygın olup özellikle Halk Eğitim Merkezleri’nin yörede yaptığı çalışmalarla yaşatılmaya çalışılmaktadır. Açılan kurs ve sergilerde iğne, mekik, tığ ve filkete gibi aletlerle yapılan el sanatları sergilenerek her tekniğin kendine has güzel örnekleri tanıtılmaktadır. İğne oyalarını ulamalar, hotoz oyaları, taç oyaları, dal oyaları, saksı ve kır çiçekleri gibi bölümlere ayırmak mümkündür. Oyalarda genelde doğal güzellikler kopya edilmekte, geometrik şekillerin yanında doğadaki tüm renkler kullanılmaya özen gösterilmektedir. Boncuk oyalarında ise ip ve renkli boncuklar kullanılmaktadır.

    Bu oyalar özellikle bayanların giydiği yemenilerde, bazı folklorik giysi başlıklarında, yatak, masa ve sehpa takımlarında örtü veya evin bir köşesinde aksesuar olarak kullanılmaktadır.

    Dokumacılık:
    İlimizde eskiden halı ve kilim dokumacılığı çok yaygındı. Ancak günümüzde sosyal ve ekonomik gelişmenin neticesinde bu gelenek unutulmaya yüz tutmuştur. Karakeçili, Keskin, Balışeyh, Sulakyurt ilçelerimizde hâlâ eski dokuma tezgâhları olmakla birlikte pek kullanılmamaktadır. Yörede yapılan araştırmalarda eski halı ve kilimlerin döşeme, sedir ve divan gibi yerlere serilerek kullanıldığı tespit edilmiştir. Yöre halı ve kilimlerinde öne çıkan bir renk ve desen yoktur. Genelde 4 ana renk kullanılmış, desenlerle süslenmiştir. Karakeçili halı ve kilimleri tercih edilen dokumalardır. Halı, yastık, heybe, seccade, yolluk halı gibi dokumalar ilgi gören ürünlerdir.

    Düğün Adetleri:
    Düğün öncesinde hazırlıklar yapılır. Ev eşyaları ve gelinlik alınır. Bunlar kızın sandık içi çeyizi ile birlikte kız evinde sergilenir. Oğlan babasının en yakın arkadaşı "Düğün Kâhyası" oğlanın en yakın arkadaşı da "Sağdıç" olarak seçilir. Yöremizde düğünler, genellikle Cuma günü namazdan sonra başlar, Cuma namazından çıkanlar, yanlarında cami imamı olmak kaydıyla düğün evine gelirler. "Bayrak Yemeği" diye adlandırılan yemek yenir. Yemekten sonra bir sırık ucuna takılmış Türk Bayrağı ile bayrağın üzerinde bulunan ayna ve elma evin çatısına, dikilir. Bayrak sırığın ucuna asılmadan önce imam tarafından dua edilir. Bayrağın asılmasına yörede halk tarafından "Bayrak Kaldırma" denir. Davul ve zurnalar çalmaya başlamadan önce, köyde ve çevrede cenazesi olan aile varsa, davul ve zurna ile birlikte düğün sahibi ile birlikte bu aileye "yas alma"ya giderler. Yas alma, aynı zamanda düğünün başlaması, davul zurnanın çalması için bu aileden izin almak anlmına gelir. Aynı günün akşamı okuntular, yani davetliler gelir. Davetlilere yemek ikram edilir. Okuntular gelirken haber verirler. Davul zurnacı davetlileri karşılamaya çıkar. Davetliler düğüne güçleri oranında hediye getirirler. Bu hediyeler; ev eşyası, para, düğün için yiyecek, zahire, düğünde kesmek için etlik küçükbaş hayvan olabilir.

    Kız Kınası;
    Cumartesi akşamı düğün, kız kınasının yapılması ile devam eder. Üzerinde çeşitli renkte yanan mumlar olduğu halde, büyükçe bir tepsinin içine çerez, şeker, kına ve antep fıstığı; geneline hediye olarak elbise, ayakkabı hazırlanıp, bir çocuğun başı üzerinde kız evine varılır. Kız evinde kadınlar, gelin kızın yanına giderler ve kına türküleri söyleyerek kızın kınasını yakarlar. Düğün alayı oğlan evine döner, davul zurna kız evinde kalır. Bir müddet sonra kız evi davul zurna eşliğinde "oğlan kınası" nı getirir.turkeyarena Kına, yine mumlarla süslenmiş, üzerinde çerez ve hediyeler olduğu halde, bir tepsi üzerindedir. Yanında sağdıç olduğu halde, oğlanın eline bu kına yakılır.

    Gelin Alma Günü;
    Düğünün son günüdür. Bu genellikle Pazar günü sabahta hazırlıklar yapılır. Gelini almaya gelenlere babası kızını teslim eder. Kız eğer varsa bir erkek kardeşinin koluna girmiş olarak evden dışarı çıkar. Oğlan evinden gelenler o anda sevinç gösterileri yaparlar. Düğünün kız evi açısından en dramatik anı bu zamandır.

    Gelin, oğlan evine girerken eline bir parça yağ verilir. Bu yağ gelin eve girerken tavana sürülür. Bu da " Yağ gibi yapışsın, kalsın" demektir. Ayrıca, gelin, oğlan evine gelirken beraberinde kaşık, çivi, bıçak… gibi şeyleri de getirir. Bu da gelinin "bereketiyle gelmesi " anlmına gelir.
     



Sayfayı Paylaş