Kiraz Aldım Dikmeden Türküsünün Hikayesi

Konusu 'Türküler ve Hikayeleri' forumundadır ve Emel tarafından 27 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. Emel Well-Known Member


    Kiraz Aldım Dikmeden Öyküsü Hikayesi
    Kısaca Kiraz Aldım Dikmeden Türküsünün Hikayesi Sözleri ve Yöresi


    Kiraz aldım dikmeden
    Halime'm dallarını bükmeden
    Bir armağan ver bana
    Halime'm ben gurbete gitmeden

    Tombalacık Halimem Taşbaşına gel
    Ben gidiyorum Bolu'ya düş peşime gel

    Ocak başında kaldım
    Halimem ince fikire daldım
    Kapılar açılırken
    Halime'm seni geliyor sandım

    Tombalacık Halimem Taşbaşına gel
    Ben gidiyorum Bolu'ya düş peşime gel.

    Bolu'nun bir köyünde köyün zenginlerinden birinin Halime isminde güzel bir kızı vardır Güzelliği dillere destan bir kız Bütün köy delikanlıları ona tutkundur Gece gündüz onun hayaliyle yaşarlar Ama o Mehmet isimli yakışıklı bir genci sevmektedir İki genç vakit buldukça taş basında buluşurlargelecekteki günlerini hayal ederler.

    Taşbaşı denilen yer üç başı uçurum bir dağ başı Onlar öyle her an hayal kuradursunlar bir gün acı bir haber gelir kulaklarına Babası Halime'yi şehirde oturan zengin birine verecektir.

    Genç'lerin ve onların sevdalarını bilen köy halkının yalvarma ve yakarma ve yakarmaları boşa gider Babası kararlıdır. Gelin gideceği gün Halime gelinliğini giyeceği yerde Mehmet'le buluşup yine Taşbaşına giderler Ertesi gün Taşbaşında bu iki sevgilinin cesedi bulunur Babası pişman köy halkı üzgündür Ama vakit çok geçtir artık.
     



Sayfayı Paylaş