Kazakistan Atasözleri

Konusu 'Karışık Sözler' forumundadır ve GuNaHKaR tarafından 24 Ekim 2015 başlatılmıştır.

  1. GuNaHKaR Well-Known Member


    Kazakların Kazak Türklerine Ait Atasözleri

    Acıkan kurt altını yer.

    Açın halini tok bilmez, fakirin halini zengin bilmez.

    Açın karnı doyar, gözü doymaz.

    Adamın alacası içinde, hayvanın alacası dışındadır.

    Ağacın çürüğünü kurt basar, kişinin yumuşağını söz bozar.

    Ağaç yaprağıyla güzeldir.

    Akıllı altı günde yapar, kurnaz beş günde yapar.

    Altay Türkleri Atasözleri

    Altın pas tutmaz.

    Anası kötünün kızını alma, kapısı kötünün evine gitme.

    Aşım, tuzum az oldu, başım kel oldu.

    Atılan ok taştan dönmez, giden elçi yoldan dönmez.

    Atmayanın oku altı kulaç.

    Ava gitsen akçe alma, avlanmadan önce iti besleme.

    Bal tutan parmağını yalar.

    Barışçı başı kılıç kesmez.

    Baş yarılır börk içinde, kol kırılır yen içinde.

    Baş yarılsa börk içinde, kol kırılsa yeni içinde.

    Beş parmak bir değildir.

    Beyin bildiğini kul da bilir, söylemeye gücü yok.

    Bıçak yarası geçer, dil yarası geçmez.

    Bilen kişiye bir söz, bilmeyene bin söz.

    Bir baba dokuz evladı besler, dokuz evlat bir babayı beslemez.

    Birlik olmayınca, dirlik olmaz.

    Boş tenekenin sesi fazla, boş kişinin lafı fazla uzun olur.

    Boyuma göre boy buldum, huyuma göre huy bulamadım.

    Büyük söyleyen akşama yetmez, Geniş adımlayan eve ulaşamaz.

    Büyük sözde yanlış yok, ulu sözde ayıp yok.

    Çalışanın ağzı yağlı, Tembelin içi kuru.

    Çocuğa iş buyur ardından sen git.

    Çok isteyen azı bulamaz.

    Çok olup çöp olacağına az olup iyi olsun.

    Çok sözde hakikat yok, ata sözünde yalan yok.

    Dağ gibi kesmik olacağına, tabak kadar tane olsun.

    Demir olsa kısa kes, ağaç olsa uzun kes.

    Demir tavında dövülür.

    Deve kadar kötü düşünceden fare kadar iyi düşünce iyidir.

    Dil yarası iyileşmez, ağaç yarası iyileşir.

    Dostun bin ise azdır düşmanın bir ise çoktur.

    Elinle verdiğinde ayağınla dürtersin.

    Emanete hıyanet olmaz.

    Ergen gözüyle kız, gece gözüyle bez alma.

    Geniş ağaç ota zararlı, kötü kişi yurda zararlı.

    Geniş elbise yırtılmaz, Ata sözü bozulmaz.

    Gökte Tanrı, yerde Kağan.

    Halkın kadını elbisenin düğmesi.

    Hasta yatan ölmez eceli yeten ölür.

    İyi misafir geldiğinde ev sahibi doyar.

    İyiliğe iyilik her kişinin karı, kötülüğe iyilik er kişinin karı.

    Karacanın boynunu ok keser, yiğidin boynunu yokluk keser.

    Kaşıkla yığsa kap dolar, taneyle yığsa yük olur.

    Kavgacının burnu kanlıdır.

    Kendisiyle övünenin tabanı incedir.

    Kızım sana söylüyorum gelinim sen dinle.

    Kötü kişinin ayağı sekiz başı dokuzdur.

    Kötünün eline verene kadar, iyinin yoluna koy.

    Kurt kocayınca köpeğin maskarası olur.

    Misafir kısmetiyle gelir.

    Misafirin yüzsüzü ev sahibini ağırlar.

    Öfkeliye kızma, sevinçliye sevinme.

    Önce düşün, sonra söyle.

    Sakınan göze çöp batar.

    Soğukla savaşsan kulağın yok olur, beyle savaşsan başın yok olur.

    Sönen ateş yanmaz, ölen kişi dirilmez.

    Suyu görmeyince çizmeyi çekme.

    Tatlı yiyecek çabuk tükenir.

    Taze ota yağış gerek Küçük çocuğa yaramazlık gerek.

    Tazeyken soğan da tatlı.

    Ucuz etin yahnisi yavan olur.

    Yaşlının yanında alçak, itibarlının yanında mütevazi ol.

    Yatan aslandan gezen tilki yeğdir.

    Yeniyi süsleyerek giy, eskiyi tamir ederek giy.

    Yiğit meydanda belli olur.

    Yürüme bilmeyen yolu bozar, söyleme bilmeyen sözü bozar.

    Zengin hediye verse sıyırıp alır.
     



Sayfayı Paylaş