Katya’nın Yazı

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve RüzGaR tarafından 21 Ekim 2007 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    TurkeyArena

    ÖZET:

    Büyük savaştan önceki yaza değinmek isteyen yazar, savaşa katılan bir doktorun daha sonraki hayatını konu etmektedir. Montrean diplomalı yeni bir doktordur ve doktor Gros’un yanında çalışmaktadır. Doktor Gros, orta yaşlı kadınların hastalıkları ile ilgilenmektedir. Gelen hastalarına bazen iyi, bazen kötü bir şekilde, Montrean’ı anlatmaktadır. Bu davranışı onun da bir zaman Montrean gibi yeni bir doktor olduğunu belirtmek içindir.

    Montrean 2 nci Dünya Savaşına, pasifliğinden dolayı subay olarak katılması gerekirken er olarak katılır. Sıkıntılı ve acılı geçen dört yıldan sonra, doktorluk yaptığı Salies kasabasına döner. Doktor Gros’un yanında çalışmaya devam eder. Bir gün gençlik zamanında yaşadığı yerlerde gezerken, Katya ile tanışır. Katya kardeşini bisikletten düşürmüştür ve doktor olarak Dr.Gros’un tavsiyesi ile Montrean’a başvurur. Katya’nın kasaba dışındaki evine giderler. Bu evde Katya, ikizi Paul ve bilim araştırması yapan babaları yaşamaktadır. Gerekli tedavi yapıldıktan sonra, birkaç gün eve gidip gelme sürer ve bu arada Katya ile Montrean arasında bir yakınlık doğar. Artık Montrean ve Katya’nın ailesi akşamları çay sefası yapmaktadır. Paul, Montrean’a karşı anlaşılmaz ve değişken tutumlar sergilemektedir. Katya ve ailesi kasabadan uzakta ve insanlardan uzak, kendi yarattıkları iç dünyalarında yaşamaktadırlar. Bir gün Montrean Trevill ailesine yaptıkları ziyarette, Katya ile bahçede dolaşırken ona karşı olan duygularını itiraf eder. Onu sevdiğini söyler, kollarına alır ve öper. Sonra yaptıklarından pişman olur.

    Katya’nın kardeşi Paul bu esnada sessizce patika yolundan gelmiş ve bu olaylara tanık olmuştur. Mahcup ve canı sıkılmış bir halde Salies’e geri döner. Dr.Gros’la konuşup rahatlama ihtiyacı duymaktadır. Dr. Gros konuşma esnasında Paul’un kasabadan taşınma kararı aldığını, o sabah kasabaya inip gerekli hazırlıkları yaptığını öğrenir. Montrean’ın yanına ertesi sabah Katya gelir, hiçbir şey olmamış gibi konuşurlar. Katya Paul’un taşınma planından habersiz Paul’le konuşacağını, durumu düzeltmek için elinden geleni yapacağını, Montrean kendi evlerine tekrar gelmeye başlamasını ister. Bu konuşmadan sonra Montrean, ailenin yanına gidip gelmeye yeniden başlar. Bir gece akşam yemeğinden sonra Paul kolunu kontrol ettirmek için Montrean’ı yanına çağırır. Paul ile Montrean, Katya ve babasından habersiz bir konuşma yaparlar. Paul Montrean’a tehditkar bir üslupla, taşınana kadar kendilerine ziyarete gelebileceğini yalnız, Katya ile fazla yalnız kalmamasını ve ona elini sürmemesini, kendisinin de onları rahatsız etmeyecek bir uzaklıktan, bir hafta boyunca takip edeceğini söyler. Montrean bu konuşmada Katya’nın kendisini sevdiğini ve gitmek istemediğini, Paul’un neden karıştığını anlayamadığını söyleyerek bunun nedenini öğrenmeye çalışır.

    O gece Katya’nın babası, Montrean’a oturdukları yere 20 km. uzaklıkta olan Alos kentinde kutlanan festivale gitmeyi teklif eder. Montrean bu teklifi kabul eder. Solyas’a vardığında Dr. Gros’la görüşür ve onun iki günlüğüne bir geziye gitmeyi planladığını öğrenir. Dr. Gros ona Solyas’ta kalıp acil vakalara bakmasını ve kliniğe göz kulak olmasını söyler. Montrean bu teklifi isteksizce fakat mecburen kabul eder. Dr. Gros gezisine giderken Paul’un evine uğrayıp Montrean’nın o gün çaya gelemeyeceğini, ertesi gün Alas festivaline gidemeyeceğini söyler. Montrean iki gün boyunca kliniğin işlerini yerine getirir ve bir gencin kolunu kesilmekten kurtarır. İki gün sonra Montrean sokak kahvesinde otururken, yanına Paul ve Katya gelir ve festivalin son günü gidiş planlarını ve yapacaklarını karşılaştırırlar. Dr. Gros o akşam döndüğünde Montrean’la konuşurken kendisinin gezide bulunduğu yere, Paris’ten gelen bir adamdan Katya ve ailesi hakkında bir takım söylentiler duyduğunu öğrenir. Bu söylentilere göre Katya’nın babası Paris’te genç bir delikanlıyı vurmuştur. Dr. Gros’un bu adamdan duyduklarına göre, bir gece bu genç Katya ile görüşmek için eve gizlice girecek bir yer ararken, Katya’nın babası bu genci hırsız sanarak vurup öldürmüştür. Dolayısı ile bu ölüm namus uğruna işenen bir cinayet gibi görünmektedir. Yine adamın anlattıklarına göre işlemler biter bitmez aile Paris’ten oldukça uzakta olan Solies kentine kaçmışlardır. Montrean ertesi gün ilk fırsatta Paul’ü görüp onunla konuşmak, kaçmakla bir şeyin çözümlenemeyeceğini ikna etme kararındadır. Fakat eve varınca, festivale gitme telaşından bu konuşmayı yapmaya fırsat bulamaz. Montrean, Katya ve ailesi ile festivale gitmek üzere Alas kentine doğru yola çıkar. Yolculuk sırasında piknik yapmak üzere mola verirler. Molada Montrean önceki gece Dr. Gros’tan duyduklarını Paul’a sorar. Ciddi bir cevap alamaz. Birbirini izleyen sıkıntılı günler sonunda aile fertlerinin hepsi değişik yer ve zamanda intihar eder. Montrean tüm bu olaylardan aşırı bir şekilde etkilenmeden hayatına devam eder.

    SONUÇ :

    1. KİTABIN ANAFİKRİ :

    Genç bir doktorun 1 nci Dünya Savaşı eşiğindeki ilk aşkı.

    2. KİTABIN GETİRDİĞİ YENİLİKLER :

    Yoktur.

    3. KİTAP HAKKINDA GENEL DEĞERLENDİRME VE TEKLİFLER :

    Klasik aşk romanlarından daha akıcı ve daha samimi.
     



Sayfayı Paylaş