Karakaş Gözlerin Elmas Hikayesi ve Sözleri

Konusu 'Türküler ve Hikayeleri' forumundadır ve KaraMelek tarafından 9 Aralık 2012 başlatılmıştır.

  1. KaraMelek Well-Known Member


    Karakaş Gözlerin Elmas Türküsü ve Hikayesi Kısaca
    Karakaş Gözlerin Elmas Türküsünün Yaşanmış Hikayesi, Karakaş Gözlerin Elmas Türküsünün Hikayesinin Özeti


    1948 yılında İstanbul da çalıştığım bir pavyonda, Emel adımla kara kaşlı, kara gözlü, hafif esmere kaçan tenli bir kıza tutulmuştum. Bu her bekar insanda olagelen, tabiat ananın sevki tabii dedikleri bir kanundu.

    Aradan yıllar geçmesine rağmen Emeli hiçbir zaman unutamıyorum. 1959 yılında Gaziantep öğretmen okulu müzik öğretmeni Nezihi Babacanerin daveti üzerine Gaziantepe. Öğretmen Okulunda yapılacak folklor topluluğuna iştirak etmek üzere gitmiştim. Bu sırada bir pavyonla anlaştım ve çalışmaya başladım. Aksam sahneye çıktığımda Emeli de o pavyonda gördüm. Aradan onbir yıl gibi bir zaman geçmesine rağmen tesadüfler yine birbirimizi bir araya getirmişti.

    Yattığım yatakhanenin karşısındaki odada Emelin de yatak odası vardı. İlk aşkın verdiği hazzın tesirinden kendimi kurtaramamış olmalıyım ki o gece sabaha kadar uyuyamadım.
    Şafak sökerken kapım vuruldu ve yaşlı bir hanım yanıma geldi. Evladım niçin uyumuyorsun dedi. Bende kalbimdeki duyguları yaşlı hanıma anlattım. Meğer yaşlı hanım Emelin annesi imiş. Biraz sonra Emel de yanımıza geldi. Artık dedi, aramızdaki dağlar burada sona ermeli. Nede olsa kalp ferman dinlemez derler. Fakat Emelin annesinin yaşlı ve gittikçe çirkinleşen hali bana bir acayip görünmüş olacak ki, o anda, mısralarını aşağıda okuyacağınız KARAKAŞ GÖZLERİN ELMAS türküsünün beste ve güfteleri bende bir şimşek hızıyla uyanıverdi. Onlar gittikten sonra kaleme ve kağıda sarılarak türküyü yazdı ve akşama pavyonda okumak üzere de kendi kendime sazımla talimini yaptım. Bu suretle bu türkü o anda ve o saniyede orada bestelendi ve güftelendi.

    Niğdeye konser vermek üzere gelen Aliye Akkılıça da aynı türkümün bestelerini verdim. Emin Aldemir ile birlikle Niğdede 1960 yılında söylediler ve çaldılar.

    İşte bu tarihten den sonra türküm yurdun dört bucağına yayık vermekle günümüzün meşhuru oldu.



    Karakaş Gözlerin Elmas

    Karakaş Gözlerin Elmas
    Bu Güzellik Sen De Kalmaz
    Pişman Olun Kimseler Almaz
    Annene Bak Gör Halini

    Gel Güzelim Beni Yakma
    Seni Seven Kalbi Yıkma
    Allah Dahi Kalbi Yıkmaz
    Öldürücü Gözle Bakma

    İnsanların Kalbi Belli
    Canlıları Yaşatan Odur
    Bir Saniye Gönlünü Kır Da
    Gel De Benim Kalbime Gir

    Gel Güzelim Beni Yakma
    Seni Seven Kalbi Yıkma
    Allah Dahi Kalbi Yıkmaz
    Öldürücü Gözle Bakma

    Ne Gecem Ne Gündüzüm Belli
    Yaşım Oldu Kırkdokuz Elli
    Bağrım Yanık Gözlerim Nemli
    Yalan Dünya Yaktın Beni

    Gel Güzelim Beni Yakma
    Seni Seven Kalbi Yıkma
    Allah Dahi Kalbi Yıkmaz
    Öldürücü Gözle Bakma

    Ercan Söyler Hakiki Sözü
    Geçti Bahar Getirdik Yazı
    Bir Gün Ölür O Zalımın Kızı
    Annene Bak Gör Halini

    Gel Güzelim Beni Yakma
    Seni Seven Kalbi Yıkma
    Allah Dahi Kalbi Yıkmaz
    Öldürücü Gözle Bakma

    Kaynak: Ali Ercan - Karakaş Gözlerin Elmas ve Niğde Türküleri 1965
     



Sayfayı Paylaş