Karahanlılar Dönemine Ait Bilim ve Kültür Faaliyetleri

Konusu 'Tarih' forumundadır ve RüzGaR tarafından 19 Mart 2012 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Karahanlılar Dönemine Ait Bilim ve Kültür Faaliyetleri
    karahanlılar döneminde bilim, karahanlılar dönemine ait bilim ve kültür faaliyetleri hakkında bilgi

    Karahanlılar Dönemine Ait Bilim ve Kültür Faaliyetleri
    Karahanlı hükümdarları, İslâm dinini kabul etmekle kalmamış, hâkim oldukları bölgelerde çeşitli yollarla İslâmiyet’in yayılması için çaba göstermişlerdir. Bu maksatla, çok sayıda cami, medrese, kervansaray ve hastane gibi müesseseler tesis etmişlerdir. Bu faaliyetler sonucunda Kaşgar, Balasagun, Semerkand ve Buhara birer ilim ve kültür merkezi olarak gelişmiştir. İşte bu merkezlerde Türk-İslâm kültür ve medeniyetinin ilk ürünleri ortaya çıkmaya başlamıştır. İslam Karahanlılar’ın eliyle Orta Asya bölgelerinde yayıldığında bu bölgede ki Türklerin çoğunluğunun dini halini aldı. Yine akılcılığıyla öne çıkan Maturidilik sayesinde Türk’lerin İslamiyet’i kolayca benimsedikleri ve bilim alanında önemli ilerlemeler gerçekleştirdikleri belirtilmektedir. Ki bu sayede hakanların teşviki ve cesaretlendirmeleriyle Türkistan Uleması Kur’an ilimleri ve Tefsir çalışmalarına önem vermişlerdir. Osman Turan Karahanlı’ların İslamlaştıktan sonra da On İki Hayvanlı takvimi kullanmaya devam ettiklerini söyler. Müslüman âlimlerde bu dönemde Türklerle tanışıp Türklerin kullandıkları kronolojik sistemler ve takvim bilgisinden etkilendikleri bilinmektedir. İbnül- Esir’in el-kâmil fi’t tarih adlı kitabı, Karahanlılar la ilgili bilgiler nakleden İslami Arap kaynaklarının en önemlisi sayılır. Çünkü bu yazar, Karahanlı devlet sınırları içinde yer alan İslam bölgelerine karşı Müslüman olmamış Türklerin hedef alıp gerçekleştirdiği saldırılara değinmektedir. Aynı şekilde yazar Karahanlı Devleti hükümdarının bu saldırılara karşı koyma çabalarını da ele almaktadır. Bu kitap Karahanlı ailesinden bazı hükümdarların zühd ve dindarlıklarını, ilim ve ilim ehline olan yoğun ilgilerini övme konusunda neredeyse tek kaynaktır. Keza yazar, yaklaşık olarak Karahanlı Devleti muasır tarihçilerinden sayılan en-Nizami, el-Aruzi, es-Semerkandi’nin kitaplarından da istifade etmiştir. Ki en-Nizami Gazneli Sultan Mahmud’un 999 yılında Maveraünnehir’i istila etmesinden hemen sonra İlek Han’a gönderdiği mektubun ayrıntılarını zikreden yegâne müelliftir.turkeyarena.net Görünen o ki, bu mektubun içeriğine göre Sultan Mahmud özellikle Gazneli’ler Devletine komşu olduktan sonra, Karahanlı ailesi hükümdarlarının yönelişlerini ve İslami siyasetlerini öğrenmeyi istemiştir.

    Bu ürünler arasında zikredilmesi gereken örneklerden birisi “Satuk Buğra Han Destanı” dır. Bu destan, Karahanlılar’ın ilk müslüman hükümdarı Satuk Buğra Kara Han’ın müslüman olması ve İslâm dinini yayma çalışmaları; ailesinden bahseden, millî-dinî karakterli bir eserdir. Bu destanın elimizde bulunan ve oldukça da geç bir dönemde görülmüş nüshaları “Tezkire-i Satuk Buğra Han” ismini taşımaktadır.

    Bu destana göre Hz.Peygamber, Mirac esnasında Satuk Buğra Han’ın ruhu ile görüşmüştür. Bu görüşmede Hz.Peygamber’e, onun kendisinin vefatından üç asır sonra dünyaya gelerek Türkistan’da İslâm dinini yayacağı söylenmiştir. Satuk doğduğu zaman yer sallanmış, kaynaklar kaybolmuş, bahçe ve çayırlar çiçeklerle dolmuştur. Dünyaya geldiğinde onun müslüman olacağını anlayan falcılar öldürmek istemişler, ancak annesi tarafından kurtarılmıştır. 12 yaşında iken kendisine Hızır gelmiş ve dinî nasihatlerde bulunmuştur.

    Bu dönemin bir diğer ürünü, “Manas Destanı” dır. XI-XII. yüzyıllarda oluşan ve 400.000 mısradan meydana gelen bu destan, Karahanlılar döneminde subaşı, yani ordu komutanı olarak görev yapan Manas’ın, İslâm dini adına müslüman olmayanlarla yaptığı mücadeleyi konu edinmektedir.

    Karahanlılar döneminin belki asıl üzerinde durulması gereken iki önemli ürünü, “Kutadgu Bilig” ve “Dîvânü Lugâti’t-Türk” dür.

    Kutadgu Bilig, Şu ana kadar keşfedilen edebi eserlerin en eskisi sayılır. Diğer Uygurca metinlere göre daha öztürkçe olmakla birlikte ilk defa bu eserle Arapça ve Farsça kelimelerde Türk diline girmiştir. Yusuf Has Hâcib tarafından manzum olarak ve Kaşgar-Hâkâniyye lehçesi ile yazılmış ve 1069–1070 yılında tamamlanmıştır. Bu eser, Kaşgar hükümdarı Tabgaç Buğra Kara Hakan Ebû Ali Hasan b. Süleyman Arslan Karahan’a sunulmuştur. Yazar kendisini ilk Türk-İslam devleti olan Karahanlı’ların ideologu olarak görür ve bu devletin yükselmesi için gerekli olan devlet örgütünü açıklamaya gayret eder.

    Kutlu olma bilgisi, hükümranlık bilgisi, siyasî hâkimiyet bilgisi, devlet olma ve devletli olma bilgisi gibi anlamlara gelen Kutadgu Bilig, insana her iki yönde gerçekten kutlu olmak, mutlu yaşamak için gerekli olan yolu göstermeyi amaç edinmiştir. Bu açıdan eserin temelinde kâmil insan kavramı yer almaktadır. Eser, insanlara mutluluk yolunu gösterdiğinden bir nasihatname özelliği taşıması yanında, devlet adamlarına ideal bir devlet idare sistemini göstermeyi de hedeflediğinden bir siyasetname olarak da değerlendirilebilir. Kutadgu Bilig’de öngörülen devlet biçimi; demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir.
     



  2. Oktay Demir Guest

     

Sayfayı Paylaş