karadenizde coca cola kampanyası!

Konusu 'Sohbet' forumundadır ve YaRaLi CoCuQ tarafından 13 Ağustos 2007 başlatılmıştır.

  1. YaRaLi CoCuQ Well-Known Member


    Konuyla ilgili açiklama yapan davacinin avukati Idris Karadeniz

    "Müvekkilim marketten aldigi 2 Lt.lik kampanyali coca-cola ürününün kapagini açtiginda hediye çikmadigini ve tekrar deneyiniz yazisini görmüs.

    Bunun üzerine kapagi kapatip tekrar açmis ancak yine ayni sey. Bunun üzerine ayni sise kapaginda tam 4246 defa deneme yapmasina ragmen hediye çikmamistir.

    Coca-Cola sirketinin tüketiciyi dolandirdigini düsünen müvekkilim sirkete dava açmaya karar vermistir. Bizde bugün gelerek dava dilekçemizi adliyeye teslim ettik. 10 bin YTL.

    Maddi tazminat talep etmekteyiz" dedi.



    Davadan haberdar olan Coca-Cola yönetimi adina açiklama yapan bir sirket yetkilisi olayin çok komik oldugunu ve artik Karadeniz bölgesine gönderilen ürünlerin kapagina

    "Baska sisede insallah "
    yazmayi düsündüklerini söyledi.


    Sakal

    Evli adama sevgilisi durmadan sakalini kesmesi için baski yapar.

    >Adam yalvarir :
    >- Baska sey iste sevgilim.

    >Karim sakalima bayiliyor...
    >Beni öldürür vallahi...
    >Sevgilisi o kadar israr eder, o kadar dirdir yapar ki adam dayanamaz gider kestirir sakallarini...
    >Sevgilisinin tesekkürü müthis olur.
    >Adam geceyarisi eve döner, uyumakta olan karisinin yanina sessizce uzanmaya çalisirken kadin uyanir ve karanlikta elini uzatir.

    >Kocasinin yanagini oksar ve uyku sersemi mirildanir :
    >- Özcan, sevgilim. Bu saatte burada ne isin var?
    >Kocam nerdeyse gelir, biliyorsun.
    benim kim oldugumu biliyormsun???
    Universitenin buyuk amfisinde 800 kisinin katildigi bir imtihan...
    Sure iki saat... Profesor son derece sert ve surenin esnetilmesine imkân yok.
    Cevaplari yetistiremeyen kaliyor.
    Bu yuzden butun talebeler haril haril kâgit dolduruyorlar.

    Ama birisi agirdan gidiyor.
    Biraz dusunuyor biraz yaziyor.
    Hic aceleci bir hâli yok.

    Derken sure doluyor. "Getirin kâgitlari cocuklar" diyor profesor
    ve herkes bitirebildigi kadariyla kâgidini getirip masanin uzerine koyuyor.
    Veren cikiyor, veren cikiyor, masanin uzerindeki kâgitlar birikiyor.
    Sinifta hic talebe kalmiyor. Bir kisi hâric.
    Bizim agirdan giden talebe hic istifini bozmadan yazmaya devâm ediyor.

    Boylece biraz daha zaman gectikten sonra,
    bizimki kalkip kursuye gidiyor ve kâgidini bir sonraki ders icin hazirliklarini
    tamamlamakta olan profesore uzatiyor.
    Profesor kizarak:

    -Hayir! Cok gec kaldin.
    Artik senin kâgidini alamam...

    Bizimki ters ters bakiyor:

    -Sen benim kim oldugumu biliyor musun?

    -Yoo, aslinda bilmiyorum.
    Ne olacak?

    Talebe bakislarini diklestirerek tekrar soruyor:

    -Sen benim kim oldugumu biliyor musun?

    -Hayir bilmiyorum!
    Ustelik bu hic de muhim degil!

    -Iyi oyleyse, diyor bizimki ve yigili duran imtihan kâgitlarinin bir kismini
    kaldiriyor ve araya kendi kâgidini koyup kâgitlari tekrar duzeltiyor.
    Sonra da:

    -Iyi gunler hocam, deyip profesorun saskin bakislari
    arasinda yuruyup gidiyor.
     



Sayfayı Paylaş