Kanuni Sultan Süleyman Döneminde Hangi Savaşlar Yapılmıştır

Konusu 'Tarih' forumundadır ve RüzGaR tarafından 11 Aralık 2012 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Kanuni Sultan Süleyman Döneminde Hangi Savaşlar Yapılmıştır
    kanuni sultan süleyman dönemi savaşları, kanuni sultan süleyman döneminde yapılan savaşlar, kanuni sultan süleyman döneminde yapılan kara ve deniz savaşları

    BELGRAD 'IN FETHİ
    Kanuni'nin tahta çıktığını bildirmeye giden elçi Behram Çavuş'un öldürülmesi ile Belgrad 'a sefer düzenlenmesine karar verilir. Şehir karadan ve denizden kuşatılır. Bir ay süren bu kuşatma sonunda, 1521 yılında Belgrad fethedilir. Böylece hem Avrupa'ya düzenlenecek seferler için önemli bir üs elde edilmiş olur, hem de Orta Avrupa'nın yolu açılır. Belgrad'ın fethinden sonra çevrede bulunan Karlofça, Salankamen ve Ösek kaleleri de alınır.

    MOHAÇ SAVAŞI
    Belgrad'ın fethinden sonra Osmanlı-Macar ilişkileri iyice gerginleşir. Macar Kralı II.Lui, Alman İmparatoru Şarlken'e güvenerek Osmanlı'ya karşı düşmanca bir siyaset izlemeye başlar. Bu sıralarda Şarlken'e esir düşen Fransa Kralı I .Fransuva'nın yardım isteği üzerine, Macaristan'a sefer açılmasına karar verilir. Önce Sadrazam İbrahim Paşa gönderilir. Daha sonra Kanuni, yüzbin kişilik ordusuyla sefere katılır. 29 Ağustos 1526 tarihinde Mohaç Ovasında yapılan savaşta, birçok Avrupa devletinden yardım alan Macaristan ağır bir yenilgiye uğratılır. II.Lui kaçmaya çalışırken bataklıkta boğularak ölür. Zaferle neticelenen Mohaç Savaşı sonrasında Osmanlı ordusu Macaristan içlerine yürür ve Budin (Budapeşte) alınır.
    Kanuni Sultan Süleyman, Macaristan'ı doğrudan Osmanlı topraklarına katmaz. Osmanlı himayesinde bir Macaristan Krallığı kurulmasını daha uygun görür. Erdel Voyvodası Jan Zapolya Macar tahtına oturtulur.

    1. VİYANA KUŞATMASI
    Avusturya Arşidükası Ferdinand, ölen Macar Kralı II.Lui'nin kızkardeşi ile evliydi. Bu nedenle, Macaristan tahtının kendisine ait olduğunu iddia ediyor ve Kanuni'nin tahta geçirdiği Yanoş'u Macar Kralı olarak kabul etmiyordu. Kanuni'nin Macaristan'dan ayrılmasından sonra, Budin'e girdi. Yanoş'un yardım isteği üzerine Kanuni sefere çıktı.

    Kanuni 27 Eylül 1529 yılında Avusturya topraklarına girerek Viyana 'yı kuşattı. Ancak yanında yeterli büyüklükte kuşatma toplarının bulunmaması ve kışın erken bastırması yüzünden 17 gün sonra kuşatmayı kaldırarak İstanbul'a döndü.

    ALMAN SEFERİ
    Osmanlı ordusunun Viyana'dan çekilmesinden sonra Ferdinand, Macaristan'ın başkenti Budin'i yeniden kuşattı. Bu olay üzerine Kanuni, 1532 yılında Alman Seferi 'ne çıktı. Kanuni'nin amacı Ferdianand ve Şarlken ile bir meydan savaşı yapmaktı. Ancak her ikiside bu güçlü ordu karşısına çıkmaya cesaret edemedi. Barış istemek zorunda kalan Avusturya Arşidükası Ferdinand ile 1533 yılında yapılan antlaşmaya göre, Avusturya vergi vermeye ve Macaristan'ın işlerine karışmamaya mecbur bırakıldı.

    MACARİSTAN'IN OSMANLI TOPRAKLARINA KATILMASI
    1540 yılında Macaristan Kralı Yanoş'un ölümünü fırsat bilen Ferdinand, Budin'i bir kez daha kuşattı. Bu, 1533 yılında yapılan antlaşmanın bozulması anlmına geliyordu. Tekrar sefre çıkan Kanuni Avusturya ordusunu Budin önlerinde ağır bir yenilgiye uğrattı. 1541 yılında Macaristan'ı doğrudan Osmanlı topraklarına kattı. On iki sancaktan oluşan Budin Beylerbeyliği kuruldu.

    OSMANLI - AVUSTURYA SAVAŞLARI
    Ferdinand 1543 yılında, Kanuni'ye elçiler göndererek anlaşmak istedi. Ancak, istekleri arasında, Osmanlı egemenliğindeki Macar toprakları da bulunuyordu. Kanuni tarafından bu istek reddedilince, Ferdinand Budin'i kuşattı. Bunun üzerine Osmanlı, Avusturya üzerine sefere çıktı. Bu seferde Estergon ve İstolni-Belgrad Kaleleri fethedildi. Avusturya'nın isteği üzerine, 1547 yılında yapılan anlaşma ile savaşa son verildi.

    Bu yenilgileri bir türlü kabul etmek istemeyen Ferdinand, 1551 yılında Erdel'in işlerine karışmaya başladı. Kanuni, Sokollu Mehmed Paşa komutasındaki bir orduyu Erdel'e gönderdi. Ayrıca başka bir orduyu da Avusturya üzerine gönderdi. Segedin ve Temeşvar Kaleleri önünde yapılan savaşlarda, Avusturya bir kez daha mağlup edildi. Ferdinand yeniden barış istemek zorunda kaldı. 1562 yılında yapılan anlaşmaya göre; Ferdinand, Erdel'in işlerine karışmamayı ve aldığı yerleri Osmanlı'ya bırakmayı kabul etti.

    DOĞUDA GELİŞMELER
    Şah İsmail’in ölümünden sonra yerine geçen oğlu,Osmanlı Devleti’nin Avrupa’daki en büyük düşmanları olan

    · Alman İmparatoru Şarlken ve
    · Avusturya Arşidükü Ferdinand
    İle ittifak kurdu.

    Bunun üzerine Kanuni,İran üzerine üç sefer düzenledi.
    · Birinci seferde Bağdat alındı.(1534)
    · İkinci seferde Kanuni’nin Avusturya seferinden yararlanarak Safevilerin ele geçirdiği yerler (Tebris, Nahcivan, Van)geri alındı.
    · Üçüncü seferde meydan savaşı yapılacak bir kuvvetle karşılaşılmadı. Erivan, Nahcivan, Karabağ feth edildi.
    Bu savaş her iki taraf içinde zararlı oluyordu.
    Bunun üzerine İran Şahı elçi göndererek barış istedi.

    Amasya Antlaşması (1555)
    İranlılarla yapılmış olan bu ilk resmi antlaşmaya göre;
    Bağdat, Tebris ve Doğu Anadolu Osmanlılarda kalacaktı.

    DENİZLERDE GELİŞME
    Rodos’un Alınamsı (1522)
    Rodos Adası, Akdeniz'in deniz yolları üzerinde önemli bir üs durumundaydı. Burada örgütlenmiş olan Sen Jan Şovalyeleri ticaret gemilerine saldırmaktaydılar. Şarlken ve Ferdinand’ın desteklediği bu korsanlar birilği Osmanlıların Akdeniz’deki ticari çıkarlarını her fırsatta zedeliyorlardı.
    Kanuni, Rodos üzerine büyük bir donanma gönderdikten başka kendiside büyük bir ordu ile adya geçti. Karada ve denizde çok şiddetli çarpışmalardan sonra şovalyeler adayı boşaltmak zorunda kaldılar.(1522) Şarlken bu şovelyelere Malta Adası’nı vererek onların dağılmalarını önledi.

    Akdeniz’de Egemen Mücadeleri
    Kanuni’nin Avrupa içlerine kadar nüfuz etmesi üzerine Şarlken, Osmanlıları Akdeniz’den vurmak istedi.
    Osmanlılar o dönemde karada çok kuvvetliydiler. Bu nedenle Şarlken, Kanuni doğrudan doğruya karşı karşıya gelmekten kaçınıtordu.
    Ancak, Osmanlılar denizde henüz karadaki kadar kuvvetli değildiler.
    Şarlken; Venediklileri, Papa’nın güçlerini, İspanya ve Malta şovalyelelerini bir araya getirdi. Bu birlik bir yandan Mora kıyılarına saldırırken öte yandan Osmanlı ticaret gemilerini vuruyordu.

    Bu durum karşısında Kanuni, Akdeniz’in ünlü denizcilerden Barboros’u Kaptan-ı Derya’lığa getirdi. Ayrıca kendisine Cezair Beylerbeyliği verdi.
    Barboros, Adalar Denizi’ndeki hemen hemen bütün adları ele geçirdi. İtalya ve İspanya kıyılarını vurdu, bazı adları aldı.

    Preveze Deniz Savaşı(1538)
    Akdeniz’deki bu egemenlik mücadelesi kaçınılmaz olarak, büyük bir hesaplaşmaya yol açtı.
    Venedik, Ceneviz, Malta, İspanya ve Portekiz’in birleşik donanması Preveze Körfezi önlerinde Osmanlı Donanması ile karşı karşıya geldi.
    Barboros kendisinden üstün olan bu birleşik güce karşı büyük bir zafer kazandı. Zaferin kazanılmasından Turgur, Murat ve Salih reislerin de büyük katkıları oldu. Birleşik Donanmaya da Andrea Dorya komuta ediyordu.
    Şiddetli bir deniz savaşından sonra Osmanlılar üstün geldiler.

    Sonuçları
    1. Venedikliler, Akdeniz’deki ticari çıkarlarını sürdürebilmek için Osmanlılarla anlaşma yolunu seçtiler.
    2. Venedikliler ağır bir savaş zarar ödentisi vermeyi kabul ettiler.
    3. Bu büyük zafer, Osmanlılar’a Orta Akdeniz’de üstünlük sağladı. Bu üstünlük İnebahtı Savaşı’na (1571) kadar devam etti.

    Trablusgarp’ın Fethi Ve Cerbe Savaşı
    1. Trablusgarp, Malta Şovalyaleri'nin elindeydi. Turgut Reis, burayı kuşatarak ele geçirdi (1551) ve buraya beylerbeyi olarak atandı.
    2. Malta Şovalyeleri'nin hazırladığı Haçlı donanması bu sefer, Cerbe adası önlerinde Turgut Reis’in komutasındaki donanmayla çatıştı ve büyük kayıplar verdi. Cerbe Savaşı, Preveze’den sonra kazanılmış en önemli deniz zaferidir.
    3. Bu savaştan sonra Batı Akdeniz ve Kuzey Afrika’da Osmanlı üstünlüğü tartışılmaz hale geldi.

    Malta Adası’nın Kuşatılması (1565)
    Rodos’un alınmasından sonra şovalyeler Malta Adası’na yerleşmişlerdi. Burası hem Osmanlı ticareti hem de Osmanlıların Kuzey Afrika’daki toprakları için bir saldırı üssü haline getirilmişti.
    Bunun üzerine Kanuni, adanın alınmasına karar verdi.
    Kale kuşatıldı. Ancak çarpışmalar esnasında Turgut Reis’in şehit düşmesi ve adanın alınamayacağının anlaşılması üzerine kuşatmaya son verildi.

    HİNT SEFERLERİ
    Portekizliler, Ümit Burnu yoluyla Hindistan’a varmışlardı. Daha sonra bu yolu geliştirip tekellerine aldılar ve Müslüman tüccarların ticaretini engellemeye başladılar.
    Bunun sonucunda Süveyş, İskenderiye, Basra, Halep, Tripoli ve İran Körfezi’ndeki tıcaret merkezlerinin yolu kapandı. Buralarda büyük bir ticari bunalım başladı.
    Osmanlılar buna seyirci kalamazlardı.
    Kanuni, saltanatının ilk yıllarında genelde Avrupa’yla ve Akdeniz’e yöneldi. Portekizlilerin Hint Okyanusu’ndaki varlığı fazla önemsemedi. Ancak bölgeden günden güne sesler yükselince buraya da yönelmek zorunda kaldı.
    Kanuni; Batı Hindistan’daki Gücerat hükümdarından yardım istediği de alınca Hint Seferleri başlatıldı.
    Hint seferleri 1538’de başladı ve 15 yıl devam etti.
    Hadım Süleyman Paşa (Mısır Valisi), Piri Reis, Murat Reis, Seydi Ali Reis gibi ünlü komutanlar Hindistan’a sırasıyla dört büyük sefer yaptılar.

    SONUÇLARI
    Bu seferden beklenen sonuç elde edilemedi.Bunun en önemli sebebi Osmanlıların; Hint Okyanus’unda,
    Portekizlilere karşı güçlü bir donanma oluşturamamaları ve Portekizlilere üstün gelememeleridir.
    Yardım isteyen Müslümanların Osmanlılara yardım etmemesi de başarısızlıkta etkili olmuştur.

    Bu başarısızlığa rağmen;
    1. Yemen ve Aden alındı.
    2. Basra Körfezi ve Kızıldeniz nispeten denetim altına alındı.
    3. Arap Yarımadası ve Habeşistan Osmanlı denetimine girdi.
     



Sayfayı Paylaş