Kamutanrıcılık (Panteizm)

Konusu 'Felsefe' forumundadır ve EjjeNNa tarafından 25 Eylül 2007 başlatılmıştır.

  1. EjjeNNa Administrator



    Doğayla tanrıyı özdeş kılan öğretilerin genel adı. İngiliz düşünürü Toland'ın 1705 yılında önerdiği pantheism terimi Türkçemize kamutanrıcılık ya da doğatanrıcılık, heptanrıcılık ve tümtanrıcılık sözcükleriyle çevrilmiştir. Bu anlayışta olan çeşitli öğretilerin ortak yanı, doğayla tanrıyı bir ve aynı şey sarmalandır. Ne var ki, çeşitli öğretiler bu sonuca çeşitli yollardan varırlar. Yolların başkalığı, anlayışlarda da temel ayrılıklar meydana getirmektedir.

    Kökü Platon'da bulunan İskenderiye kamutanrıcılığına göre gerçek olan tanrıdır ve her şey tanrıdan türemiştir, böyle olunca da maddesel evren tinsel bir tözden meydana gelmiş demektir. Bu anlayış da iki biçimdir: Evren, tanrısal belirmedir savını ileri süren görüşe türümcülük, evren tanrıda içkindir savını ileri süren görüşe içkinci kamutanrıcılık denir.

    Evrensel bir ruhun doğalaşarak oluşmakta bulunduğunu ileri süren Hegelcilik de bu kamptadır ve bu açıdan oluşça kamutanrıcılık adını alır. Bütün bunların karşısında kamutanrıcılığı maddeci bir anlayışla ileri süren öğretiler yer almaktadır. Doğalcı kamutanrıcılık ya da maddeci kamutanrıcılık adı altında toplanan bu öğretilere göre gerçek olan evrendir ve tanrı, evrendeki bütün varlıkların toplamıdır, böyle olunca da tanrı, maddesel bir tözden meydana gelmiş demektir. Kamutanrıcılık terimi, tanrıtanımazlık ve tanrıcılık terimlerine karşı anlamda kullanılır. Temelde, düşünsel kökleri antikçağ Yunan stoacılığındadır.

    Stoa kamutanrıcılığı, ileri sürdüğü evrenin ruhu anlayışıyla, giderek Hegelciliği ve Spinozacılığı doğurmuştur. Kamutanrıcılık, ilkin maddeci doğa anlayışını yansıtırken giderek idealist bir yapıya dönüşmüş ve uygunculuk anlayışını yansıtmaya başlamıştır. XIX. yüzyıla gelinceye kadar metafiziği fiziğe indirgeyen kamutanrıcılık, günümüzde fiziği metafiziğe indirgeme çabasındadır. Kimi incelemeciler kamutanrıcılığın kökenini Ksenophanes ve Parmenides'e kadar uzatırlar.

    Kamutanrıcılık, evrensel bir bircilik anlamında ele alınırsa bunun kökleri çok daha eskilere —örneğin Hint mitolojisine— kadar uzatılabilir. Bu anlamda evrenin logos'ca yönetildiğini ileri süren Herakleitos'tan İslam tasavvufuna kadar çok geniş bir alan kamutanrıcı sayılır. Özellikle İslam tasavvufunun vahdeti vücut (varlıkbirliği) anlayışı katıksız bir doğatanrıcılıktır.
     



Sayfayı Paylaş