Kalp Kapakçığı Sarkması Tedavisi

Konusu 'Sağlık-Genel' forumundadır ve elif tarafından 24 Haziran 2012 başlatılmıştır.

  1. elif Moderator


    Kalp Kapakçığı Sarkması Tedavisi
    kalp kapağında sarkma, kalp kapaklarında sarkma

    Mitral kapakta çökme veya sarkma dediğimiz durum, "Mitral kapak" denilen kapağın bir veya her iki yaprağının kapanırken bir bombeleşme-kubbeleşme göstermesidir. Buna "Mitral Kapak Prolapsusu" adı verilir. Sebebi kapak yapraklarının veya bu yaprakların düz durmasını sağlayan bağlantı yapılarının, bazı doğumsal veya sonradan oluşan doku hastalıkları nedeniyle zayıflamış olmasıdır. Benzer şekilde diğer kapakların da prolapsusu olabilir.

    Eski yıllarda, o zamanki kriterlere göre yapılan muayene ve EKO incelemelerinde çok sık olarak hatalı teşhis konulur ve toplumdaki sıklığı hakkında yüzde 30-40'lara varan rakamlardan, hatta her 3-4 kadından birinde rastlandığından bahsedilirdi. Yeni geliştirilen tanı kriterlerine göre ise toplumdaki sıklığı nispeten daha az olup, yüzde 3-5 arasında tespit edilmiştir.

    Mitral kapaktaki sarkma yani prolapsus dediğimiz durumun iki şekli vardır.

    Klasik tip: Bu olgularda kapakta sarkma yanında kalınlaşma, yapısal dejenerasyon ve geriye kan sızdırma durumu da vardır. Bunun derecesine bağlı olarak değişen çabuk yorulma, göğüs ağrısı, çarpıntı gibi belirtiler olabilir. Klasik tipteki bu olgularda geriye olan sızıntının ciddiyetine, kalbin kasılma gücüne ve varsa eşlik eden ritm bozukluklarının tipi ve derecesine göre değişen bir risk artışı söz konusudur.

    Tedavi, günlük yaşama yönelik kısıtlamalar ve ameliyat gibi seçenekler tamamen bu bozuklukların derecesine göre belirlenir. Kapağın durumuna göre birkaç aydan başlayan aralıklarla kontrol önerilmektedir.

    Önceleri, bu tipteki olguların diş çekimi veya benzer cerrahi girişim dönemlerinde, kalp iltihabı (endokardit) riskine karşı özel antibiyotik tedavilerini kullanmaları öneriliyordu. Yejni kılavuzlara göre ise buna gerek olmadığı anlaşılmıştır.

    Klasik olmayan tip: Bu olgularda ise kapakta kalınlaşma, bozulma ve kapaktan geriye kayda değer bir kan sızıntısı yoktur, durum sadece kapaktaki sarkmadan ibarettir ve tamamen zararsızdır.

    Bu tipteki prolapsus yani sarkma durumunu hastalıktan ziyade yapısal bir farklılık olarak algılamak daha doğru olur. Hastalık demiyoruz ama bu tipte kapağı olan insanların çarpıntı, batıcı tipte göğüs ağrısı, panik ve heyecan gibi durumlara diğerlerinden biraz daha yatkın oldularını biliyoruz. Kapağın bu durumunun zararsız olduğunu yukarıda belirtmiştim.

    Bu tipteki sarkmanın çalışmaya, basit sporlara, herhangi bir ameliyat olmaya, hamileliğe veya doğuma olumsuz bir etkisi bulunmamaktadır. Bunu, bu sık rastlanan teşhisin neden olduğu tedirginlikleri gidermek bakımından önemle vurgulamak isterim. Kapağın zorlanmaması bakımından, kişilere sadece zorlamalı egzersizlerden ve halter gibi ağırlık ve kuvvete dayalı sporlardan uzak durmaları önerilmektedir.

    Kapağında bu tipte sarkma bulunan kişilere, zararsız ama bazen ilerleyebilen bu durumları nedeniyle doktorun uygun gördüğü aralıklarla kontrolden geçmeleri önerilir. Takip aralığı bakımından 3-4 yıllık periyodlar uygundur.

    Yine bu tip olgularda da diş çekimi veya benzer cerrahi işlemlerde özel antibiyotik programlarına ihtiyaç bulunmamaktadır.

    Dr. Sinan Coşkun Turan
     



Sayfayı Paylaş