Kabir Azabı Hikayesi

Konusu 'Dini Sohbet' forumundadır ve CAN tarafından 7 Nisan 2014 başlatılmıştır.

  1. CAN Well-Known Member


    Kabir Azabı İle İlgili Dini Kıssalar Hikayeler

    Kabir Azabı

    Eski zamanlar da bir padişah vardır. Padişah ki zalimlerin zalimidir. Bu padişah gün gelir devran döner ve yaşlanır artık ölüm yakındır. Bu padişahın tek bir isteği tek bir vasiyeti vardır. Ve o da öldüğü zaman kabre konmamaktır. Bunun sebebi de yaptığı zulümler işlediği günahlardan ötürü kabir azabından korkmasıdır ve zaman gelir padişah vefat eder ve vasiyet ettiği üzere kabre konulmaz. Taput'a konur ve saraydaki bir odaya konulur.

    O günün akşamı sarayda öyle bir gürültü kopar ki tüm saray halkı irkilir kalkar bakarlar ki ses padişahın naaşının olduğu odadan gelmektedir. Odaya girerler taputu açarlar bakarlar ki padişahın kafası kocaman bir yılanın ağzındadır. Padişahın kafasını yılanın ağzından çıkarırlar ve taputu zincirlerle kilitleyip odayı terk ederler ve yine aynı seslerle irkilir saray halkı yine o odadan ve tekrar açıp bakarlar ki padişahın cesedi simsiyah kömür karası na bürünmüştür. Saray halkı şaşkın hemen bir alime başvururlar ve olup biteni anlatırlar. Alim onlara 'nerede ve ne şekilde olunursa olunsun kabir azabından kaçış olmayacığını padişahı mezara defnetmeleri gerektiğini söylemiştir. Saray halkı da padişahın vasiyetine rağmen daha rahat olabilmeleri için mezara defnetmişlerdir.

    ALLAH ü teala hepimizi kabir azabından korusun. Amin..
     



Sayfayı Paylaş