İyi Bir Markanın Özellikleri

Konusu 'Güncel Konular' forumundadır ve BaRıŞ tarafından 16 Haziran 2012 başlatılmıştır.

  1. BaRıŞ Well-Known Member


    Kaliteli Markaların Özellikleri
    iyi bir markanın özellikleri, iyi bir markanın özellikleri bölüm 2, iyi bir markanın özellikleri nasıl olmalıdır

    (Burada girişimci-üretici-satıcı-tüccar, kısaca ‘marka’ olarak adlandırılmıştır.)
    Kalkınma, sosyolojik olarak bir müteşebbis-girişimci/marka kitlesinin önderliğinde, piyasa ve rekabet aracılığı ile halkın yoksulluk sorununun çözülmesidir.

    İşletmeler bir toplumun kurumsal üyeleridir ve tüketiciler, işçiler, tedarikçiler, şirket ortakları, hissedarlar, yerel toplum, hükümet ve kamu otoritesi, işçi sendikaları, sivil toplum kuruluşları ve daha geniş anlamda toplumla ilişkileri söz konusu olduğu için çeşitli toplum kesimlerine karşı sorumlu davranmaları gerekmektedir.

    Yaklaşık 20 yıldır dinlediğimiz ve okuduğumuz pazarlama gurularının hemen hemen sözleşmiş gibi ifade etmeye çalıştıkları ortak paydaları: satış yapılan insanlara tüketicilere değer verilmesi, onlarla birebir uzun süreli iyi ilişkiler kurulması, kurulan ilişkilerin iyi sürdürülmesidir.

    Girişimci, üretici ve satıcı, işadamı ulusal geliri yaratan ve ulusal refahı artıran ekonomik faaliyetin merkezinde bulunmaktadır. Onlar helvayı yapan kahramanlardır. Onların katkıları olmadan serbest piyasa ekonomisi gelişmez, refah artmaz ve demokrasi olmaz. Burada Allah’ın Elçisinin; “Dürüst ve güvenilir tacir, peygamberler, sıddıklar, salihler ve şehitlerle beraberdir.”, “Bizi aldatan bizden değildir.”, “Ey Allah’ın kulları. Allah’ın emrettiği gibi kardeş olun.” ifadelerine yer vermenin faydalı olacağını düşünüyoruz.

    Markaların Dikkate Alması Gereken Genel Kurallar
    1. Markalar, alışverişte doğruluktan asla ayrılmamalı, tüketicilere doğru sözlü davranmalıdır.

    2. Markalar kolayca ulaşılabilir olmalı ve tüketicileri can kulağı ile dinlemelidir.

    3. Memnun tüketici, bilgilendirilmiş tüketicidir. Üretici ve satıcı, tüketicilerin doğru bilgilendirilmesine gayret göstermeli, eğitim projelerine katılmalıdır.

    4. Markalar alışveriş, borç ve alacak hususunda vefalı ve müsamahalı olmalıdır.

    5. Markalar kaliteli ve sağlıklı üretimde bulunmalı, tüketiciye söyledikleri özellikte ürünleri sunmalı, mal ve hizmetlerle ilgili doğru bilgi vermeli, hatalarını kabul etmeli ve verdikleri sözleri tutmalıdır.

    6. Markalar temiz ve helal kazanç peşinde olmalıdır. Mal ve hizmetlerle ilgili yanlış bilgiler verilerek tüketiciler kandırılmamalı, beyinleri sünger gibi çeken çocuklara gerçeklerden uzak bilgilerle sunum/reklam yaparak, çocukları sömürmemelidir.

    7. Markalar kendilerine nasıl davranılmasını istiyorlarsa, kendileri de başkalarına öyle davranmalıdır.

    8. Markalar tüketicileri iş ortakları olarak görmeli, tüketicilerin işlerini kendi işleri gibi bilmeli ve takip etmeli, ölçüyü tam ve doğru terazi ile tartmalıdır. Tüketicilerin malları eksik verilerek bozgunculuk yapılmamalıdır.

    9. Markalar tüketicileri ailesine yeni katılan bir üye-üyeler olarak görmelidir. Üretici ile tüketici kardeştir. Aralarındaki her türlü ilişki kardeşçe olmalıdır. David Ogilvy’e göre, “Tüketici moron (aklı kıt kişi, ahmak) değil, karınızdır.” Bir evde gerçek patron evin hanımıdır, bir ekonomide gerçek patron ise tüketicidir.

    10. Markalar oluşan tüketici sorunlarını devletin müdahalesine gerek kalmadan hızlı, ucuz, adaletli ve gönüllü olarak hemen çözmelidir. Çünkü bozuk malları üretenler ve satanlar hemen düzeltmelidir. Tüketiciler, paralarıyla işkence satın almamalıdır.

    11. Markalar kaliteyi getireceği için rekabeti-yarışmayı teşvik etmelidir. Çünkü rekabetten daha faydalı bir eğitim yoktur.

    12. Markalar insanların mal ya da hizmetlerine sahip olmaktan dolayı şikayet etmelerini değil övünmelerini istemeli, tüketicinin sadakatini kazanmak için daha güçlü bir hizmet teklif etmenin yollarını bulmalıdır. Tüketici ile kurulan diyalog veriyi, veri bilgiyi, bilgi de tüketici sadakatini oluşturacaktır.

    13. Markalar, memnun edilmiş tüketicinin en iyi elçi olduğunu, hem en iyi reklam ve tanıtıcı, hem de düzenli ve sadık müşteri olduğunu unutmamalıdır. İyi bir hizmet veriyor olmak yeterli değildir, tüketicilerin iyi bir hizmet aldığı olgusunu algılaması gerekmektedir. Çünkü tüketicisini en iyi tanıyan, en iyi hizmeti verecek ve en yüksek kârı sağlayacaktır.

    14. Markalar, tüketicilerle uzun yıllara dayanan bir ilişki oluşturmalıdır. Tüketicilerin değişen ihtiyaçları için her gün yeniden çözümler üretmelidir. Kardeşe karşı ne kadar hassas davranılıyorsa, tüketiciye de aynı hassasiyet gösterilmelidir.

    15. Markalar, sadece para kazanmayı değil tüketicilere hizmet etmeyi amaçlamalıdır. Çünkü tüketici memnuniyeti esastır. İşadamının toplumsal sorumluluğu bunu gerektirir.

    16. Markalar, tüketicilerin piyasayı daha iyi anlamalarına ve böylece ekonomik rollerini ve sorumluluklarını daha etkili bir şekilde yerine getirmelerine yardımcı olmalıdır.

    17. Markalar, tüketicilere sunduğu hizmetler ve sattığı ürünlerle birlikte devlet adına tüketicilerden tahsil ettiği vergileri, zamanında düzenli olarak devlete ödemelidir. Tüketicinin ödediği vergileri devlete ödemeyerek, kendi cebine atmaya kalkmamalıdır.

    18. Markalar için en büyük itibar, en büyük kredi dürüstlüktür. Robert Bosch, bunu şöyle ifade etmektedir: “İnsanların güvenini kaybetmektense, para kaybetmeyi tercih ederim.”

    19. Markalar, fason üretim yaptırdıkları kuruluşlarda kalitenin yanında insan hakları kurallarına uyulmasını şart koşmalıdır. Çünkü insan haklarının hepsi birer tüketici haklarıdır.

    20. Amerika’da iş ahlakı konusunda benimsenmiş ilk görüş şudur: “Bir firmanın en büyük patronu tüketicidir. O, bir firmanın mal veya hizmetine itibar ederse ve bunu sürdürürse, firma âbâd (zengin) olur. Aksi durumda firma varlığını koruyamaz ve çalışanlarına yol verir. Burada, çalışanı esas kovan ise tüketicidir.”

    21. Markalar, içlerindeki veya sektörlerindeki tüketicileri yanıltarak iyi niyetlerini kullanarak kazıklayan kötü niyetli kişi ve kuruluşları (çürük elmaları) ortaya çıkararak adalete teslim etmeli ve kendi bahçesini sürekli temiz tutmaya özen göstermeli, kötüler iyilerin yanına bile gelecek cesareti kendilerinde bulamaz olmalıdır.

    22. Markalar, tüketici sorunlarının “hızlı-adil-ucuz-basit-gayrıresmi-gönüllü-kolay” olarak çözülmesi projelerini teşvik etmelidir. Ortaya konulan AKILLI TÜKETİM Online Tüketici Ombudsmanlığı (Ahilik ve Arbitrasyon) Sistemine üye olmalı ve tüketici broşürlerinde bu üyeliği ilan etmelidir.
    Kaliteli Markaların Özelliklerini okuduk. Katılıyoruz.
     



Sayfayı Paylaş