İstiklal Marşı'nın Ritim Özellikleri

Konusu 'Şiir Bölümü' forumundadır ve EmRe tarafından 13 Kasım 2010 başlatılmıştır.

  1. EmRe Well-Known Member


    İstiklal Marşı'nın Ritim Özellikleri
    bestekarın bu anlatışından, eseri önce sözsüz olarak bestelediği ve daha sonra mehmet akifin şiirini besteye giydirdiği anlaşılmaktadır. bu sebepten meydana gelen prozodi hataları, eser hakkında sonradan yapılan tenkitlerin başlıcası olmuştur. bestekar yukarıdaki beyanatının bir yerinde her ne kadar, "bu müziği milli marş olarak takdime karar verdim" diyorsa da, eserdeki ses sahasını halk tabakasını nazara almadan kullanması bestenin milli marş olarak bestelenmediğini meydana çıkarmaktadır. marştaki bu teknik hatalardan başka ses ritminden ağır çalınıp söylenmesinde bestekarın kusuru başta gelmektedir. besteci bu durumu şöyle anlatmıştır:

    ben İstiklal marşını bestelerken kulaklarımda İzmire koşan atlıların dörtnal sesleri vardı. eserin başında metronomu (1 dörtlük=80) olan bir eser hiçbir vakit cenaze marşına benzemez.

    plaklardaki ağır tempolu çalınışı ise; "sahibinin sesi" stüdyosunda orkestra ile plağa çaldığımız zaman teknisyenler, bunun çok süratlı bir marş olduğunu ve dolayısıyla plağın ancak yarısını doldurduğunu söylediler. bu sebeple plağın aynı yüzüne bir marş daha çalmamızı rica ettiler. ben böyle bir teklifi kabul edemezdim. o anda aklıma bir şey geldi: "marşı biraz ağır çalalım, böylece plak dolar. sonra çalınırken gramafon biraz hızlıya ayarlanır, olur biter" dedim.turkeyarena.net bu fikir pek münasip görüldü ve dediğim gibi yapıldı. fakat bilahere böyle bir fikir vermekle hata ettiğimizi anladım. çünkü marş çalınırken gramafonun hızlıya ayarlanması icap ettiğini kim bilebilirdi?

    görüldüğü gibi tam bir alaturka davranışla İstiklal marşımızın en can alacak noktası; ritmi, ölü doğrulmuştu.

    plak yayıldıktan sonra ağır ritm de hafızalara yerleşti ve besteci ölümüne kadar bu ağır ritmi yürüğe götürmeye uğraştı durdu.

    ayrıca, marşın türk temlerini ifade etmediği ve hatta karmen silva isimli bir operetten alındığı da iddia edilmiştir.

    daha sonra marşın değiştirilmesi tezi ortaya atılarak yetkili yetkisiz türlü şahıslar tarafından türlü fikirler ileri sürülmüşse de değiştirilmesi fikri tutmamıştır.

    bu konudaki makul olan umumi kanaat; her ne kadar yeniden daha iyisini yapmak imkansız değilse de eskisinin artık tarih olmuşluğu hakikatı nazara alınarak, bunun üzerinde gerekli rötuşlarla mevcudu onarmaktır.
     



Sayfayı Paylaş